Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

Rusya’nın başı dertte

Rus paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeniy Prigojin'in Rusya Savunma Bakanlığı'na ve onun askeri yapılanmasına karşı silahlı isyanı ile Moskova'ya zorla girme girişiminden sonra artık net olan, Rusya’nın hem düşmanları hem de müttefikleri için bir sorun haline geldiğidir.

Wagner lideri Yevgeniy Prigojin'in yaptıkları, Rusya iç cephesi açısından Devlet Başkanı Putin'in sağlam bir zeminde durmadığını gösterdi. Aksi halde Yevgeniy Prigojin, Rus istihbaratının bilgisi olmadan nasıl organize ve planlı bir isyana öncülük edebilirdi ki?

Wagner komutanı, Rus düzenli kuvvetlerinin askeri direnişi olmadan ve Rus ordusunun Rostov'daki karargahına girmeden, savaşçılarını başkent Moskova'dan yaklaşık 190 km bir mesafeye ulaşmaya yönlendirmeyi nasıl başardı?

Rusya Devlet Başkanı Putin (yaşananlar için sert bir karşılık sözü verdikten sonra), Wagner kuvvetlerinin başkente doğru ilerleyişini durdurmak amacıyla Prigojin ile arabuluculuk yapması için Belarus Devlet Başkanı'ndan yardım istemeye nasıl zorlandı?

Putin aynı gün televizyonda ‘silahlı isyanı örgütleyenlere, çatışmada yoldaşlarına karşı silaha sarılanlara ve Rusya'ya ihanet edenlere sert bir yanıt’ verileceğini söyledikten sonra nasıl oldu da Belarus Devlet Başkanı'ndan yardım istedi? Oysa o yaşananları ‘ihanet’ olarak nitelendirmişti.

Bütün bunlar bize Rusya'nın artık müttefikleri ve rakipleri için bir sorun haline geldiğini söylüyor. Bugün Avrupa'da ve ABD'de Ukrayna'daki savaşın arabuluculuk dahi olsa herhangi bir yolla sona erdirilmesi çağrısında bulunanların sesi kısılmış durumda. Çünkü Rusya'nın iç kırılmasının özellikleri ortada.

Bugün Ukrayna güçlerine desteğin sürdürülmesi gerektiğini talep edenlerin sesi yükselecek. Çünkü savaşın yanlış sonuçları Rusya içinde, askeri yapılanmada, seçkinler arasında ve Başkan Putin'in askeri yapılanmaya paralel hale getirdiği milis saflarında netleşmeye başladı.

Rusya’da yaşananlar, tüm devletler için bir derstir. Çünkü devlet, o devleti savunmak için düzenli kuvvetler yerine paralı askerlere veya hapishane kaçkınlarından oluşan milislere asla güvenemez.

Bugün Putin'in düşmanları, ABD, Avrupa ve tabii ki NATO, Rusya'da gerçek bir kaos korkusuyla liderliği sarsılan Putin'le başa çıkma ikileminde buluyorlar. Zira Rusya’da yaşanan süreç, nükleer silahların çetelerin veya pervasız bir adamın eline geçmesine ve tüm dünyayı tehlikeye atmasına neden olabilir.

Moskova'nın Tahran ve Şam'daki müttefiklerine gelince; onların da, aynı şekilde Sudan'da ve başka yerlerde Wagner’den yardım isteyenlerin de başı dertte. Onların sorunları, Moskova'yı kuşatma girişiminin olduğu gün, televizyonda yaptığı konuşmanın ardından ortadan kaybolan Putin ile ittifaka nasıl güvenecekleridir. Putin Rusya'sını kim bilir nasıl bir gelecek bekliyor?!

Bugün kesin olan şey şu ki, Putin birkaç cephede olağandışı savaşlar veriyor. İç safları birleştirme ve solmuş olan güçlü imajını geri getirme savaşının yanı sıra Ukrayna'daki savaş ile Avrupalılar ve ABD’lilerle savaşı devam ediyor. Ve bu cepheler arasında kolay bir seçim yok. Tüm bunlar Putin'in düşmanları kadar müttefikleri için de bir sorun teşkil ediyor. Müttefikleri, güçlü Putin'in devamından şüphe ederken rakipleri, nükleer bir felakete veya Ukrayna'da hesaplanmamış Rus şiddetine yol açabilecek zayıf Putin'den korkuyor.

İşte böylece Rusya herkes için bir sorun haline geldi.