Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Lübnan ve Hizbullah gerçeği

Lübnan ve Hizbullah gerçeği

Cumartesi, 7 Ağustos, 2021 - 09:30
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) İran’ın Basra Körfezi’ndeki ticaret gemilerine ve İsrail gemisine yönelik saldırılarını görüşme arifesinde Hizbullah milisleri, İran adına İsrail’e karşı füzelerle vekalet savaşı yürütüyor.

Hizbullah milislerinin yürüttüğü gerilimin ana hedefi hem iç hem de dış krizlerle karşı karşıya kalan İran rejimi üzerindeki uluslararası baskıyı azaltmaktır. Öte yandan Hizbullah milisleri, İran’ı kurtarmak için Lübnan’ın çöküşünde aktif bir rol oynuyor. Zira Hizbullah, İsrail ordusuna karşı stratejik denklemle oynamak suretiyle İran rejiminin lehine siyasi şantajda bulunmak için vekalet savaşları yürütüyor. Hizbullah zayıflığını bildiğinden, çete savaşına katılsa bile yüz yüze savaşa katılması mümkün değildir.

Hizbullah, çatışma ve siyasi bölünmüşlükle sekteye uğrayan Lübnan yönetimini istismar etti. Nitekim Lübnan, Beyrut Limanı patlamasındaki yaralarını sarmakla, koronavirüs salgınıyla, pahalılık, yoksulluk, açlık, hastalık krizleriyle ve kaynak kıtlığıyla meşgul. Öte yandan Lübnan, Arap kimliğinden ve coğrafi uzantısından uzak fikirler benimseyen ve sömürgeci geçmişiyle birbirine bağlanan silahlı bir gruba karşı kimlik ve aidiyet kriziyle karşı karşıya bulunuyor.

Lübnan’daki krizi Hizbullah çıkartıyor, destekliyor, benimsiyor ve bunu İran’a bağlı kalarak dikte ediyor. Bunun için Hizbullah, devlete karşı gelen ve hükümet otoritesinin ve kanunun üstünde yer alan bir partidir. Hizbullah, Lübnanlı olmayan bir olgudur. Hizbullah’ın ideolojisi, eğilimi ve Lübnan sınırlarını aşan hareketleri onu bölgesel hatta uluslararası bir olgu haline getirmektedir. Zira Hizbullah, bölgede İran’ın bir koluna dönüşmesi, siyasi parti rolünü aşması ve barışçıl uygulamada bulunmamasının yanı sıra devlet içinde ve dışında silahlı militana dönüşmesi nedeniyle dünya çevresinde birçok krize ve soruna yol açtı. İşte Hizbullah gerçeği budur.

Lübnan’daki gelişmeleri takip edenler, dış faktörün yardımıyla devlete karşı güçlenen Hizbullah’ın zorbalığını, devlet içinde devlet gibi hareket etmesini, Lübnan’ı çalkantılı halde tutmaya çalıştığını ve zaman zaman da iç savaşın eşiğine getirdiğini fark etmiştir. Hizbullah, açlık ve pahalılığın yanı sıra mezhepsel kotaya dayalı demokrasi krizi gibi Lübnan’ın çeşitli sorunlarını kötüye kullanmıştır.

Lübnan’a siyasi ve etnik bölünmüşlük hâkim. Fakat tek bir siyasi taraf silaha sahip: Hizbullah. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın Hizbullah’ın yanında yer aldığı bir zamanda bu durum, güç dengesinin bozulmasına neden oluyor. Sadece Taif Anlaşması’nın son verdiği iç savaşın ardından cumhurbaşkanın Hizbullah’ın yanında yer alması ise söz konusu anlaşmayı açık bir şekilde ihlal etmektedir.

General Mişel Avn’ın İran merkezli bir ruhla Lübnan’ı yönetmeye çalışan Hizbullah’ın yörüngesinden çıkması gerekiyor. Bugün Lübnan’da mezhepsel kotaya ortak olmayan ve etnik çatışma zamanında doğmamış yeni bir nesil ortaya çıkıyor. Mezhepçilik yörüngesinde yaşamak istemeyen bu nesil, mezhepçiliği kolay bir şekilde uzaklaştıracaktır.

Hizbullah milislerinin Lübnan’dan Yemen’e, Suriye’den Irak’a kadar vekalet savaşları için kiralık unsurlara dönüşmesinin ve BM tarafından tanınan Baabda Tarafsızlık Anlaşması’nın ihlal edilmesinin ardından öldürmeyi siyasi bir araç olarak kullanan bu milisler, durumların kötüleşmesinden ve güney cephede İsrail’e karşı savaş çıkarmaktan sorumlu tutulmaya devam edilecektir.

Lübnan’da mezhepçiliği reddetmek ve birlikte yaşamak, dışardan destek almaya ve Lübnan sahasını İran’ın İsrail’e yönelik savaşları için kullanmaya devam eden Hizbullah milisleri hariç Lübnanlıların çoğunun istediği bir şeydir.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya