Filistin heyeti, Rusya’ya diyalog çağrısında bulunmak için Moskova’ya gittiğinde sıcaklık sıfırın altındaydı.
Filistinlilerin tümü Moskova’yı seviyor, iklimsel buzlarını, başka bir yerde bulamayacakları siyasi bir sıcaklık olarak görüyor. Bu yüzden başkasına yasak olan durumlarda bile Moskova’dan ne gelirse gelsin memnuniyetle karşılanıyor ve tartışmasız kabul ediliyor.
Örnek vermek gerekirse…
Kendi elçileri ile Hamas elçileri arasındaki diyaloga ev sahipliği yapan enstitüden doktora diploması alan Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Netanyahu ile görüşmeye dair tüm önerilere karşı çıkmıştı. Ancak görüşme Başkan Putin’in daveti ve gözetiminde, Moskova’da düzenlenecekse bu öneriyi memnuniyetle kabul ediyor.
Aynı şekilde Filistinlilere bölünmenin iki tarafı arasında diyalogun başlaması için de pek çok taraftan öneriler sunuldu. Ancak Mahmud Abbas, Hamas’ın Gazze’de tam yetki devrini kabul etmediği sürece adamlarına diyalogdan uzak durmalarını emretti. Ne zaman ki Moskova’dan davet geldi, bölünmenin tarafları davete icabet etmek için seğirtti. İyi de niçin?
Abbas açısından bakalım…
Kendisi, Moskova ile kişisel tarihî ilişkilerinin yanı sıra büyük müttefikini de kızdırmama derdinde. Öyle ya Filistinlilere yönelik baskılarından vazgeçmeyen ve Yüzyılın Anlaşması’na itiraz etme veya uygulanmasına engel olma gücünü kaybetsinler diye onların soluk borularını tıkayan Trump zamanında bu müttefikin desteğine olan ihtiyaç daha da arttı. Üstelik Filistin ve Rusya tarafı, Filistin davasının yararına görmedikleri bir uluslararası seferberliğin olduğunu düşündükleri Varşova’ya gitmemek için iş birliği yaptı. Öyleyse Moskova’ya gitmenin amacı müttefiki razı ederek ilişkileri güçlendirmektir. Moskova’da Kahire’dekine benzer bir barış olacaktır.
Şimdi de Hamas açısından bakalım…
Hamas da kendisine ve Gazze’deki yönetimine yönelik boğucu kuşatma sebebiyle Moskova’yı ziyaret etmeye en çok ihtiyaç duyan unsurlardan. Moskova, İslamcı hareketi iç ve dış dar boğazlardan kurtaracak stratejik avantajlar ile nitelendirilen ateşkes anlaşmasının başarısızlığa uğramasından sonra uzun süredir aranan değerli ve nadir bir can simidi gibi duruyor. Hamas, Moskova’yı Gazze yönetiminde gölgesine sığındıkları mevcut durumun meşruiyetini tanıyanlar listesine dahil etmek istiyor. Doğrudur… Hamas, Moskova’ya barış kapısından girdi ancak oraya gidişi ve belki de sonraki düzenlemeler üzere yapılacak anlaşmayı gerçekleşmesi muhtemel bir başarı olarak görüyor.
Moskova’nın bölünmeyi sonlandırma isteğini pekiştirmek adına iki tarafın da kullanmak için yarıştığı kadim ifadelerle dolu duyurusu yayımlandı.
Elbette barış konusunda güçlü bir başkaldırı için sınırlı da olsa bir itirazın gerçekleşmesi muhtemel değildi. Moskova görüşmesi öncesinde ve hatta esnasında iki taraf arasındaki söz dalaşı, son dönemlerde belden aşağı vurma şeklini alan anlaşmazlık konularının ikiye katlamasının ardından şiddetini artırdı. Ramallah tarafından geri adım atılmayan mali önlemlerin iki katına çıkacağına dair tehdidin devam etmesinin yanı sıra Hamas’ın siyasi ve manevi anlamda dayanmış olduğu ve iktidar hakkı için önemli ve nitelikli dayanaklardan biri olan Yasama Meclisi’nin feshedilmesi hikayesi de geldi. Aynı şekilde genel seçimlerin tarihi, altı aydan daha kısa bir süre içerisinde olacak şekilde belirlendi. Hamas bunu tek taraflı bir karar olarak yorumlayarak itiraz etti.
Bölünmenin tarafları ne zaman dar boğaza girdiklerini hissetse dile sığınıyor. Bununla birlikte bu topraklar üzerindeki gerçeklik, açıklamalara ve buluşmalara rağmen bölünmenin gerçekten ayrılık yolunda ilerlediğine işaret ediyor.
Bugünlerde barış sahnesinin tepesine kurulan Moskova ise barış hikâyesi sıfırın altında kalsa da Filistinli arkadaşlara karşı yapması gerekeni ve yatırımını yaptı.
TT
Sıfırın altında barış
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة