Tarih her zaman iki yönde ilerler; bunlardan biri diğerine zıttır. Beklenmedik her adım bu yüzden ‘tarihî’ diye adlandırılır; çünkü tarihin akışına ters düşer.
Şaşkınlık ve inkâr duygularının üzerinden biraz zaman geçince, o ‘tarihî’ olan sıradanlaşır, ardından tekdüzeleşir; tarih de yürüyüşüne öteki hat üzerinden devam etmeye başlar. Bazen bu iki hat kesişir, bazen de hiç kesişmez.
Olaylar, Ortadoğu’ya giden yolda, büyük bir yükseklikten yuvarlanan kaya gibi hızla ilerledi. Bir zamanlar imkânsız görülen her şey artık kabul edilebilir hale geldi. Reddediş, yerini karşılıklı alışverişe bıraktı. Kapalı kapı yeniden açılacağını ilan etti: ya sınırları belirsiz bir bilinmeze ya da yaz ortasında üzüm toplar gibi sonuçlara… Gözünün önündekilerin neredeyse hiçbirine inanmak mümkün değil; neredeyse hiçbir şeye, hiçbir kimseye. Başkan Donald Trump öteki yöne doğru ilerliyor; izleyiciler ise ikiye ayrılmış durumda: alkışlayanlar ve sorgulayanlar.
Ortadoğu’ya giden yol tuhaftır. Kaç kez gerçekleri taşıyan kamyonlar o yolda devrildi; kaç kez hem kanı hem umudu taşıyan otobüsler takla attı; kaç kez yollar daha başında ya da ortasında kesildi.
Manzara inanılır gibi değil.
Bir ay içinde bin türlü açıklama yapan Trump, ateşkesin saatini adeta mucizelerin kavşağında ilan ediyor; etrafında ise profesyonel bir yarışta amatör gibi görünen bakanları…
Sonunda her şey tek bir başlık altında toplanacak: “Ben Trump. Ben Gladyus’um. Ben Sezar’ım.” İşte yeni imparator, Roma’yı eski günlerine döndürmeye koyuluyor. Bazen gürültülü ya da abartılı görünebilir; ama sonra dünya, bu adamın şaka yapmadığını anlar. Üstelik abartmıyor da. Mesele sadece alışılmadık olması. Yirmi dört saat süren hareket, konuşma, vaat, tehdit, ardından selam ve soru: Dünya gerçekten Trump’ın takvimine göre iyimser olmaya hazır mı?
Dünya dönüp duruyor: Bir ateşkes randevusu, İran’ı durdurma randevusu, müzakereleri yeniden başlatma randevusu, her yerde müzakere ve müzakerecilerle yeni buluşmalar… Hoş geldiniz İslamabad’a, başkanın yeni dostları. İki sahne, iki yön ve her iki yönde de tek bir adam.
“Ben dünyanın en büyük devletinin başkanıyım. Ben dünyanın en güçlü devletinin başkanıyım. Şi Cinping iyi bir adam. Putin dostum.” Ve dünya uyumuyor.