ABD ile İran arasındaki askeri tehditler, İran'ı ağır yaptırımlarıyla yıllarca geriye götüren ABD Başkanı Donald Trump'ın görev süresinden geriye kalan kayıp zamanda yaşanıyor. Trump ayrıca kararlılığı ve sağlam duruşuyla İran rejiminin bütün hesaplanamaz maceralarını durdurdu. Rejimin kendisine bağlı terör örgütleri ve milisleri destekleme gücünü azalttı. İki taraf da Trump’ın ikinci dönem başkanlığı olacağını tahmin ediyor ve buna hazırlanıyorlardı. Fakat sürpriz yaşandı ve Demokrat Partili Joe Biden kazandı. Bu nedenle iki taraf da kayıp zaman dolmadan önce kritik puanlar kaydetmek istiyor gibi görünüyor.
Bir yanda Başkan Trump, dönemini taçlandırmasını ve İran’a karşı güçlü politikalarının meyvesini toplayacağı son misyonunu yerine getirmek istiyor gibi görünüyor. Diğer yandan İran, takipçilerine ve dünyaya halen kaos ve terör yaratabileceğini, vekaleten ve bizzat iç savaşlar çıkarabileceğini, intikam alabileceğini göstermek istiyor. Böylelikle bir sonraki ABD Başkanı Biden ile ilişkilerinin taşlarını döşüyor. Görev süresi başlamadan önce onu korkutup zayıflatabileceğine inanıyor.
Bölgede savaşa dair göstergeler var mı? Cevap iki yönlü; bilgiler “evet” diyor, ama akıl “hayır” diye karşılık veriyor. Paylaşılan bilgiler, çelişkili açıklamalar ve askeri hamleler, bir şeylerin yaşandığını ve her iki tarafın da buna hazırlandığını gösteriyor. Akıl ise hiç kimsenin bölgede yıkıcı ve uzun olabilecek bir yeni sıcak savaş istemediğini söylüyor. İran rejimi herhangi bir yanlış hareketinin kendisine pahalıya mal olmasından, bir noktada rejimin devrilmesine sebep olmasından gerçekten korkuyor. Buradan hareketle İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, ABD’nin sorumluluğu İran rejimine yüklenecek bir eylem planladığı açıklamasını yaptı. Ne var ki Zarif bu açıklamayı yaparken, İran Devrim Muhafızları komutanlarından da tehdit dolu açıklamalar geliyordu.
İran destekli terörizmin son dönemde bölgede azalmasının nedeni, ABD’den duyduğu korku, rejimin doktrininde, politikasında ve stratejisindeki bir değişiklik değil. Bu nedenle İran ve milislerinin Arap ülkelerinde yeniden artan aktivizmleri rahatlıkla gözlemlenebilir. Yakında onlara DEAŞ ve el Kaide vb. terör örgütleri de katılacaktır. Önümüzdeki aylar, İran rejiminin sabotaj, yıkım ve nükleer silahlarla dünyayı tehdit etme yeteneğini yeniden kazanması için Şii ve Sünni terörizminde tırmanışa tanık olacaktır.
İran’a bağlı milislerin ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’ni roketlerle hedef alması bir ipucu, yeni hükümet Aden Havaalanı’na ulaştığında, Yemen'deki Husi milislerine liderlik eden İranlı komutanlar tarafından planlanan ve bu yerel iş birlikçileri tarafından gerçekleştirilen füze saldırısı da bir başka ipucudur. Bu ikisi, Başkan Trump'ın başkanlıktan tamamen ayrıldığı ve artık hiçbir karar alamayacağından emin olduğu anda İran’ın, yeniden terör ve kaos yaymaya başlamak için hazır bir planı olduğuna delalet ediyor ve günler de bunu gösterecektir.
