Aşırı Araplaşmış Rusya

Aşırı Araplaşmış Rusya

Çarşamba, 12 Şubat, 2020 - 07:45
Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar

Rusya, bugün, Suriye’den Libya’ya tüm Arap sahalarındaki aşırı nüfuzu nedeniyle neredeyse bir Arap ve Müslüman Ortadoğu ülkesidir.

Putin Rusyası, bugün, Suriye, Libya, İran ve diğer meselelerde temel bir aktördür. Bu durum, neden, nasıl ve ne zaman oldu?

Bu sorunun cevabı, eski ve modern çağlarda dallanıp budaklanmaktadır. Bunun için Arap ve Müslümanların atalarının Rusya’ya ‘Moskof Diyarı’ adını verdikleri günlerdeki İvan Vasiliyeviç ya da yaygın adıyla Korkunç İvan’dan Birinci Aleksandr, Büyük Katerina, Birinci ve İkinci Nikolay’a büyük Rus çarlarını hatırlatmamıza gerek yok. Bu çarların dönemlerinde Rusya’nın hayali, Akdeniz sularına ulaşmak ve Karadeniz’in boğazlarını kontrol etmekti. Dünyadaki Ortodokslara ve kutsal topraklar Filistin’deki haklarına karşı dini bir sorumluluk duygusuna sahipti.

Bugün Putin Rusyası’nın söz konusu yayılmacılığının çağdaş bir nedeni daha var. O da Barack Obama ABD’sinin Rusya’nın Tayga Ormanları kurdu Vladimir Putin’i saldırıya geçmeye teşvik eden gevşek, geri çekilmeci, terkedeci politikasıdır. Nitekim Putin de bunu yaptı.

Fakat Rusya’nın hem Asya hem de Afrika’daki Arap meselelerine bu yakınlığına bir neden daha bulabilir miyiz?
Aşağıda belirteceğim kitabı okumaktan zevk alırken o zamanın diliyle konuşan şu ilginç metni buldum:

“Rusya, Birinci Aleksandr döneminde mükemmel bir siyasi konum kazandı ancak Fransız Devrimi ve Napalyon Savaşları’na rağmen sanki başka bir kıtadaymış gibi kaldı.”

Devam edelim:

“Doğrusu Rusya, Avrupalı bir devletten çok Asyalı bir devlet sayılıyordu. Avrupa topluluğuna ancak Petrograd (St. Petersburg), Finlandiya ve Varşova’yı (Polonya) ele geçirdiğinde girdi. Sosyal açıdan Avrupa’dan çok farklıydı. Batı Avrupa’da serf sistemi (toprakla birlikte köylülerin de miras alınması) yok olurken Rusya’da temelleri hala çok güçlüydü. Avrupalı uluslar fabrikalar kurmaya gayret ederken Rusya tarımla yetiniyordu. Topraklar soylulara aitti ve köylüler toprak gibi bu soyluların malı sayılıyorlardı. Orta sınıf ise neredeyse hiç yoktu. Kamuoyunun yokluğu ve ülkenin doğasından kaynaklanan izolasyon nedeniyle reform neredeyse imkansızdı.” (Kitap: 19. Yüzyıl Tarihi ve Büyük Savaş’ın Sonuna Kadar Kendisini Takip eden Hadiseler. Yazar: Muhammed Kasım- Hüseyin Hüsni Sayfa: 152)

Bu kitap, kaynak bir kitaptır. Yazarları 1919 devriminden önce yazmaya başlamış ve bunun için birçok Batı ülkesini ziyaret etmişlerdi. Orjinal kaynaklara ve kişisel araştırmalarına güvenmişlerdi. Bu sayede kitap, önemli bir referans kaynağı ve ders kitabı oldu. Öyle ki, 20’inci yüzyılın ilk yarısında Mısır’ın önde gelen politikacılarından İsmail Sıdkı Paşa’nın üyelerinden olduğu Mısır Sanayi ve Ticaret Komitesi, on yıllar boyunca ülkenin ‘ekonomik anayasası’ haline gelen Mısır belgesini hazırlarken referansları arasında bu kitaba da yer vermişti. Bu bilgiyi bize, kitabı yayına hazırlayan Tarık Rıdvan veriyor.

Dolayısıyla, Ruslar bugün Arap ve İslami metinlerde yoğun ve aşırı bir şekilde yer alıyorsa belki de bizim açımızdan: Aşina ve bilindik oldukları içindir. 


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya