Mustafa Fahs
TT

Şera, Sudani ve açıklamaları

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı arayarak yeni Suriye hükümetinin kuruluşunu kutlama girişimi, Şam ve Bağdat'taki Baas rejimleri tarafından kurulan ve iki halk arasındaki tüm insani, sosyal, kültürel ve dini bağları neredeyse yok eden ideolojik düşmanlığa dönüşen onlarca yıllık siyasi düşmanlığın ardından iki hükümet arasındaki güveni yeniden inşa etmeye yönelik cesur bir adım.

Her iki taraf da çok acı çekti. 2003 yılından bu yana Irak, Esed rejiminin gözetimi ve organizasyonu altında Irak'a terörist ihraç etmek için kullanılan Suriye koridorundan mustarip. Bu durum, 19 Ağustos 2009'da ‘Kara Çarşamba’ olarak adlandırılan olaylarla doruğa ulaştı. Eski Başbakan Nuri el-Maliki, Suriye rejimini saldırıyı düzenlemekle suçladı ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nden bağımsız bir soruşturma başlatmasını ve faillerin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) hesap vermesini istedi.

Sınırın diğer tarafında ise Suriye halkı, özgürlük talep ettikleri için halkına soykırım uygulayan Baas rejimini desteklemek amacıyla iç savaşa müdahale eden Iraklı ve Iraklı olmayan ideolojik silahlı grupların elinde büyük acılar çekti. Rejimin ömrünü birkaç yıl uzatmakla suçlanan bu gruplar, bu süre zarfında Suriye halkının unutmadığı katliamlar ve zulümler gerçekleştirdi.

İnsani ve etik açıdan bakıldığında iki Baas rejimi birbirinden ayırt edilemez ve aynı durum Sünni cihatçı Selefilik ve Şii cihatçı köktendincilik için de geçerlidir. Irak'ta 1991'deki ayaklanmaların bastırılmasından 2011'de Suriye halkının devriminin bastırılmasına kadar tüm zulümler din ve ideoloji adına işlenmiş, sadece Suriyeliler ve Iraklılar değil, tüm bölge halkları arasındaki bağları koparmıştır.

Telefon görüşmesine ve bunun çeşitli insani boyutlarına dönecek olursak, bu iyi niyet jesti iki halkın yaralarını sarmayı amaçlamaktadır. Şüphesiz bu, bölünmüşlük arasında köprü kurulmasını ve acı dolu tarihin ötesine geçilmesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca, birçok ortak çıkara sahip bir Arap ve İslam bölgesinde kilit geçiş noktaları olarak jeopolitik ve ekonomik bağları göz önüne alındığında, her iki başkentin de ihtiyaç duyduğu iyi komşuluk ve siyasi istikrar üzerine kurulu bir ilişki için zemin hazırlamaktadır.

Eş-Şera ve Sudani, diyaloğu sürdürmeye ve bunun getirdiği iç maliyetlere katlanmaya karar vererek olağanüstü bir cesaret gösterdi. Gerçekten de sınırın her iki tarafında, misilleme yapılmasını ve diplomatik bağların koparılmasını savunan sert tutumlar yaygın. Her iki tarafın attığı hızlı adımlar pragmatik esnekliği yansıtıyor. Bu gelişme Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri'nin Şam'a yaptığı ilk ziyaretle başladı ve bunu Iraklı siyasetçi İzzet Şahbandar'ın arabuluculuk çabaları izledi. Erbil'deki Kürt liderliği de bu konuda olumlu bir rol oynadı; Esed'in devrilmesinin arifesinde Suriye halkının kendi kaderini tayin etme hakkını yineleyen Iraklı lider Mukteda es-Sadr da öyle. Bu gidişat Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani'nin Bağdat ziyaretiyle devam etti ve Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'nın Bağdat'ta yapılacak Arap Zirvesi'ne katılımıyla daha da ilerleyebilir.