Osman Mirgani
Şarku'l Avsat'ın eski editörü
TT

Trump ve ABD demokrasisinin sınavı

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 29 Ocak’ta yayınladığı ‘Yolsuzluk Algı Endeksi’nde ABD’nin gerileyerek, yıllardır ilk defa G20 listesinin dışına çıkması dikkat çekiciydi. Şeffaflık Örgütü, yaptığı açıklamada, ABD’nin kurallara ve dengelere dayalı sistemini tehdit eden tehlikelere ve yönetimin en üst düzeyinde etik standartların kötüleşmesine şahit olduğu bir zamanda gerilemenin yaşandığına işaret etti.
Macaristan gibi bazı Avrupa ülkelerine ve Başkan Donald Trump’a yönelik açık eleştirilerin görüldüğü endekste, Uluslararası Şeffaflık Örgütü Başkanı Delia Ferreira Rubio, demokratik kurumların despot ya da popülist eğilimli liderler tarafından tehdit edildiğinin altını çizdi. Yine Ferreira Rubio, medya organlarına yönelik saldırılardan, bu saldırıların medyanın faaliyetleri üzerindeki etkisinden, demokratik kuralları ve dengeleri yok etme girişimlerinden bahsetti.
ABD’de birçok kişi de bu konuda hemfikir. Bazı yetkililer ve çok sayıda akademisyen, Başkan Trump’tan işleri yürütme üslubundan, Kongre ve medyayla gergin ilişkilerinden, yargıya yönelik eleştirilerinden, kendi yönetim erkânını bile şaşırtan politikalarından ve Twitter’daki tartışmalı paylaşımlarından dolayı Amerikan demokrasisinin ve kurumlarının büyük bir sınavla karşı karşıya olduğunu düşünüyor. Zira bu durum, kendi yönetimi içerisinde bile birçok sürtüşmelere yol açtı ve çok sayıda üst düzey yöneticinin istifa etmesine ya da görevden uzaklaştırılmasına neden oldu. Brookings Enstitüsü’nün yaptığı araştırmaya göre üst düzey yöneticilerin ve danışmanların yüzde 65’i hem Başkan’ın politikaları ve işleri yürütme keyfiyeti hem de onun davranışları nedeniyle, Trump’la anlaşamamasından dolayı mevcut yönetimin ilk iki yılında Beyaz Saray’dan ayrıldı.
Yolsuzluk Algı Endeksi’nde ABD’nin gerileme kaydetmesi, iktidardaki ilk gününden itibaren Trump yönetimini kuşatan gerilim ortamında iç politika krizinin boyutunu yansıtıyor. Öyle ki söz konusu krizin gelecek dönemde daha da artması öngörülüyor. Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu sağlamasıyla birlikte Trump yönetimi, bir dizi çekişme ve soruşturmalarla karşı karşıya kalacağı zor günlere hazırlanıyor. Öyle ki 2020 başkanlık seçimleri için erken hazırlıkların başladığı bir dönemde, yönetim felce uğrayabilir. Kongre’de Demokratlar ile Trump arasındaki ilk çatışmalar, ABD tarihinde federal hükümetin kısmen en uzun süre kapanmasına neden oldu. Kapalılık süresi, geçtiğimiz Cuma günü geçici olarak sona erdi. Öte yandan Başkan Trump’ın Meksika sınırına inşa etmeyi vaat ettiği ve seçim kampanyasının ana sloganına dönüştürdüğü duvar için talep ettiği fonla ilgili tartışmalar devam ediyor. Belki de federal hükümetin yeniden açılması, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin dayatmasıyla bir hafta ertelenmesinin ardından, Trump’ın 5 Şubat’ta Kongre’deki ortak oturumda yapacağı ertelenmiş ‘Birliğin Durumu’ konuşması için yeni bir tarihin belirlenmesine olanak sağladı. Fakat ateşkesin geçici olduğu ve duvar inşa fonuyla ilgili çatışmanın devam edeceği konusunda bir nevi görüş birliği var.
