2024 yılı sonlarında Esed rejiminin devrilmesi ve yeni bir yönetimin kurulması, Suriyelilerin savaşın yıkımını aşma, hayatlarını normalleştirme ve Suriye'yi yeniden inşa etme umut ve emellerinin büyümesine neden oldu. Bu geniş hedef, bölgesel ve başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere uluslararası toplumdan açık destek buldu. En belirgin sonuçları arasında yaptırımların kaldırılması, iletişim kanallarının açılması ve ihtiyaçların değerlendirilmesi, mutabakat zaptlarının imzalanması ve bazı iş birliği anlaşmaları ile projelerinin hayata geçirilmesi yer alıyor. Ancak bu sonuçlar halen sınırlı ve Suriye'yi yeniden ayağa kaldırmak ve yeniden inşa etmek için çabalayanların umut ve emellerini yansıtmıyor.
Gerçek şu ki, Suriye'yi yeniden canlandırma ve yeniden inşa etme süreci yalnızca Suriye hükümetinin çabalarıyla sınırlı kalmadı. Aksine hem Suriye hem de dışındaki birçok Suriyelinin, siyasi, ekonomik ve sosyal faaliyetleri ve çabaları sayesinde gerçekleşti. Bunlar en azından bir yandan yaşam standartlarını iyileştirmeyi, diğer yandan da bilhassa üç temel faktör ışığında hükümete Suriye'yi ayağa kaldırma, yeniden inşa etme konusunda yardımcı olmayı amaçlayan bir rol oynadılar.
Birinci faktör, hükümetin güç ve kapasitesinin bir dizi objektif ve sübjektif faktörle sınırlı olmasıdır. Bunların ilki eski rejimin miras bıraktığı fiziksel ve insani yıkımın boyutu, kaynak kıtlığı ve uluslararası yaptırımlardır. İkincisi ve daha önemlisi, hükümetin imkanları ve önceliklerini tüm tesisler arasında dağıtma zorunluluğudur.
İkinci faktör, Suriyelilerin Suriye'deki değişimin özünü, özellikle de artık ülkelerinin ve halklarının geleceğini şekillendirmede doğrudan ve pratik bir rol oynayabileceklerini hissetmeleridir. Bu, Esed rejimi altında uzun süre oynamaları engellenen bir roldü. Yurtdışındaki birçok Suriyelinin Suriye'de tamamen veya kısmen kullanmak istediği fon ve yatırımlara sahip olduğu gerçeği, bu arzu ve rolü daha da güçlendiriyor. Birçok mülteci ve göçmen de anavatanında yeni bir hayata başlamasını sağlayacak uzmanlığa, bilgiye ve sermayeye sahip. Dahası, yurt dışında yaşayan birçok Suriyeli, Esed rejiminin devrilmesinden sonra ülkesine dönmeyi ve Suriye’nin yaşamında yeni bir sayfa açmayı istiyor.
Üçüncü faktör, ister bireysel girişimler ister aile, sivil toplum ve yerel ağlar aracılığıyla olsun, toplumsal katılım ve etkileşimin, Suriye’de yaşamın derinliklerine işlemiş olmasıdır. Suriye halkı hem bireysel olarak hem de aile ağları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine mali yardımlar ve hizmetler sunmaktadır. Yardımlar, hayır kurumları veya sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri aracılığıyla da yönlendirilmektedir. Sivil toplum örgütleri, özellikle de 2000 yılından sonra Şam Baharı sırasında önemli bir büyüme göstermiş ve 2011’deki ayaklanmadan sonra daha da genişlemiştir. Rejim kontrolündeki bölgelerde bir ölçüde varlık göstermiş ve bugün de Suriyelilerin koşullarını ve yaşamlarını iyileştirmelerine yardımcı olmak için çok yönlü çabalara kapı açmıştır.
Son 15 ayda Suriyeliler, Esed rejiminin mirasından kurtulma çabalarını desteklemeyi ve değişimi teşvik etmeyi, normale dönüşün kapılarını açmayı amaçlayan siyasi, kültürel, sosyal ve ekonomik faaliyetleri kapsayan kapsamlı bir aktivizme giriştiler. Bu aktivizmin tezahürleri arasında entelektüel ve siyasi forumların yeniden başlatılması, seminer ve konferansların düzenlenmesi, çeşitli grup ve örgütlerin kurulması ve kâr amacı gütmeyen araştırma ve eğitim merkezlerinin açılması yer alıyor.
Suriye’deki bu aktivizmin sonuçlarının çoğu, gıda yardımları yerine, ihtiyaç sahiplerini iş bulmaya teşvik etmeye ve onlara yardımcı olmaya, özellikle pratik alanlarda ve işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu alanlarda eğitim ve öğretim kapılarını açmaya odaklanma gibi mevcut sorunları ele almakla kalmayıp, değişimi hedefliyordu.
Şüphesiz ki, birçok şehir ve köyde sayısız hayırsever, sivil ve idari girişimin yanı sıra bireysel ve ekonomik, sosyal ve kültürel girişimleri de başlatan Suriye aktivizmi, odak noktası ve yöntemleri açısından hem niceliksel hem de niteliksel olarak önemli bir deneyimdi. Bu deneyimler, kendisini çevreleyen koşullar daha elverişli olsaydı katlanarak daha da büyük başarılara ulaşabilirdi.
Suriye aktivizmini destekleyecek daha elverişli bir ortamın özelliklerini belirlemek istiyorsak, en önemli özellik, siyasi ve güvenlik açısından daha iyi bir istikrar yaratmaktır. Bu kapsamda, özellikle kıyı ve güney bölgelerinde görülen çatışmalar hafifletilmeli, sonunda Suriye yaşamına entegre olan kuzeydoğu bölgesinde görülen şiddetten ve olası gerilimden uzakta çözülmelidir. Bir diğer önemli özellik ise Suriye hükümetinin yoksulluk ve işsizlik sorunlarını ele alması ve Suriyelileri gıda, hizmet ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için küçük işletmeler kurmaya teşvik etmesidir. Bunlar, sağlık ve eğitimle birlikte, Suriyelilerin bu aşamadaki en acil ihtiyaçlarını oluşturmakta ve daha iyi bir geleceğe geçiş yapmaları için temel önem taşımaktadır.
Bu ortamı sağlamak, sadece açıklamalar ve dileklerle değil, çoğunluğun ulusal hayata katılımını genişletmeye yönelik pratik adımlar atarak, hükümetin sosyal politikalarında ve çalışma süreçlerinde açık, ayrıntılı ve şeffaf politikalar ve planlar benimseyerek, hukukun üstünlüğünü sağlayarak, geçiş aşamasını tamamlama yolunda ilerleyerek, komşu ülkelerdeki mültecilerin ve mülteci kamplarının durumu gibi kritik konuları ele alarak mümkün olacaktır. Bütün bunlar, daha fazla Suriyeliyi, özellikle iş insanlarını ve uzmanları, Suriyelilerin koşullarını ve geleceğini iyileştirme aktivizmine katılmaya motive edecek, bu da diğer Arapları ve yabancıları Suriye'nin yeniden inşasına katılmaya teşvik edecektir.