Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Bu, iki savaş arasındaki bir ara mı?

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da İran ve ABD heyetleri arasında ne yaşanacak? Önümüzdeki günlerde, Ortadoğu’daki savaştan çıkış için tanınan ‘iki haftalık süre’ boyunca -İran’da, İran’dan ve İran üzerine- neler olacak?!

Savaş neden patlak verdi? Gerekçeler açık:

- İran’ın nükleer silah elde etmesinin engellenmesi; bunun için de zenginleştirilmiş uranyumun kontrol altına alınması.

- İran füzelerinin, aralarında İsrail’in de bulunduğu Ortadoğu ülkelerini tehdit edecek menzillere ulaşmasının önlenmesi. Buna insansız hava araçlarının (İHA) kontrolü ve bölge ülkelerine yönelik saldırmazlığın güvence altına alınması da ekleniyor.

- Bölge ülkelerinin iç işlerine, milis gruplar üzerinden müdahalenin engellenmesi.

- Son olarak –bu yeni ve aynı zamanda tehlikeli bir başlık- İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden dünyayı baskı altına almasının önüne geçilmesi.

Savaş yaklaşık 40 gün sürdü; bu süre, 12 Gün Savaşı’nın neredeyse üç katına denk geliyor. Bu süreçte ABD ve İsrail tarafından yaklaşık 13 bin hava saldırısı gerçekleştirildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Tahran’ın ‘tarihi bir askeri yenilgi’ aldığını açıkladı. Cooper, “40 yılda kurulan bir orduyu 40 günden kısa sürede yok ettik” ifadesini kullandı. Açıklamasında ayrıca, “Yalnızca Pakistan’daki müzakereler için durduk, ancak operasyonlara yeniden başlamak için tamamen hazırız” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ı ateşkese zorlamak için ‘deli adam teorisi’ olarak bilinen yaklaşımı bir müzakere taktiği olarak kullanmadığını söyledi. Trump, müzakerelerin başarısız olması halinde ‘yıkıcı askeri saldırılar düzenlemeye gerçekten hazır olduğunu’ vurgularken, ABD’nin askeri kapasitesinin yalnızca yüzde 80’ini kullandığını ifade etti.

Peki askeri, istihbarî, teknolojik, siyasi, bilimsel, ekonomik ya da medya gücü bakımından ABD ile İran arasında bir karşılaştırma yapılabilir mi? Bu alanda iki taraf arasında bir denge bulunduğunu ileri sürebilecek makul bir gözlemci var mı?!

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ‘zafer’ ilan edebilir, Tahran sokaklarını yeniden ‘ilahi zafer’ afişleriyle donatabilir, yapay zekâ destekli videolar üretebilir. Ancak iki güç arasında gerçek anlamda bir kıyaslama yapmak mümkün görünmüyor.

Evet, DMO Körfez ülkelerine, Irak Kürtlerine, Ürdün’e ve diğer bazı aktörlere zarar verdi. Ancak bu zarar sınırlandırılabilir ve etkileri kontrol altına alınabilir mi?! Evet, hava savunma sistemi ve kendinden emin siyasi yönetim sayesinde bunun mümkün olduğu kanıtlandı.

Özetle: Savaşın çıkmasına yol açan nedenler ortadan kalkmadığı sürece, Pakistan’ın başkentinde yürütülen temaslar, 40 günlük savaşın ardından İran’la müzakereyi denemeye yönelik bir fırsattan ibaret. Eğer savaşın hedeflediği sonuçlar -kimi zaman söylemde yumuşatılarak ya da yeniden paketlenerek- elde edilemezse, çatışmaların daha sert ve daha yoğun biçimde yeniden başlaması ihtimali güçlü. Nitekim bugün ABD’de hem siyasi hem askeri çevreler bu yönde mesajlar veriyor.