BBC kanalı, İngiltere merkezli Daily Telegraph gazetesinden aktardığı bir raporda Mısır anayasa değişikliği referandumunun “kurmaca” bir referandum olduğunu söyledi. Raporda Uluslararası Af Örgütü’nün de Mısır referandumunu kurmaca olarak tanımladığı belirtildi.
BBC ve Daily Telegraph, neye dayanarak bu hükme ve sonuca vardı? BBC ve Daily Telegraph, anayasa değişikliği için kullanılan yüzde 88 “Evet” oyunun bir iddia ve referandumun bir kurmaca olduğunu nereden çıkardı?
Daily Telegraph, dayanağının Uluslararası Af Örgütü’nün raporu olduğunu söylüyor. Af Örgütü, referandumun kurmaca olduğunu nasıl öğrendi ve bu karara nasıl vardı? Af Örgütü, referanduma “Hayır” diyen propaganda ve reklamların olmadığını ve “Hayır” konusunda açık bir tartışmanın yapılmadığını ifade ediyor.
Mısır parlamentosunda “Hayır” diyen milletvekillerine ve Mısır TV kanallarında anayasa değişikliğine karşı çıkan görüşlere şahit olduğumuz noktasında Uluslararası Af Örgütü’nü, Daily Telegraph’ı ve BBC’yi ikna etmeye çalışmak zaman kaybıdır. Hatta anayasa değişikliğini savunanların, anayasa değişikliğine karşı çıkanların hakkını savunduklarını gördük. Anayasa değişikliğine karşı çıkanlar, Mısır’da anayasa kapsamında çalışıp kendilerine saldırıyı reddetti ve demokratik çalışmanın temel bir ilkesi olarak görüş farklılığına çağrıda bulundu.
Mısır’daki durumları gözlemlediğimizden ve Mısır’ın güvenliğinin tüm Arap ülkelerinin güvenliğine yansıyacağından dolayı bu gerçekleri takip ettik. Fakat referandumun kurmaca olduğuna karar veren Af Ögütü, Daily Telegraph ve BBC, gerçekleri öğrenmeye önem vermiyor. Çünkü söz konusu yumuşak güçler, Mısır’ın ya da yıkılıp bölünmesi istenen herhangi bir Arap devletinin istikrarından yararlanmayan bir ajandaya ve bir projeye sahip.
Bu yazıda amacımız, dikkatleri şu noktaya çekmektir: Arap devletlerinin istikrarsızlığına çalışan yumuşak güçler, şu ana kadar hatta Arap Baharı’nın ilk dalgası sona erip ikinci dalgaya hazırlanmasından sonra bile tam güç çalışmaya devam ediyor.
BBC’nin Uluslararası Af Örgütü’nden naklen yayınladığı terimler, sanki gerçeğe dönüşmesi için Daily Telegraph gazetesi baskı yapıyor ve BBC Arapça kanalı da bu terimleri yayınlıyor.
Uluslararası TV kanallarının, gazetelerin ve örgütlerin Ortadoğu’yla ilgili oynadıkları rolü bilmek ve bu bilinci yaymak; benimsenen çarpıtma, yalan, uydurma, terimler üzerinde oynama, tarafgirlik, yayın yasağı gibi gayri meşru ve mesleğe uymayan ahlak dışı şeyleri etkisiz hale getirecektir.
Arap halkları, tahribat yıllarında daha bilinçli hale gelmesine ve kendilerine yönelik saldırıların hacmini bilmesine rağmen bu araç-gereçlerin tehlikesini ve çalışmalarını hatırlatmak ve söz konusu tehlikeye dikkat çekmek gerekiyor. Her şeyden önemlisi de ileriye doğru hareket etmeye çağrı yapılmalıdır.
Yerel düzlemde bu araç-gereçlerle yüzleşmek ve etkisini bertaraf etmek için onların çalışma mekanizmalarını ve yöntemlerini bilmeliyiz. Mısır bunu başardı. Şöyle ki Mısır, söz konusu medyanın yayınladığı subliminal mesajlara karşılık vermedi. Fakat sadece Mısır’da değil, aksine şu ana kadar bu projeye karşı koyan 4 koalisyon ülkesinde de mesajlarımızın uluslararası topluma ulaşması önem arz etmektedir. Sadece kendimize hitap etmekle yetinmeyip söz konusu medyaya sızmaya çalışmalıyız. Bu araç-gereçlerin toplumumuz üzerindeki etkisini bertaraf etsek bile, kendi yurdunda onlara hitap edecek yumuşak güçlerimizi kurmak konusunda başarısız kaldık. Bu fırsat halen mevcut. Fakat biz, planlama ve hazırlık konusunda ihmalkârlık yapıyoruz.
TT
Mısır referandumu ve dış ajandalar
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة