Beyrut Limanı’ndaki patlama gerçekleştiğinde, tam olarak metre cinsinden belirleyemediğim kadar kendisine yakın bir mesafedeydim. Şükürler olsun ki yaralanmadım, ama tarihin üçüncü büyük patlamasına yakın olmanın ne demek olduğunu bilme fırsatım oldu. Bunun için teşekkür ediyorum. En-Nahar binasından kaçarken, insanların farklı yönlere doğru koştuğunu ve kimsenin durup kimseyi beklemediğini gördüm. Ancak, beni tanıyan hızlı bir sürücü durdu ve ben güneye doğru giderken beni kuzeye doğru güvenli bir yere götürdü.
Lübnan'da teyide ihtiyaç duymayan bir şey benim için teyit edildi. Her şey doğruyken, yanlış yerde, yanlış zamanda ve belki de yanlış ülkede olmanın, Lübnan'ın gününün, saatinin ve sürprizlerinin ne demek olduğunu öğrendim.
Tanıklığımı dinleyenlerden, durumumu fark edenlerden ve ölümün pençesinden kurtuluşuma sevinenlerden sonra anladım ki, Lübnanlılar günlük hayatlarında “hayatta kalma yollarını” bulmayı öğrenmelidirler. Her halükarda, bu yolların hepsi dolambaçlıdır ve düz olmaktan uzaktır. Ve zaten düz yol diye bir şey de yoktur.
Lübnanlılarda yıllar içinde birçok kompleks gelişir; bunlardan bazılarına hayatta kalma veya zarardan kaçınma yolları denebilir. Bunlar çoğunlukla özeldir, zamanla şekillenir, tanımlanır ve en önemli koşulları zamanlamadır. Öğleden önce, öğleden sonra ve her zaman, Allah’a emanetsiniz.
Adetlere yabancı olmasanız ve uysanız ya da artık yaygın olan felsefi ifadeyle “şartlara göre davransanız” da size anlatacaklarıma inanmayacaksınız. Birkaç hafta önce, vatanperver bir şahsiyeti, en onurlu insanlardan birini kaybettik. Herkes başsağlığı dileklerini iletti ve taziyeye katıldı.
Kırk gün sonra, ortak bir arkadaşımız aradı ve arkadaşının vefat ettiği sırada Beyrut dışında olduğunu ve taziye ziyaretinde bulunamadığını söyledi. Yarın ona eşlik etmemin mümkün olup olmadığını sordu. Bir saatte anlaştık. Ertesi sabahın erken saatlerinde, ortak arkadaşımız arayıp endişeli bir sesle; “Gelemeyeceğim için senden özür diliyorum. Ziyaretine gideceğimiz insanlar 17. katta oturuyor. Bölgede bir patlama olursa kurtulamayız. Allah affetsin ama bu ziyareti yapamam” dedi.
Zavallı Lübnanlı. Sadece yaşadığı binaların değil, ziyaret edeceği binaların da yüksekliğini hesaba katmak zorunda. Eskiden yol haritası denilen şey, şimdi gelişerek bina haritasına dönüştü.