Trump, duvar fonu için 5,7 milyar doların bütçeye dâhil edilmesini şart koşuyor. Demokratlar ise sınırı ve ulusal güvenliği korumak için daha etkili başka yolların olduğunu belirterek, bunu tamamen reddediyor. Sihirli bir ortak çözüme ulaşılamazsa, 15 Şubat tarihinde belirlenen sürenin sona ermesiyle birlikte federal hükümet yeniden kısmen kapanacak. Diğer çözüm ise yetkisine dayanarak Kongre’nin onayına ihtiyaç duymadan hükümet harcamasının diğer maddelerinden fonları çekecek şekilde Trump’ın duvar meselesini ulusal acil bir durum olarak açıklamaya gitmesidir.
Trump’ın ne yapacağını bir kenara bırakalım. Anketler, hükümet krizinin siyasi kurumların imajını büyük ölçüde sarstığı gibi Trump’a da zarar verdiğine ve diğer faktörlerle birlikte Trump’ın popülaritesinin gerilediğine işaret ediyor. Gallup Enstitüsü’nün araştırmasına göre iki yıllık başkanlık dönemine denk gelen bu süreçte Barack Obama, George W. Bush, Bill Clinton ve George H.W. Bush’la karşılaştırıldığında Trump’ın popülaritesi daha düşük sayılmaktadır. Şöyle ki Obama’nın yüzde 50, oğul Bush’un yüzde 58, Clinton’ın yüzde 47 ve baba Bush’un yüzde 64’lük popülarite oranları karşısında Trump, yüzde 37’lik bir orana sahip. Trump’ın halen cumhuriyetçi tabanında geniş bir desteğe sahip olduğu doğru. Ancak bu, geri kalan başkanlık döneminde karşı karşıya kaldığı zorluklar ortamında ikinci başkanlık döneminin hayalini gerçekleştirmek için yeterli olmayacak. Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) Eski Başkanı Robert Mueller’in 2016 ABD başkanlık seçimlerinde Rusya’nın müdahalesine ilişkin yürüttüğü soruşmanın sonuçları, Trump’ın karşı karşıya kaldığı en tehlikeli zorluklardan birisidir. Mueller, Trump’ın seçim kampanyasında güvenlik ve istihbarat organlarının görüş birliğine vardığı müdahaleden yararlanmak için Ruslarla işbirliği yapıp yapmadığını ya da koordineli çalışıp çalışmadığını araştırıyor.
Mueller’in soruşturmasının sona yaklaştığına dair birtakım işaretler mevcut. Adalet Bakanı Vekili Matthew Whitaker, bu hafta başında yaptığı açıklamada, Mueller’in soruşturmalar hakkında kendisine kapsamlı bir brifing verdiğini ve raporun son halini en kısa sürede teslim almayı umduğunu söyledi. Amerikan medya organları da Mueller’in komisyonunun çalışmalarının sona yaklaştığına dair öngörüde bulundu. Komisyon, çalışmalarında 37’den fazla kişi ve kuruluşa suçlamalarda bulundu. Bunlardan 7’si kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etti ve 4’üne hapis cezası verildi. Bunlar arasında Paul Manafort ve Avukat Michael Cohen gibi Trump’a ve kampanyasına yakın kişiler vardı. Son zamanlarda yöneltilen suçlamalar arasında Trump’ın en yakın danışmanlarından Roger Stone da yer aldı. Yardımcılarından ikisi, soruşturma sırasında Stone’un son başkanlık seçim mücadelesinde Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton’ı hedef alan haberlerde Wikileaks’ın kurucusu Julian Assange’le işbirliği yaptığı iddiasında bulundu.
Mueller, Başkan’ın geleceği ve ikinci başkanlık dönemi beklentileri için belirleyici olacağı nihai raporunu açıklamadan önce Trump’ın etrafını ağlarla örmüşe benziyor. Aynı şekilde Demokratlar da Trump’ın vergi ve mali işleriyle ilgili soruşturma açmaya hazırlanıyor. Bu da ABD ve demokratik kurumları için ve özellikle de bir açıklamasında Abraham Lincoln hariç kendisinin bu görevdeki en iyi başkan olduğunu söyleyen Trump için zorluklarla dolu olacak gibi görünen bir yılda, Beyaz Saray’ın üzerindeki kuşatmayı daha da artıracaktır.