İmil Emin
Mısırlı yazar
TT

Suudi Arabistan ve Avusturya: Diyalog, dayanışma ve sorumluluk

Suudi Arabistan, dünyanın durumunun ve acılarının, yüzeyde ve derinlerde faaliyet gösteren etnik çatışmaların, radikal hareketlerin yeniden uyanışının açık bir şekilde farkında ve bilincindedir. Bu nedenle; yer kürenin her yerinde  diyalog ruhunu güçlendirmek ve dayanışma formlarını derinleştirmek için çaba harcıyor.
Suudi Arabistan’ın “2030 Vizyonu” çerçevesinde son yıllarda oynadığı rol; hoşgörüyü pekiştiren, diyalog için aydınlık ve seviyeli kanallar açmaktadır. Avusturya gibi diyalog ve uluslararası barışı yaymada tarihsel bir işleve sahip ülkeler başta olmak üzere dünyanın memnuniyetle karşıladığı ve destek verdiği yaratıcı ve ahlaki bir sorumluluğu yerine getirmektedir. Bu bağlamda; Uluslararası Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Kültürler ve Dinler Arası Diyalog Merkezi (KAICIID), Avrupa ve dünyada aydınlık diyalog noktalarından biri sayılmaktadır.
Avrupa’ya gelince, gerçek şu ki günümüzde korkunç bir şekilde gelişmekte olan milliyetçilik ve ırkçılık hayaletlerini kovması için Avrupa’nın çok daha fazla çabaya ihtiyacı var. Aynı şekilde coğrafya olarak yakın olan Arap dünyasının da  radikalliğin getirdiği zorluklarla yüzleşmeye ihtiyacı vardır. Bu iki taraf arasında ortak bir noktada buluşma fikrini yaymak KAICIID’in en temel amacını oluşturmaktadır.
Bilindiği gibi insanlar tanımadıklarına karşı düşman olurlar. Diyalog ve komşuluk ise; üzerinde sevginin doğduğu köprüler kurarlar. İnsanlığa; dünyayı etnik kökenlere göre bölen, daha fazla düşmanlık ve nefrete yol açan üstünlük düşüncesi olmadan,  ayrımcılık yapmadan veya dışlamadan vicdan, inanç ve akıl düzeyinde ortak yaşam için yeni yollar gösterir.
Birkaç gün önce KAICIID, Arap dünyasında çeşitli dini liderler ve kurumlar arasında diyalog ve işbirliği platformu ile birlikte bir danışma toplantısı düzenledi. Bu toplantıya Avusturya Dışişleri Bakanı Karin Kneissl de katıldı. Yine farklı din mensupları ile deneyim ve tecrübeleri, ortak vatandaşlık şemsiyesi altında birlikte yaşamayı güçlenlendirmek, çeşitliliğe saygı, farklılıkları kabul etmek konusunda karşılaştıkları zorlukları incelemek için yapılması kararlaştırılan toplantı dizisi kapsamında Irak’tan da diyalog konusunda dini ve entelektüel bir grup aktivist de katıldı.
Irak’ın yaklaşık 10 buçuk yıldan fazla süredir, içinde bulunduğu bölünme, mezhepçilik ve mezhepçiliğe dayanan kotacılık sorunundan kurtarılmaya ihtiyacı olduğu hiçbir gözlemci için sır değildir. Bu nedenle Irak’ın seçilmesinin, Suudi Arabistan’ın farkındalığının derinliğini ve dünya ile bölgenin görünüşünü değiştirmek, savaş ve çatışma yerine ortak yaşamı getirmek ve bölünmeleri sona erdirmek için sahip olduğu medeniyet araçlarını vurgulayan anlamları vardır. İşte KAICIID ve onun bünyesinde faaliyet gösteren Arap platformunun dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü çeşitli programları ve projeleri ile oynadığı rol budur.
