Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Somali, İsrail ve Afrika Boynuzu

Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Cidde şehrinde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) dışişleri bakanları acil toplantısında, tehlikeli bir gelişme olan İsrail'in Somaliland'ı tanımasına karşı bir birlik duruşu sergilenerek, Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz desteğin altı çizildi.

İİT Genel Sekreteri Hüseyin Taha, İsrail'in Somaliland'ı tanımasının “bölgedeki güvenlik ve istikrara yönelik bir ihlal ve doğrudan tehdit oluşturduğunu” vurguladı.

Aslında, İsrail’in Afrika Boynuzu'na yönelik bu müdahalesi yeni değil; emsalleri var. En belirgin örnekler Eritre ve Etiyopya'dır. Tel Aviv ve Asmara arasındaki ilişkiler birkaç aşamadan geçti, en önemlisi 1993 yılında iki ülkenin başkanları Afwerki ve Rabin tarafından Tel Aviv'de imzalanan anlaşmaydı. Dahlak Adaları da İsrail’in istihbarat faaliyetlerine sahne olmuştu ve İsrail'in daha sonra buradan çekildiği söyleniyor.

Gerçek şu ki, Afrika Boynuzu kıyıları ve ülkelerindeki “yabancı” müdahale, uzun bir geçmişe sahip çarpıcı bir olgu. Bazı haberler, Çin'den Fransa, İngiltere, ABD ve doğu, batı, kuzey ve güneyden diğer ülkelere kadar 16 yabancı ülkeye ait yaklaşık 16 üssün varlığından bahsediyor. Sadece Cibuti bile birden fazla üsse ev sahipliği yapıyor.

Kızıldeniz'in güvenliği öncelikle Arap veya Afrikalı olsun, kıyı devletlerinin sorumluluğundadır. Herhangi bir askeri veya diğer iş birlikleri, bu büyük tarihi denize kıyısı olan “doğal” devletler arasındaki uzlaşıya dayanmalı, bu devletlerin zaman zaman yaşayabileceği istikrarsız ve sağlıksız siyasi koşulları istismar etmeye değil.

Kızıldeniz'e kıyısı olan sekiz ülke -Suudi Arabistan, Mısır, Sudan, Somali ve Yemen gibi büyük ülkeler ile Cibuti, Ürdün ve Eritre gibi daha küçük ülkeler- herkesten önce kıyıları, adaları ve suları üzerindeki egemenliklerinden sorumludur.

Nitekim, Kızıldeniz devletlerini birleştiren bir örgüt mevcut: Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne kıyısı olan Arap ve Afrika Devletleri Konseyi. Bu blok, 2020 yılında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da kurulmuş olup bu sekiz ülkeyi kapsıyor.

Suudi Arabistan, istisnai tarihi, coğrafi ve kültürel sorumluluklara sahip bir ülke olup, Kızıldeniz'in güvenliğine ve kıyı devletlerinin yabancı müdahaleden uzak istikrarına son derece önem vermektedir.