Kaosun iplerini elinde tutan ve Ortadoğu'daki kukla gösterisini yöneten Humeyni İranı’nın en önemli kolu Kudüs Gücü'dür. İran rejiminin her yıl “Kudüs Günü” adı verilen ciddi bir kutlama günü vardır. Devrim Muhafızları liderlerinin ve hatta bizzat Dini Liderin kullandığı “aksesuarlar” arasında Filistin kefiyesi de bulunmaktadır.
Filistin'e dair bu saldırgan semboller köktenci, devrimci İran rejiminin doğuşuyla birlikte doğmuştur. İran halkının çoğunluğu için Filistin, merkezi bir mesele değildi ve belki de hâlâ değildir.
Bu ilgi nasıl başladı? Neden başladığını sormayacağız bile, çünkü sebep açık ve amaç net.
Sayın Gassan Şerbil’in geçmişte yapmış olduğu –ve burada yeni bir formatta tekrar yayınlanan- bazı röportajları incelendiğinde bu konuda bazı ilgi çekici bilgiler buluyoruz. Bu bilgilerden biri de 1970'ler ile 80'lerde Vedi Haddad ve Çakal Carlos’un yoldaşı olan genç Lübnanlı ve Şii olmayan devrimci Enis en-Nakkaş’tır. Kendisi ile yaptığı röportaj sırasında Nakkaş, Gassan'a şunları anlatıyor: 1978'de İran'da patlak veren gösteriler sırasında, tarihi Filistinli lider Ebu Cihat'tan, Şah rejimine karşı çıkan İranlıları Lübnan'da Fetih tarafından kurulan merkezlerde eğitme izni almış. Devrim Muhafızları’nı kurma fikri, Beyrut'taki bir apartmanda bir avuç insanla yaptığı toplantı sırasında doğmuş. Bu fikir daha sonra devrimin liderlerine iletilmiş ve onlar da “düzenli ordulara güvenmeme” ilkesine dayanarak bunu benimsemiş.
18 Temmuz 1980'de Nakkaş ve ekibi, İran rejimi adına Paris'te son İran başbakanı Şahpur Bahtiyar'a suikast girişiminde bulundu. Eylem başarısız oldu ve Nakkaş tutuklandı. Daha sonra, İran destekli bir örgüt, Nakkaş'ın serbest bırakılmasını sağlamak için Lübnan'da birkaç Fransa vatandaşını rehin aldı.
İran-Lübnan'ın sembollerinden İmad Muğniye, Hizbullah'a katılmadan önce bir süreliğine Yaser Arafat'ın korumalığını yapmıştı. Nakkaş, Muğniye'yi bizzat eğittiğini söylüyor.
İran-Filistin'in sembollerinden Fethi Şikaki, Humeyni'nin sadık bir takipçisiydi; öyle ki Humeyni onu 1988'de bizzat kabul etmiş ve İslami Cihat Hareketini silah ve parayla destekleme sözü vermişti.
Şikaki'nin halefi Ramazan Şallah, meslektaşımız Gassan'a, Şikaki'nin Nasrallah'a hayran olduğunu söylemiş. 1989 yılının sonlarında Şikaki'nin birkaç kardeşin önünde, “Eğer bu adam yaşarsa, Arapların Humeyni'si olacak” dediğini hatırlıyor.
Yahya Sinvar ve Hamas içindeki tüm Sinvarlar, İran nüfuzunun Filistin evinin sunağına koyduğu en kıymetli ve iştah açıcı meyve oldu.
Meslektaşım Gassan'ın açıkladığı gibi, Filistin'i Humeyni'nin himayesi altına sokmayı reddeden tek kişi, Humeyni'yi ziyaret eden ve tebrik eden ilk kişi olmasına rağmen, Filistin lideri Yaser Arafat’tı.
Burada söylenmek istenen, İran'ın Filistin kartını ele geçirmesi ve Filistinli askeri hareket liderlerinin baştan beri İran devrimi kartını kullanmasının “ani gelişen” bir ilişki olduğudur. Bu ilişkide, öğrenci (İran devrimci unsurları) öğretmene dönüştü ve ilk öğretmeni, Filistin devrimi liderlerini yönlendirir hale geldi. Bunların her biri ayrı telden çalıyor, ancak makam aynı!