Gerçek şu ki; KAICIID dünyadaki ılımlı, hoşgörülü ve barış yanlısı güçlere yardım eli uzatan Suudi Arabistan diplomasisinin büyük ve özel bir başarısıdır. Çünkü Hıristiyan Batı dünyasının kıblesi Vatikan’ın da katılımı ile Avusturya ve İspanya gibi insanlık tarihinde, diyalog ve mekanizmaları konusundan önemli bir işleve sahip ülkelerin katıldığı bu merkez uluslararası alanda türünün ilk örneğidir. Bu merkez; Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Budist ve Hindulardan oluşan idari meclisi ile dünyanın bir ucundan diğerine zengin insan çeşitliliğine önem vermektedir.
Doğrusu Avusturya da farklı dinlerin mensupları arasında diyalog için gerçekleştirilen birçok danışma toplantısı ve atölye çalışmasına kucak açarak gerçekten de iyi bir ev sahibi olduğunu kanıtlamıştır. Bu nedenle merkezi onun topraklarında bulunan KAICIID, buna çok ihityacı olan dünyanın birçok bölgesinde diyalog kültürünü yaymak konusunda bu kadar büyük bir başarı elde etmiştir.
Son toplantı sırasında yaptığı konuşmada KAICIID Genel Sekreteri Faysal Bin Muammer; dinler ve aynı din ve inanç mensupları arasında diyaloğun, sosyal uyumun inşasında ve toplumlar arasındaki bağları ve ilişkileri güçlendirmede temel bir faktör haline geldiğine işaret ederek doğrusu çok iyi bir şey yaptı. Yine farklı dinler, mezhepler ve gruplar arasında ortak girişimlerin başarısının büyük ölçüde; ilişkilerin ve diyalog aracılığıyla aynı dinin mensupları arasında uzlaşının güçlendirilmesine dayandığı, bunun özel olarak bütün dinlerin mensupları ile aynı dinin mensupları arasındaki ilişkiler için geçerli olduğu tespitini yapması çok önemliydi.
Uluslararası sahnenin son durumuna, dinler kötülüğe ve düşmanlığa değil de hoşgörü ve uzlaşıya teşvik ederken sahte iman giysisi altında saklanan teröre baktığımızda şu soru kendiliğinden ortaya çıkmaktadır: Dinler arası diyaloğun güçlendirilmesinin, intikam ve nefret dilinden başka bir dil bilmeyen bütün kötülük ve nefret sesleri karşısında tek saf halinde durmanın yolu nedir?
Şüphesiz; daha fazla güven köprüsü kurmak, farklı din ve kültür mensupları arasında diyalog için yürütülen programlar ve etkinlikler ile örtüşmesi için ilk önce aynı din mensupları arasında uzlaşı temellerini güçlendirmekten başka bir yol yoktur.
Suudi Arabistan’ın artık çok iyi idrak ettiği ve liderlerinin insanlığa hizmet edecek köklü çözümler sunmak için çabaladığı korkunç soru işareti şudur: “Gerçekten de kaynakları  tükenen dünyanın sonuna mı geldik, bizler dünyanın iç çelişkilerinin kurbanları mı olduk?”
Kültürsüz din olmaz, dini eğitim olmadan da kültür olmaz. İnsan medeniyetinin görüşleri derinleştiğinde bunun cevabını verebileceğiz ve o zaman dinler insanlığın şu anda karanlık olan yolunu aydınlatan bir meşaleye dönüşecek.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı’nın; bu toplantı çerçevesinde KAICIID’in çabalarına duyduğu büyük takdiri, onun çalışmalarını güçlendirmeye, meclis üyelerini artırmaya, ortak vatandaşlık ve yaratıcı çeşitliliğin ufkunu genişletmek için ilgili uluslararası kurumlar ile işbirliği köprüleri kurmaya verdiği önemi ifade etmesi de çok doğaldı.
Diyalog için söylenebilecek en iyi şey ise; dinlerin insanlık için olduğuna inanan cesur insanların çıktığı bir mücadele yolculuğu olduğudur.