Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Mekke zirvesi: Önce güvenlik

Üçlü Mekke zirvesinden çıkan sonuç, üç büyük İslam ülkesinin benzeri görülmemiş bir savunma ittifakına girmesidir. Uzun bir “büyük güçler” döneminden sonra, “orta-büyük güçler”e doğru bir kaymaya tanık oluyoruz. Son gelişmeler, özellikle Pakistan'ın önde gelen bir ülke olarak öne çıkması, dünya çapındaki stratejistleri şaşırttı.

Mekke zirvesinde bütün eski kapılar açıldı ve bölge halkına, güvenlikten başlayarak iş birliği potansiyelinin sınırsız olduğu hatırlatıldı.

Bugün Pakistan, böylesine önemli rol için beklenmedik bir aday. İki rakip ülke olan Afganistan ve Hindistan'ın sınırlarında yer alması da dahil olmak üzere birçok meydan okuma ile karşı karşıya. Pakistan, geçen yıl aralarında yaşanan çatışmaya benzeyen çatışmalara ek olarak, Hindistan ile dört kez tam ölçekli savaş yaşadı.

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki devam eden savaş, Arap Körfezi ile hayati ve karmaşık komşuluk arasındaki içsel karşılıklı bağımlılık konusunda hiçbir şüphe bırakmadı. Hürmüz ve Bab’ul Mendeb'deki olayların ardından, bölgenin kaderi ve çıkarları tek bir varlıkmış gibi iç içe geçti ve son çatışmalar, birçok kişinin bir gün ortaya çıkacağını beklediği sorunları gün yüzüne çıkardı.

En büyük sürpriz, İslamabad'ın arabulucu olarak değil, ortak olarak görünmesi oldu.