Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Öğretmen nerede?

Gelecekte okulların ve üniversitelerin öğretmensiz olacakları söyleniyor. Bu durumda nelerden tasarruf edilebileceğini bir düşünün: Okul taksitleri, yolculuk, ulaşım, yemek ve öğrencilerin kaldığı yurtların taksitleri. Bunun sayısız faydalarına karşın tek bir kötülüğü var; hayatınızda Taha Hüseyin, İhsan Abbas, Abdurrezzak el-Seyyid, Şakir Mustafa (Suriyeli), Velid el-Halidi, Charles Malik gibi öğretmenler olmayacak.
Bilim özgür ve serbesttir. Eğitim’e gelince, var olma ve katılım yani karşılıklı iletişime ihtiyacı vardır. Öğretmenin öğrencinin hayatındaki rolü büyüktür. Fiziki olarak var olan bir öğretmen, öğrencilerinin kafalarındaki soru işaretlerini giderir ve açıklar. Zihinlerine yıllar içinde meyve verecek tohumları eker. Doğruyu gösterir, gözetir ve öğrenme sevgisini aşılar. Bilginin sahipleri ve öğrencilerle dolu ve bir öğrenme ortamı olan üniversitelerden uzakta, evdeki bilgisayar, bilgileri okuduğunuz bir duvar gibidir. Oysa bir öğrenci, arkadaşlarından, tartışmalardan, görüş alışverişlerinden ve seminerlerden ne kadar çok şey öğrenir.
Uzaktan eğitimin kendisi düşünce olarak yeni değil. Yazışma ve açık öğretim fikri uzun zamandır uygulanıyor ve doğrudan eğitimin maliyetlerini karşılayamayanlar için mükemmel bir çözüm. Bu konudaki örnek üniversitelerden biri de, merhum Talal bin Abdulaziz’in inşa ettiği üniversitedir. Doğrusu Talal bin Abdulaziz büyük bir adamdır ve Nobel komitesi, eğitim alanındaki eserleri onun dünya çapındaki eserleri kadar olmayan kimselere ödül verirken ona ödül vermeyerek kendisine haksızlık etmiştir. Ama bu haksızlığı düzeltmek halen mümkün. Talal bin Abdulaziz’in inşa ettiği eğitim kurumları faaliyetlerini sürdürüyorlar ve gelecekte sürdürmeleri için de BM’ye emanet edilmiş bulunuyorlar. Koronavirüs salgını yaşanmamış olsaydı bile, dünya tıp ve ameliyatlar dahil her alanda hızla uzaktan alternatiflere yöneliyordu. Ancak, en güven verici olanı yakınlıktır. Var olmaktır. Orijinal tablo ile nakledilen arasındaki fark hala çok büyük. İnsanın bir yerde var olması ile uzakta olması arasındaki fark gibi.
Gelecekte Oxford, Harvard ve Bristol gibi üniversiteleri, eğitim görevlileri ve öğrenciler olmadan, bomboş bir şekilde hayal edin. Profesör yerine sesiyle tartıştığınızı ve iletişim kurduğunuzu düşünün. Beyrut Amerikan Üniversitesi gibi güzel bir üniversitenin amfisi yerine eğitim yıllarınızı evinizin salonunda, mutfağında ya da bir parkta geçirdiğinizi hayal edin.
Kalem ve kağıdın yokluğuna, güzel bir kitabın aydınlık bir ekrana, kütüphaneleri İpad veya küçük bir telefon ile ziyaret etmeye alıştığı gibi dünya, buna da alışacaktır. Koronavirüs salgınının tek yaptığı, eğitim araçlarındaki değişimi hızlandırmaktır. Yoksa örneğin Londra’da zaten kitapevleri kapanıp yerlerini marketler alıyordu. Geçmişte, The New York Times gazetesinin ilk önce bilimsel bilgilerin yer aldığı arka sayfası okunurdu. Şimdi, dolmalar, kızartmalar, Tayland çorbası ve kırmızı acılı biberler gibi renkli fotoğraflı yemek tariflerinin sayfası oldu.