Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

​Tarihi Değiştirenler: Anthony Eden’in ardından

Harold Macmillan, 1957 yılında başbakan olduğu zaman Birleşik Krallık, imparatorluğun kuruluşundan bu yana yaşanan en kötü siyasi ve sosyal bir durumundaydı. Süveyş'teki başarısız savaş ülkeyi böldü ve ABD ile olan özel ilişkiler kuruluş tarihi olan 1776'dan bu yana en düşük seviyeye indi. İngiliz Milletler Topluluğu diğer seçenekleri düşünüyordu. İngiliz sterlini tehlikedeydi. Muhafazakar Parti dağılmıştı ve lideri yoktu.
Bunların hepsi, Maurice Harold Macmillan’ın 10 Downing Street'e gelmesiyle birlikte birkaç yıl içinde değişti. Macmillan, dünyanın en büyük yayınevlerinden birinin sahibi olan İskoçyalı bir kitap satıcısının torunudur. Annesi ise Kentucky’den ABD’li bir doktorun kızıydı.
Macmillan, annesinin hayatı üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu söylerdi. Theodore Roosevelt’in de annesi öyleydi. Kendisinin yüksek pozisyonlara gelmesinde teşvikte bulunmuştu. Macmillan’ın annesi, onun İngilizceden önce Fransızca öğrenmesini sağladı. Bundan dolayı Macmillan, Fransız sanatlarını, edebiyatını ve yaşam tarzını seven az sayıdaki İngiliz liderden biriydi. Fas'ta bir uçak kazası geçirip de gözlerini hastanede açtığında ilk kurduğu cümle şuydu: “Anneme iyi durumda olduğumu söyleyin.” Sonra annesinin altı yıl önce ölmüş olduğunu hatırladı.
Macmillan, İngiltere tarihinin en kültürlü liderlerinden biriydi. Birinci Dünya Savaşı sırasında ciddi bir şekilde yaralandığını ve askerlerden ayrıldığını gördüler. Birkaç saat sonra ise onu bir hendekte Yunan dilinde Akhilleus’u okurken buldular. 9. Devonshire Dükü Victor Cavendish'ın kızı Lady Dorothy ile evlendiği zaman Kraliçe’nin akrabalarından ziyade İngiliz yazar ve şair Thomas Hardy’in düğününde bulunmasından daha çok memnun olduğu söylenir.
Macmillan hükümet içerisinde Süveyş saldırısı ile ilgili olarak Eden’in projesini destekliyordu. Bakanlık döneminde her ne kadar iyi bir intiba bırakmasa da başbakan olduktan sonraki başarıları tüm İngilizleri şaşırttı. Macmillan, fotoğraflarda göründüğünden çok daha uzundu ve 10 Downing Street'ten geçenler arasında en az zarif olanıydı. Fakat bununla birlikte oldukça alçakgönüllüydü. Onun alçakgönüllülüğü, önünde sadece bir polisin durduğu başbakanlık konutu ile uyum içindeydi.
Macmillan, İngiliz sömürgelerine bağımsızlık verme politikasını savundu. Özellikle 1958 yılında Cape Town'da ‘Değişim Rüzgarları’ başlığıyla yaptığı konuşmada bunu dile getirdi. 1963 yılında İngiltere'yi Avrupa ortak pazarına dahil etmeye çalıştı, ancak Charles de Gaulle'ın muhalefeti nedeniyle başarısız oldu. Bununla birlikte Macmillan'ın Muhafazakar hükümetindeki Savaş Bakanı John Profumo ile ilgili yaşanan bir skandal ve hastalığında etkisiyle istifa etmek zorunda kaldı. Bundan sonra kendini anılarını yazmaya verdi. Earl of Stockton unvanını aldı. 1986 yılında 85 yaşındayken vefat etti.
Görüşmek üzere…