Tarık Alhomayed
Suudi yazar. Şarku'l Avsat eski genel yayın yönetmeni
TT

Suudi Arabistan Rusları destekliyor mu?

Demokratların Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC), petrol üretimini düşürme kararına yönelik tepkileri dar ve objektiflikten uzaktır. Demokratlar ve medya araçları Suudi Arabistan’ın ‘ihanet’ edip ‘vefasızlık’ yaptığını, dostluk kitabında böyle bir şey yazmadığını, Riyad’ın Biden’ı ‘sırtından bıçakladığını’ ve Washington’a karşı Moskova’nın yanında yer aldığını söylüyorlar.
Halbuki -New York Times’a göre- Suudi Arabistan Washington’a net bir şekilde tutumunu açıkladı ve petrol üretimini azaltmanın Biden’a ‘bir darbe’ indirmek olmadığını söyledi. Mesele petrolün varil fiyatının 80 doların altına düşmesinin endişe verici olması. 70 dolara ve belki de 60 dolara kadar inebilir. Bu da çıkarlar için bir tehdit demek.
Gazeteye göre resmi olarak açıklanmamakla birlikte ‘ABD'li yetkililer gizlice, Suudi Arabistan ve diğer enerji güçlerinin sonbahara kadar üretimi artıracağını düşündüklerini söylediler.’
Bundan dolayı dar demokratik tepkiler, Suudi Arabistan'dan saf bir dille ‘müttefik’ ve ‘ortak’ olarak bahsediyor. ABD’li bir araştırmacı bana “Tansiyonun düşmesi ve delilerin yorum yapma fırsatının kalmaması için Twitter’ın olmamasını dilerdim” dedi.
Ancak burada normal Twitter kullanıcılarından değil, sürünün dışında kalan Demokrat Twitter kullanıcılarından bahsediyoruz. Başkanları ve partileri Suudi Arabistan’ı ‘dışlama’ sözü verdikten sonra şimdi ‘dostluktan’ ve ‘ortaklıktan’ bahsederken, içlerinden bazılarının kullandıkları ifadeler acınası.
Bu sıkışma hali, yönetimin, kendi eliyle yaptığı bir karmaşanın içinde olduğunu gösteriyor. Zira yönetim, gerek iklimi koruma planında gerekse yerel üretimi engellemeye devam etme konusunda olsun, Liberal solcu delilere istediklerini veriyor. Petrol sektöründeki asıl savaş Suudi Arabistan veya OPEC ile değil, ABD’nin kendi içerisinde veriliyor.
Şu anda Biden’ı eleştirenler meselenin Suudi Arabistan olmadığını, bilakis Biden’ın ABD petrol üreticilerinin yönetime karşı güvenlerini kıran iç petrol politikaları ile ilgili olduğunu söylemeye başladı. Dahası New York Times tarafından yayınlanan şu haber hayal kırıklığı ve güvensizliğin boyutunu yansıtıyor:
Illinois ve Pennsylvania'dan Demokrat vekiller Sean Casten ve Susan Wild, ABD askerlerinin ve füze savunma sistemlerinin Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) çekilmesi için bir yasa tasarısı sundu.
İki vekil -işte can alıcı nokta geliyor- kararın, düşük petrol fiyatlarının ABD'liler için bir endişe kaynağı olduğu 2020 yılında Suudi Arabistan'ın üretimi azaltması talebiyle Cumhuriyetçilerin sundukları bir tasarıya göre modellendiğini söylüyor!
Diğer bir deyişle, Washington, Riyad ile Moskova arasında kemik kıran bir savaş yaşanırken 2020'de Riyad'ı üretimi azaltmaya çağırıyordu. Bugün ise Washington, dar partizan çıkarları için Riyad'dan üretimi azaltmamasını istiyor. Suçlama da hazır: Suudi Arabistan Rusya'yı destekliyor.
İşin saçmalık derecesi burada kalsa iyi. Demokrat vekillerin tasarısı hakkında yorum yapan New York Times, ‘Kongre oturumları ara seçimlere kadar askıya alındığı için’ bunun sadece bir ‘beyan’ olup ne daha fazlası ne de daha azı olduğunu söyledi. Bu, açık açık seçmeni memnun etme çabasıdır.
Bu gerilimin ortasında söylenen en doğru şey, Başkan Biden'ın sözleri oldu. Zira Biden, üretimi azaltma kararının ‘bir sorun’ olduğunun işareti olduğunu söyledi. Bu doğru. Sorun, dış siyasetin ona buna dil uzatmak olduğunu sanan Washington ve özellikle de Demokratların kendisindedir. Siyaset çıkarların dilidir.
Dolayısıyla Suudi Arabistan Rusya’yı desteklemiyor. Sadece çıkarlarını koruyor, ki bu meşru bir haktır. Basitçe söyleyecek olursak Bill Clinton’un meşhur propaganda sloganında olduğu gibi “Mesele ekonomi, aptal.”