Faysal Muhammed Salih
Sudan eski Enformasyon Bakanı
TT

ABD yaptırımlarının ne faydası var?

ABD Hazine Bakanlığı'nın OFAC olarak bilinen Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi, Sudan'da barışı, güvenliği ve istikrarı baltalamadaki rolleri nedeniyle Sudan İslam Hareketi Genel Sekreteri Ali Karti ile Hızlı Destek Güçlerine bağlı iki şirkete yeni yaptırımlar uygulayacağını duyurdu. Bu, savaşın başlangıcından bu yana alınan üçüncü yaptırım kararı. Daha önce ilk olarak Hızlı Destek Kuvvetleri'ne bağlı şirketlere yaptırım uygulanmış. İkincisinde ise Hızlı Destek Kuvvetleri'nin ikinci adamı, Hızlı Destek Kuvvetleri Komutan Yardımcısı ve Muhammed Hamdan Daklu'nun (Hamideti) kardeşi General Abdurrahim Daklu hakkında yaptırım kararı alınmıştı.

OFAC'ın basın açıklamasında, bu yaptırımların alınmasının nedenleri şöyle gerekçelendirildi: " Karti, sivillerin liderliğindeki eski geçiş hükümetini zayıflatma ve siyasi anlaşma sürecini raydan çıkarma dahil, Sudan'ın tam demokratik dönüşüme yönelik ilerleyişini engellemeye dönük çabalara öncülük etti. Bu da 15 Nisan 2023'te Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında çatışmanın patlak vermesine katkıda bulundu. O ve diğer radikal Sudanlı İslamcılar, Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki mevcut savaşı sona erdirmek için ateşkes sağlama çabalarını engellemeye çalışıyor ve Sudanlı sivillerin Sudan'da demokratik geçişi yeniden tesis etme çabalarına karşı çıkıyorlar.”

Böylece Karti, Sudan'ın barışını, güvenliğini veya istikrarını tehdit eden eylem veya politikalardan sorumlu veya suç ortağı ya da bunlara doğrudan veya dolaylı olarak katılan veya katılmaya teşebbüs eden biri olarak sınıflandırıldı. Açıklamada, son kararda listeye dahil edilen iki kuruluşun, Sudan'daki çatışmadan gelir elde eden ve çatışmaya katkıda bulunan Hızlı Destek Güçlerine bağlı şirketler olduğu belirtildi. Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Hazine Müsteşarı Brian E. şunları söyledi: "Bugünkü işlem, Sudan'da barışçıl ve demokratik bir çözüm bulma çabalarını baltalayanlardan hesap soruyor. Bu çatışmayı kişisel kazançları için sürdüren aktörleri hedef almaya devam edeceğiz.”

Bu hamle, her zamanki gibi yaptırımların nedenleri, anlamı ve etkinliğinin kapsamı hakkında bir dizi soruyu gündeme getirdi; özellikle de Sudan’ın bir ülke, hükümet ve bireyler olarak ABD yaptırımlarıyla uzun geçmişe sahip olduğu göz önüne alındığında.

Sudan, aşamalı olarak ABD yaptırımlarına maruz kaldı. İlk yaptırımlar, o dönem Turabi-Beşir rejiminin köktendinci eğilimlerinin ortaya çıktığı ve dünyanın her ülkesinden radikal İslamcı sembollere kucak açıldığı 1990'ların başında uygulandı. Yaptırım kararı terörle mücadele kanunları kapsamında alınmıştı ve bir dizi terör eyleminin ardından birçok kez sertleştirilmişti.

İkinci yaptırım paketi Darfur'da çatışmaların tırmanması, insani koşulların kötüleşmesi ve sivil halka yönelik ihlallerin artmasının ardından geldi. Ülkeye yönelik bu iki yaptırım paketi, özellikle BM Güvenlik Konseyi'nin Sudan hükümetine benzer yaptırımlar getirmesinin ardından sıkı bir kuşatma oluşturdu. Sudan ekonomisi bu yaptırımlardan büyük ölçüde etkilendi ve yedek parça eksikliği nedeniyle bazı ekonomik, sanayi ve hizmet sektörleri sekteye uğradı. Batılı ülkelerden gelen doğrudan dış yardımlar kesildi. Bankacılık sektörü de dış ticaret operasyonlarının ve yabancı banka transferlerinin aksamasından büyük ölçüde etkilendi.

Ali Karti, Ulusal Kongre ve İslam Hareketi'nin aktif liderlerinden biri olarak kabul ediliyor. Beşir rejiminde siyasi, ekonomik ve güvenlik konularında rol oynadı, bir dönem dışişleri bakanlığı yaptı. Aynı zamanda Sudan'ın en zengin iş adamlarından biri. Rejimin devrilmesinden sonra örgütün liderliğini üstlendi ve uzun süre saklandı. Daha sonra Ekim 2021'de sivil hükümete yapılan askeri darbenin ardından ortaya çıkarak birçok siyasi ve sosyal faaliyette yer aldı. ABD'nin Karti'ye yönelik yaptırımları, Karti'nin General Burhan ile güçlü bir bağa sahip olduğu, savaşın devamı, müzakerelerin reddedilmesi yönünde çağrıda bulunan akıma öncülük ettiği yönündeki bilgileri destekliyor.

Ancak birçok gözlemci için acil soru şu: Bu yaptırımların faydası nedir ve Sudan'daki siyasi durumun gidişatı üzerinde önemli bir etki yaratır mı?

Bu kararların asıl etkisinin ekonomik yönden ziyade siyasi yönde olduğu açıktır. Ali Karti'nin siyasi bilgisi nedeniyle, Amerikan bankaları ve ekonomik çıkarları ile hiçbir ekonomik ilişkisi, bağlantısı bulunmadığı kesin. Dolayısıyla ekonomik ve ticari çıkarları çok fazla etkilenmeyecek ancak yaptırımların ardındaki siyasi mesaj önemli.

ABD'nin tutumu, geçiş döneminde atmosferi zehirlemekten ve savaş durumuna hazırlamaktan İslam Hareketi’ni sorumlu tutan eğilimi destekliyor. İslam Hareketi’ni savaşın devamını isteyen eğilimi benimsemekle ve barışçıl çözümlere ulaşmaya yönelik tüm müzakere çabalarını engellemekle suçlayan görüşleri teyit ediyor. Cidde Platformu müzakereleri başlama aşamasında ise bu mesaj, müzakerenin önünde engel oluşturabilecek veya hükümet tarafına katılımdan kaçınması için baskı uygulayabilecek taraflara açık bir uyarı taşıyor. Hatta bunun ötesine geçerek hükümet tarafına, yaptırımlar herkese ulaşmadan önce Karti grubuyla ittifakını bozması için bir mesaj da iletiyor olabilir.