Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Hasan Nasrallah’a dua edin!

Arap siyaset sahnesinde büyük Arap Şairi Mütenebbi’nin “Fakat ağlar gibi güldü” kriterine uyan söylemler ve yorumlar mevcut.
Son zamanlarda Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Sarı Parti kampına eğilim gösteren Al-Mayadeen kanalına bir röportaj verdi. Nasrallah, Hizbullah’ı tüm Müslümanların “emiri” Ali Hamaney’in ve hakkın vekili olduğunu belirterek yerel, bölgesel ve küresel meseleleri değerlendirdi.
Nasrallah, Velayet-i Fakih Humeyni’nin fincanında erimiş milis savaşçılara, füzelerine, silahlarına ve savaş naralarına (Zillet bizden uzaktır) dayanarak yaptığı bu açıklamalarında konuşma becerisini, vücut dilini ve ses tonunu kullandı. Amaç, Hizbullah’ın tutumunu yaymak, açıklamak ve desteklemekti. Aslında bu, Lübnan’ın başarısızlığındaki temel neden olup ülkeye zarar getirdi. Beyrut Zirvesi’ne katılmayan Arap liderler hakkında konuşan Bakan Cibran Basil, bölgedeki Arap ülkelerini öfkelendirdi. Avn yanlısı Basil, Başbakan hakkında yalanlar uydurdu. Dışişleri Bakanı olarak değil de Cumhurbaşkanı sıfatıyla konuştu. Esed rejimiyle hızla normalleşme konusunda insanlara nasihatte bulundu. Yine Bakan Basil, Lübnan’ın tam bağımsızlığından bahsetti.
Hasan Nasrallah’ın Basil gibi makam yetkisiyle değil de silah otoritesiyle nasihat veren konuşmasına geri dönelim.
Nasrallah, Al-Mayadeen kanalına verdiği röportajda hükümet kriziyle ilgili olarak şunları söyledi:
 “Hükümet kurulmalı. Başka bir seçenek yok. İyimser ya da karamsar olmayayım ama bu yönde gece gündüz ciddi çabalar yürütülüyor.”
Yani geçen mayıs ayındaki milletvekili seçimlerinden bu yana Lübnan içerisinde güçlü olmasından dolayı Hizbullah tarafından hükümetinin kurulmasını sekteye uğratan uyku, inatçılık, engelleme ya da dış hesaplar yoktu. Öyle mi! Çünkü genelde güçlü taraf, zayıf tarafı azarlar. Mısırlı sanatçı Hasan Hüsnü’nün dediği gibi maazallah, bunların hiçbiri olmadı.
Sarı Parti’nin lideri açıklamasında “Bakanlar ve bakanlıkların dağılımıyla ilgili halen iki sorun mevcut. Bu iki sorun şu an devam ediyor. Fakat geçmiş günlerde, dün gece ve bugün sıra dışı çabalara şahit olduk” dedi.
Güzel; peki çözüm?
Hasan Nasrallah, bu soruya “Sonuca ulaşır mıyız yoksa ulaşamaz mıyız? Bunun için duaya ihtiyacımız var” yanıtını verdi.
Öyleyse Ey yurt içindeki ve yurt dışındaki Lübnan halkı! Fazlaca dua edin. Fakat Hasan Nasrallah bize duanın içeriğinden bahsetmedi. Lübnan’ın savaşlardan, fitnelerden, yoksulluktan, işsizlikten, iç çatışmalardan ve etnik gerilimden korunması için mi dua edilecek?
Dua, güzel bir şey… Ancak duanın içeriği daha güzel.