Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Bir suç, kabahat değil

Kuruluşundan beri Lübnan, yorumcular, analistler ve imajına leke sürmek isteyen herkes için sürekli bir malzeme kaynağı olmuştur. Bu alanda yalnız da değil. Nerede bir kriz veya olay varsa, orada yorum, analiz ve günlük bir kelime seli, tartışmalar, sözlü atışmalar ve yaygın bir ifade kolaylığı vardır.

Lübnan hakkında yazılan ve söylenenlerin çoğu, yargılamayı gerektiren türdendir. Bazıları iki satırdan uzun olmayan analizler, Lübnan'ın varlığının devamını sorguluyor ve çöküşüne işaret ederek, varlığının tarihsel ve coğrafi bir hata olduğunu hatırlatıyor.

Henüz devleti kurulmamış olan Filistin, bir asırdır var olan Lübnan devletinden daha fazla saygı görüyor. Lübnan'a yönelik muamele, küçümsemeden hor görmeye kadar uzanıyor. Söylemeye gerek yok ki, bütün normlara meydan okuyan bu davranış, tamamen Lübnan'a özgü, kendi zehirleri, nefreti ve nihilizmiyle zenginleştirilmiş bir olgudur.

Lübnan yargısı, başka bir ülkeyi veya etkili bir politikacıyı karalayanları yargılamakta hızlıdır, ancak devletin kalbine, varlığına ve bekasına her gün ateş edenler cezasız kalıyor. Burada yeni bir şey yok.

Bunlar, özellikle böylesine parçalanmış bir durumda olan zayıf devletlerde utanmazca uygulanan eski alışkanlıklardır. Ancak zayıflık ne kadar sinsi olursa olsun, birçok durumda vatana ihanete varan boyun eğdirme ve ihanet dili hoş görülmemelidir.

Lübnanlılar neredeyse sürekli olarak bölünmüş durumdadır ve bu bölünmeyi hükümette, parlamentoda ve medyada ifade ederler. Bu onların temel haklarından biridir. Ancak kendilerini bu kadar aşağılayıcı bir şekilde ifade etme hakları yoktur. Kibar sessizlik, zayıf hitabetten daha iyidir.