Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Arakçi’den Zelenskiy’ye: Senden başkası bunu deseydi ya!

Dışişleri bakanı olmasına rağmen — ki bu makamdakilerden genellikle çok anlamlı, yuvarlak diplomatik bir dil beklenir. Generallerin ya da miting liderlerinin sert üslubu beklenmez— İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi son derece sertti. Belki de bu sertlik mazur görülebilir. Arakçi, X platformundaki hesabında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’yi açıkça azarladı.

İran Dışişleri Bakanı, Zelenskiy’ye şöyle seslendi: “Dünya, bu şaşkın palyaçolardan artık bıktı, Sayın Zelenskiy… Dışarıdan desteklenen ve paralı askerlerle doldurulmuş ordunuzun aksine, biz İranlılar kendimizi nasıl savunacağımızı biliyoruz ve yardım dilenmek için yabancılara muhtaç değiliz.” Ardından dozu daha da artırarak şunu ekledi: “İran halkı kendini nasıl savunacağını çok iyi bilir ve yabancılara yalvarmaya ihtiyaç duymaz.”

Arakçi, Ukrayna ordusunun generallerini de yolsuzlukla suçladı. Bu noktada, nadir görülen bir biçimde, resmî olmayan bazı Trumpçı Amerikan söylemleriyle aynı çizgide durdu. Peki, bu kırmızıya çalan öfkenin sebebi neydi?

Bunun nedeni, Zelenskiy’nin birkaç gün önce Davos’ta kürsüden konuşarak Avrupalıları Ukrayna’ya yeterince destek vermemekle eleştirmesiydi. Zelenskiy, Avrupa’nın Ukrayna konusunda pasif kaldığını, buna karşılık Trump yönetiminin Venezuela ve İran’a karşı sert tutumuyla Avrupa'nın uyum içinde hareket ettiğini söylemişti.

Bu konuşma, Zelenskiy’nin İran’a yönelik daha önce dile getirdiği tutumla da bağlantılıydı. Ukrayna Devlet Başkanı, birkaç gün önce yaptığı bir açıklamada, dünyanın İran’daki protestolara destek vermesi gerektiğini belirtmiş; böylece İran halkının, kendi ülkelerine ve Ukrayna dâhil başka ülkelere zarar verdiğini söylediği yönetimden kurtulmasına imkân sağlayacak bir değişimin gerçekleşebileceğini ifade etmişti.

Ukrayna’nın İran’a yönelttiği suçlamaların özeti şudur: Ukrayna, İran’ın Rusya’ya insansız hava araçlarıyla destek verdiği, hatta yabancı savaşçıların temininde rol oynamış olabileceği ve genel olarak Moskova’ya çeşitli alanlarda yardım sağladığını ileri sürmektedir. Ancak asıl dikkat çekici nokta, İran Dışişleri Bakanı’nın Ukrayna Cumhurbaşkanı’nı yabancı güçlerden yardım istemekle suçlamasıdır. Oysa bu eleştiri, eskilerin deyimiyle, “ayıbı söyleyende olan” bir serzeniş niteliği taşımaktadır.

Çünkü İran da yabancılardan yardım almıştır; gerek milisler düzeyinde (Afganlar, Pakistanlılar, Iraklılar, Lübnanlılar ve başkaları), gerekse devletler düzeyinde (Rusya, Çin, Kuzey Kore, Venezuela ve diğerleri).

Ukrayna da benzer şekilde, farklı yaklaşımlarla olsa da aynı yolu izlemiştir. Ruslar da aynısını yapmıştır. Hepsi, “aşkta ve savaşta her şey mubahtır” mantığıyla hareket etmiştir.