Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

İran, İsrail ve ABD... Yeni yıla endişe verici başlangıç

İran ile ABD arasında, bugünlerde İran şehirlerinde patlak veren tehlikeli gösterilerin gölgesinde bir söz düellosu yaşanıyor.

Ekonomik durumun ağırlaşması, İran para biriminin değer kaybı, fiyatların kontrolsüz biçimde artması ve geleceğe dair kaygı ve belirsizliğin yayılması nedeniyle protestolar düzenleniyor.

Bu gelişmeler sonucunda şu ana kadar güvenlik güçleri ile göstericiler arasında yaşanan olaylarda en az 7 kişi hayatını kaybetti.

ABD Başkanı Donald Trump dün Truth Social platformundaki hesabından İran’daki bu tehlikeli gelişmeye ilişkin yaptığı açıklamada, ülkesinin İran’daki barışçıl göstericileri kurtarmak için harekete geçmeye hazır olduğunu söyledi.

Buna karşılık İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, bölgedeki Amerikan askerlerine yönelik uyarılarda bulunarak şunları söyledi: “Amerikan halkı bilmelidir ki bu macerayı başlatan Trump’tır… Kendi askerlerini korumak onların sorumluluğudur.”

İranlı üst düzey güvenlik yetkilisi Ali Şemhani ise X hesabından yaptığı paylaşımda, “İran’ın güvenliğine asılsız bahanelerle uzanan ya da yaklaşan her el, ulaşmadan önce kesilecek ve caydırıcı, ağır bir karşılıkla yüzleşecektir” ifadelerini kullandı.

Trump da buna karşılık, “Müdahale etmeye hazırız, silahlıyız ve hazırlıklıyız” diye yazdı.

Bu protestolar, İran’da yakın dönemde yaşanan ilk gösteriler değil. 2019 ve 2022’de Mahsa Amini protestoları olarak bilinen dalgalar hâlâ hatırlanıyor.

Ancak bu gösteriler, bir tarafta İsrail ve ABD, diğer tarafta İran arasında yaşanan 12 günlük savaştan sonra ilk kez gerçekleşiyor. Söz konusu savaş sonrası, ulusal birlik duygusunun yükselmesiyle rejimin popülaritesi bir miktar artmıştı. Şimdi ise bu heyecan gerilemiş durumda. Bu da doğal bir durum. Çünkü insan sürekli alarm halinde kalamaz; geçim kaygıları, diğer tüm endişelerin önüne geçer. Nitekim meşhur sözde denildiği gibi: “Kalbimi ısır ama ekmeğimi ısırma.”

Rejimin ideolojik ve siyasi ajandası, insanları susuzluktan kurtarmıyor, açlıklarını gidermiyor, korkularını da ortadan kaldırmıyor. Bu yüzden son gösterilerde Tahran’ın merkezinden şu slogan yükseldi: “Ne Gazze ne Lübnan, canım İran’a feda.” Peki ya İsrail?!

İsrail televizyonlarının aktardığına göre İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, son iki yıldaki savaş tecrübelerinden yararlanarak çok cepheli bir savaş planı üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

Bazı yorumculara göre Netenyahu’nun İran’la savaş konusundaki sakin açıklamaları, İran kamuoyunu yatıştırma amaçlıydı. Ancak İsrail ordusu, İran’ın hâlâ tehdit senaryolarının başında yer aldığını açıkladı. Ayrıca ihtiyaç hâlinde Netenyahu’ya, İran’la savaşı yeniden başlatması için ABD’den bir tür izin verildiği yönünde yorumlar da yapılıyor. Peki İran cephesi ne diyor?!

İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, İran Radyo ve Televizyon Kurumu’na bağlı haber ajansına yaptığı açıklamada, İsrail ve ABD’yi birlikte tehdit ederek, “Bugün sahip olduğumuz kapasite, on iki günlük savaş sırasında sahip olduğumuzdan çok daha büyük” dedi. Bu yıl İran, İsrail ve ABD arasında daha büyük ve daha tehlikeli bir savaş mı göreceğiz?! Bu savaş ne zaman olacak?! Nasıl gerçekleşecek?! Bölgeye, hatta tüm dünyaya etkileri ne olacak?!

Bu, yeni yıl için son derece endişe verici bir başlangıç.