ABD, 1978 yılında yayın hukuku kanunu 20 yıl süreliğine uzattı.
Şu an bu süre sona erdi. Artık bireyler ya da kuruluşlar, herhangi bir kitabı, yani geliri tam olarak mirasçılara giden binlerce meşhur eseri basıp dağıtabilecek.
Yeni kanundan ya da eski kanunun iptal edilmesinden etkilenecek bir Arap ismi var: Cibran Halil Cibran.
“New Yorker”; Shakespeare ve Çinli filozof Lao Tzu’den sonra Cibran’ın “Nebi” adlı kitabının en çok satılan eser olduğunu söylüyor.
1923 yılında yayınlandığından bu yana eserin sadece Amerikan baskısı, 10 milyon nüsha sattı. Bilindiği üzere eser, 40 farklı dile çevrildi.
Defnedildiği ve müzesi bulunduğu memleketi Beşerri’de Cibran’ın mirasıyla ilgili özel bir komisyon kuruldu.
Müze, Cibran’a ve Cibran’ın ülkesine bıraktığı servete yakışmayan yüz kızartıcı bir şeydir.
Komisyonun 1930’larda inşa edilen müzenin dışında sadece yeniden bir müze inşa etmesi gerekmiyordu.
Aksine komisyonun Beyrut’un merkezinde de önemli bir müze inşa etmesi gerekiyordu.
Yurtiçinde ve yurtdışında Cibran’ın ismini ve ününü taşıyan Lübnanlıların sayısı ne kadar?
Satışlardan elde edilen servetin sadece kendi kasabasına gitmesi yerine Cibran’ın Lübnan’daki imajını güzelleştirmek için kullanılması daha iyiydi.
Dünya, Cibran’ın Lübnanlı olduğunu biliyor.
Cibran’ın memleketi Beşerri ise Balzac, Necib Mahfuz ve Yusuf İdris’in memleketleri gibi küçük bir detaydır.
Ünlü kişiler, köylerinin ya da mahallelerinin değil ülkelerinin isimlerini yüceltirler.
Lübnan Kültür Bakanlığı, savaşta yıkılan Milli Kütüphane’yi yeniden restore etti.
Bakan Gattas Huri, kütüphanede bir dizi konferansın yapıldığını açıkladı.
Her şeyden önce Beyrut’a en az iki saat uzaklıkta olan Beşerri’deki müzenin aksine Cibran’ın eserlerinin ilk baskılarının ve harika tablolarının bulunduğu özel sembolik bir bölüme davet edeceğim.
Geriye bir tek şey kalıyor.
Ben, hakların sonsuza dek korunması taraftarıyım.
İster birey isterse kuruluş ya da hayır derneği olsun hakların mirasçılara kalması taraftarıyım.
Bu hak, yazarın ya da şairin kendi ailesine bıraktığı bir servettir. Tabi yazarın bunun dışında bulunduğu vasiyet hariç. Hiç kimse, dünya çevresinde milyarlarca servetin hacmini bilmiyor.
Tolstoy, Puşkin ve Gorki’nin Rusya’nın servetinin bir parçası olduğu konusunda herhangi bir şüphe var mı?
İçinde bulunduğu durum yetmezmiş gibi Arap edebiyatçı, ülkesinde hırsızlığa, sahtekârlığa ve gaspa maruz kalıyor.
Tercüme edilen edebiyatçılarımız, şu ana kadar uluslararası kanunlarla korunmaktaydı.
İşte şu an bu, iptal edilmeye başlandı.
TT
Telif haklarının talanı...
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة