Nebil Amr
Filistinli siyasetçi ve yazar
TT

Filistin, Ramazan...Son sessizlik

İsrail ve Gazze arasındaki karşılıklı bombardıman, gizemli bir şekilde son buldu ve akabinde büyük bir sessizlik meydana geldi. Son günlerde tek bir kurşun sesi dahi duyulmadı.
Ancak İsrail içerisindeki tartışma, roketlerin sesinden daha gürültülüydü. Tartışmanın önemli bir kısmında son turun sonuçları yenilgi olarak addedildi. Zira İsrail, Gazze ile savaşında 4 kişiyi kaybetti. Güneyde yaşam sekteye uğradı. Demir kubbenin gücüne olan güven azaldı. İsrail’in caydırıcı gücünün zayıfladığıyla ilgili konuşmalar arttı.
Böyle bir ortam, asker ve politikacı ile Netanyahu ve geleneksel rakipleri arasında karşılıklı suçlamalara yol açtı. Yeni hükümetini kuracağı potansiyel müttefikleri de Netanyahu’nun rakiplerine dahil oldu. Onlar, Gazze’ye karşı yumuşak ve faydasız olarak tanımladıkları Netanyahu’nun politikalarını onaylamıyor ve yapmak istemediği şeyi (kesin savaşa girmek) yapması için Netanyahu’ya baskı uyguluyor. Söylediklerine göre bu savaşın hedefi, savaşın yeniden işgal boyutuna ulaşabilecek kara işgaline dönüşme ihtimalinden korkmadan tehdidi kökünden yok etmektir.
Netanyahu’nun politikalarına karşı çıkanlar, ateşkes bahanesinin İsrail’deki önemli kutlamaların dikte ettiği geçici bir durum olduğunu düşünüyor. Onlar, Eurovision şarkı yarışması ile bağımsızlık gününe denk gelen İsrail savaşlarında ölenleri anmak için güvenli kutlamaları garantileyen düzenlemeleri onaylıyor. Kutlama sürecinin bitmesinin ardından büyük olaya yani Yüzyılın Anlaşması’nı açıklamaya sayılı günler kalmış olacak.
Öyle ki Yüzyılın Anlaşması’nın, süreçleri ve hesapları altüst edeceği söyleniyor. Hiç şüphesiz tutumların kesinleşmesi için sakin bir döneme ihtiyaç var. Büyük bir ihtimalle bu dönemde büyük bir savaştan uzak durulacak. Yüzyılın Anlaşması’nın sahibi ABD, barışçıl bir projenin başlangıcı olarak bu savaşı istemeyecek.
Yüzyılın Anlaşması, sakin geçen Ramazan’dan sonra açıklanacağı için İsrail, Gazze’ye karşı izlediği politikayı(sessizliğe sessizlik) sürdürecek ve saldırıya maruz kalması halinde tepki verecek. Ancak bu durum, İsrail’de askeri seçeneğe yönelik şiddetli kışkırtma nedeniyle uzun süre devam etmeyecek.
İsrail merkezli kaynakların hemfikir olduğu gibi Temmuz ve Ağustos, kesin savaş için tercih edilen ve siyasi, askeri ve iklim şartları bakımından elverişli olan iki aydır.
Bu iki aya kadar Netanyahu, Yüzyılın Anlaşması’na karşı teamül şeklini kesinleştiren koalisyon hükümetini kurmuş olacak ve savaş kararlarının alındığı Küçültülmüş Bakanlar Kurulu (Kabinet) içerisinde etkili taraflar bilinecek. Koalisyon ve koalisyonu gözlemleyen güçler arasında müzayedelerin egemen olduğu bir ortamda savaş seçeneği daha üstün gelecek.
İsrail ve Gazze arasındaki aralıklı çatışmalarda yıkıcı savaşlar meydana geldi. Son iki yılda ana başlığını Yüzyılın Anlaşması’nın oluşturduğu siyasi çerçeveyle bağlantılı bu çatışma, Fetih ve Hamas arasındaki karşılıklı suçlamaların etkisiyle gizemli ve karmaşıktır. Zira Hamas, Yüzyılın Anlaşması’yla işbirliği yapma ve Gazze’de bir Filistin devleti kurma komplosuna karışmakla suçlanıyor. Ancak yakında yapılacak açıklamanın ardından durumlar, köklü bir şekilde değişecek.
Gazze’yle ilgili gelişmeler, doğrudan Yüzyılın Anlaşması’nın uygulanma şartlarıyla bağlantılı olacak. İlan edilmesiyle birlikte bu anlaşma, tutumların ve bölgedeki çatışmaların merkezinde yer alacak. Tahminler, Filistin’de iki kutuplu siyasi yaşamın söz konusu anlaşmayı reddetmek için birbiriyle yarışacağını işaret etmesine rağmen ABD, Filistinli itirazcılara karşı tehditlerini yürürlüğe koyacak. Anlaşmayı hazırlama sürecinde Amerikalıların dikte ettiği belirsizliğin arkasındaki gizli şeylerin ortaya çıkmasından sonra durumlar yeni bir sürece girecek.
Sakin Ramazan ayından sonra sadece Gazze ve Filistin’le ilgili değil, aynı zamanda tüm bölgeyle ilgili yeni sıcak bir sürecin başlangıcına şahit olacağız. Bekleyip görelim.