İran, Irak devletini reforme etme ve güçlendirme konusunda ısrar eden güçlü bir ulusal Başbakan’ın göreve gelmesiyle son dönemde Irak'ta kaybetti. Yemenli tarafların Riyad Anlaşması’nı uygulamaya karar vermelerinin ardından Yemen'de kaybetti. İsrail ordusunun milislerine indirdiği acı verici darbelerin ardından Suriye'de kaybetti. Yaptırımların sonucu olarak ekonomik düzeyde çok şey kaybetti. Rejimin koronavirüs ile yüzleşmedeki apaçık acizliğinin ardından sosyal olarak kaybetti. Irak ve İran'da bazı sembollerini koruyamayan güvenlik aygıtının zayıflığının ortaya çıkmasıyla kaybetti. Kısacası kayıpları toptan, zayıflığı aşikar. Bu nedenle, ABD ve büyük ülkelerin önümüzdeki dönemde herhangi bir tırmanmaya karşı net bir pozisyonu olmadığı müddetçe, ses getirecek bir geri dönüş planlıyor. Yemen’deki tüm Suudi ve Arap Koalisyonu başarıları, İran rejimi için ağır kayıplar. Havaalanı saldırısının da yeni hükümeti başarıya giden yolu tamamlama, Yemen devleti ve halkını İranlı Husi milislerinin pençesinden kurtarma kararlılığını artırdığı açık. Yemen’in Müslüman Kardeşler ve genel olarak siyasi İslam gruplarından kurtarılmasını reddeden kolları aracılığıyla Yemen’i İhvan (Müslüman Kardeşler) ile müttefik, Yemen’i tahrip etme ve yıkma projesine katılan küçük bir Arap ülkesine dönüştürmek için çabalayan İran rejimi, yola çıkan başarı trenini artık durduramaz.
İran rejiminin planlarının karşısına çıkacak en önemli engellerden biri, Trump öncesi aşamaya kolay kolay dönemeyecek olması. Bölgede birçok güç dengesi değişti. İran’ın kayıpları telafi edilemez. Bölge ülkeleri güçlü ittifaklar kurdular, siyasi ve ekonomik olarak güç denklemlerini değiştirdiler. Önemli dosyaların çoğunda art arda başarılar elde ettiler. İran rejiminin ise bu kayıplardan kurtulmak için yıllara ihtiyacı olacak ve eğer kendisine karşı yaptırımların sürdürülmesi konusundaki uluslararası uzlaşı değişmezse, acı çekmeye, kaos yaratma ve terör yayma kabiliyeti de zayıflamaya devam edecek.
İran rejiminin kayıplarına ilaveten, müttefiklerinin de art arda ve en az onun kadar kayıpları oldu. Mezhepçi projesiyle kaybeden İran’ın yanı sıra Türkiye çok şey kaybetti ve birden çok dosyada kaybetmeye devam ediyor. Türkiye'nin küçük müttefikleri ve siyasi İslam grupları da Arap ülkelerinin arka arkaya kazanımları karşısında kaybediyor. Libya, birlik ve bağımsızlığa, Türk müdahalesine ve paralı askerlerini sınır dışı etmeye doğru ilerliyor. Sudan, siyasi İslam'ın boyunduruğundan kurtuldu. Halkına ve Arap çevresine geri döndü. İsrail ile barış yolunda ilerliyor. Gasp edilmiş topraklarını komşularından geri alıyor, iki ülkenin çıkarlarını korumak için Mısır ile güçlü bir ittifak kuruyor.
Daha önce de Arap ülkeleri Mısır'ı Müslüman Kardeşler grubunun eline geçmekten, Bahreyn’i de İranlı iş birlikçilerden kurtarmayı başarmıştı. Irak, Suriye, Lübnan, Yemen ve Libya'nın da kurtarılması için çalışmalar devam ediyor. Koşullar olumlu ve veriler umut verici. Körfez ülkeleri koronavirüs ile mücadele ve kontrol altında tutmakta arka arkaya başarılar kaydediyor. Bu, onlara yakın gelecekte daha büyük rollerin yolunu açan hızlı bir iyileşme sağlıyor.
Koronavirüsle mücadeledeki her başarı, küresel ekonomiyi canlandıracak. Enerji fiyatları yeniden önemli oranlara yükselecek, bu da hızla güç, gelişme ve geleceği inşa etme çabalarına yansıyacak. Bütün planlar hazır, ancak küresel ekonomideki yavaşlama ve koronavirüsünün tüm dünyaya getirdiği yaşam değişikliği ile uygulamada yavaşladı. Kısacası, hızlı iyileşme yeteneği gücün bir göstergesi iken, yavaş iyileşme düşman projeler için bir felaket olacak.
Son olarak, Sünni terör örgütlerinin Irak, Suriye, Yemen ve Mısır'daki faaliyetleri bu yıl önemli bir gösterge olacak. Uluslararası siyasetin seyrini, bölgedeki ve dünyadaki güç mücadelelerini netleştirecek. İran ile ittifak halinde olan siyasi rejimler biliniyor, bunların yeni yıldaki pozisyonlarını, politikalarını, kararlarını ve para hareketlerini izlemek, bu konuda sessiz kalınanların çoğunu ortaya çıkaracak, dünyayı ve uluslararası kurumlarını, ülkelerini ve liderlerini güvenilirlik testine tabi tutacak.
TT
ABD ve İran: 2021 göstergeleri
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة