Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

İkiyüzlülük mü acizlik mi?

Ukraynalılar haftalardır Rusların Ukrayna savaşında kullandığı İran insansız hava araçlarının (İHA) tehlikesinden şikâyet edip uyarılarda bulunurken, özellikle ABD yönetimi, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun petrol üretimini azaltma kararından bahsetmeyi ve Suudi Arabistan'ı mantıksız bir şekilde eleştirmeyi tercih ediyor.
Avrupalılar da bunun farkındalar. Hatta geçen ay New York'ta bunun tartışması oldu ve onlara açıkça şöyle söylendi: "Şimdi Rusya'ya verilen İran İHA’ları ile ilgileniyorsunuz. Halbuki biz yıllardır onların bizim için yarattığı tehlikeler konusunda sizi ikna etmeye çalışıyoruz...Avrupa diğer ülkelerden daha mı önemli?"
Tüm bunlara rağmen ABD yönetimi ve Avrupalılar, yayılan İran terörizmine son vermek için harekete geçmediler. Bir hafta öncesine kadar, Batı ve mollaları ciddi bir sıkıntıya sokan İran'daki barışçıl protestolar yüzünden girdikleri çıkmaza kadar, İranlılarla iletişim kurmak için daha iyi alternatiflerin nasıl bulunabileceğine ilişkin konuşmalara dalmış durumdalardı.
Geçtiğimiz pazartesi Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihaylo Podolyak, Rusya'nın İran yapımı Şahit-136 kamikaze droneları ile Ukrayna şehirlerine saldırmasının ardından İran'ın ‘Ukraynalıları öldürme suçlarından’ sorumlu olduğunu söyledi.
Podolyak, Twitter hesabından tam isabet ve çarpıcı bir açıklama yaparak “İran, Ukraynalıların öldürülmesinden sorumludur. Kendi halkına baskı uygulayan bir ülke şimdi Avrupa'nın göbeğinde çok sayıda insanı öldürmek için ölümcül silahlar tedarik ediyor” ifadelerini kullandı. Daha sonra -ki burası önemli hatta en önemli yer- “Bunlar, tamamlanmamış işlerin ve otoriter bir rejime verilen tavizlerin sonuçlarıdır. Bu, yaptırımların yeterli olmadığı bir durumdur.”  Bu yüzde yüz doğru. Tüm kanıtlar bunu destekliyor.
Özellikle tüm akılsızlığıyla İran rejimini ehlileştirmeye çalışan Eski ABD Başkanı Obama'dan bu yana ABD'nin hoşgörüsü ve Avrupa'nın müsamahası olmasaydı, İran'ın dört Arap başkentine karışması şöyle dursun, Avrupa'ya karışması söz konusu bile olamazdı.
Obama’nın politikalarının akılsızlık olduğunu söylüyorum. Çünkü bizzat kendisi birkaç gün önce bir ‘podcast’ röportajında, 2009 yılında İran’daki Yeşil Devrimi desteklemek yerine İran teröristlerine ‘el uzatma’ politikası izlemesinin hata olduğunu itiraf etti.
Yönetimi, sözde Arap Baharı sırasında merhum Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e “Ayrıl. Şimdi şimdi demektir” diyen Obama’nın kendi partisi ve şu anki yönetimde olan eski yönetim üyeleri, bir hafta öncesine kadar bile molla rejimini ehlileştirmeye çalışıyorlardı. Ta ki İran halkının protestoları onları sıkıntıya sokana kadar… Obama şimdi rüzgârı arkasına almak ve ara seçimlerde Demokratlara destek sağlamak için bu açıklamayı yapıyor.
ABD’deki durum mevcut yönetimle sınırlı kalsa iyi. 2001 yılından beri bölgemiz hakkında tek bir haber okuduğundan şüphe ettiğim Bernie Sanders gibi zamanın dışında yaşayan isimlere kadar uzanıyor.
Birkaç hafta öncesine kadar İran pazarlarına girmek ve oradan enerji elde etmek için harekete geçen Avrupa da OPEC Plus kararını seçim kazanımları için kullanmaya çalışan Biden yönetimi gibi insan haklarını umursamıyordu.
İçinde bulunduğumuz durumun özeti, Podolyak’ın söylediği gibi: “Bunlar, tamamlanmamış işlerin ve otoriter bir rejime verilen tavizlerin sonuçlarıdır.” ABD yönetimi ve Batı bunu anlıyor mu? Yoksa bunu yapmaktan acizler mi? Ya da ikiyüzlüler mi?