Olayların seyrini bir tarafın istediği yöne doğru yönlendirmek ve diğer taraftan saptırmak için “komplolar” yapıldığına dair birçok anlatı vardır.
Bu, siyasette ve spor da dahil olmak üzere hayatın her alanında veya başka bir deyişle, at yarışları veya insanlar arasındaki koşu yarışmaları gibi her türlü rekabetçi alanda yaşanır. Arap kültüründeki en eski ve ünlü tarihi spor “komplolarından” biri, Abs ve Zubyan kabileleri arasındaki “Dahis ve el-Gabra” yarışında yaşananlar olabilir. Gabra bir kısrak, Dahis ise bir aygırdı. Gabra’nın sahibi Hamal ibn Bedr, Dahis’in ürkmesi, rotasından sapması ve böylece atının kazanması için yarış alanına bir tuzak kurmuştu.
Komplo teorilerinin ve önceden planlanmış düzeneklerin varlığını inkar etmek bir tür bilgisizlik ve yersiz bir özgüvendir, çünkü komplo teorileri şüphesiz tarihin akışının bir parçasıdır. Siyaset, spor ve hayatın her alanındaki tüm komplo teorilerini sayacak olursak, tartışma sayısız alana yayılır.
Spora dönecek olursak, Afrika Uluslar Kupası’nda Fas ile Senegal arasındaki final maçında yaşananların önceden planlanmış olduğunu ve kaçırılan penaltının kasıtlı olarak kaçırıldığını söyleyenler oldu. Tartışmaların nedeni maçın son anlarında Fas'a verilen penaltıdan sonra Senegalli futbolcular ile teknik direktörlerinin sahayı terk etmeleri sonra geri dönmeleri, Faslı Brahim Diaz'ın penaltıyı garip bir şekilde kaçırması ve ardından Senegal'in kupayı kazanmasıdır.
Senegal teknik direktörü Pape Thiaw, bu kaotik olaylar hakkında yorum yaparak, tepkisinin tamamen “duygusal” olduğunu ve Senegal’in bir golünün iptal edilmesinden doğan hayal kırıklığından kaynaklandığını söyledi.
Senegalli teknik direktör, Faslı teknik direktör Walid Regragui de dahil olmak üzere, davranışını utanç verici bulan herkesten içten bir şekilde özür diledi. Futbol taraftarlarının, özellikle kritik anlarda, duyguların sporun ayrılmaz bir parçası olduğunun tamamen farkında olduklarını vurguladı.
Evet, komplo teorileri hayatın bir parçasıdır, ancak esasında olaylar kendiliğinden gelişir, tepkiler doğaldır. Duygular ve anlık kararlar insani varoluşun ve eyleminin temel bir yönüdür. Örneğin, Mısırlı-Suriyeli sanatçı Asmahan'ın, Irak Kralı Gazi'nin veya Suriye Devlet Başkanı Hafız Esed'in oğlu Basil'in trafik kazalarında ölümü- bunların hepsi planlı mıydı? Yoksa her gün meydana gelen binlerce kaza gibi kazalar mıydı? Bu ünlüler de herkes gibi insandı; herkes gibi hastalanırlar ve kaza geçirirler.
İhtimallerin her ikisi de mümkün ve yalnızca kesin kanıtı olanlar iddiada bulunabilir. Olayları önceden planlanmış bir anlatıya hizmet edecek şekilde manipüle etmek ise gerçekliğe değil, hayal gücüne dayalı “yaratıcılık” kategorisine girer.