Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Libya ve Muhtar’ın yokluğunda geçen 90 yıl

Libya ve Muhtar’ın yokluğunda geçen 90 yıl

Pazar, 19 Eylül, 2021 - 11:45
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar

Bugün halkın vekalet savaşlarında milletler arasında parçalandığı Libya’da mücahitlerin şeyhi Ömer el-Muhtar’ın yokluğunu hissediyoruz. Bu ay, şehitlerin şeyhi Ömer el-Muhtar'ın şehadetinin 90’ıncı yıl dönümü. Kendisine “çöl aslanı” lakabı verilen Muhtar yaşı ilerlemiş olmasına rağmen atından inmeyi ve ülkesini sömürgecilere vermeyi reddeden bir kahramandı. Hatta şöyle demişti:

“Belini kırmayan darbeler seni güçlendirir. Biz asla teslim olmayız. Ya kazanırız, ya ölürüz.”

Cebelülahdar’da doğan Ömer el-Muhtar Kur’an öğretmeninden bir mücahide dönüştü. Sidi Rahuma müzakerelerinde İtalyanları kendisiyle müzakere etmeye mecbur bıraktı. Kendisine “mücahitlerin şeyhi”, çöl aslanı, şehitlerin şeyhi gibi unvanlar verildi. İtalyanlar Muhtar’ı “Ömer el-Muhtar mağlup tarafa şartlarını dayatmak üzere gelen bir galip gibi etrafı süvarileri ile çevrili bir şekilde toplantı alanına geldi” şeklinde tarif etmişti. Ancak Muhtar çok geçmeden bu müzakerelerin savaşı bitirmekten ziyade kendilerini oyalamak ve zaman kazanmak için yapıldığını fark etti. İtalyan faşist rejimi, liderleri Benito Mussolini’nin deyimiyle Libya’yı İtalya’nın dördüncü sahili (La Quarta Sponda) olarak görüyordu. Bu da İtalya’nın Libya’ya açtığı savaşın bir yerleşme, toprakları çalma ve bir halkı başka bir halkla değiştirme savaşı olmasına yol açmıştı.

Ömer el-Muhtar, İtalyan işgalcilerle 20 yıldan fazla bir süre savaştı. Bugün şehit oluşunun üzerinden 90 yıl geçmişken Libya şu anda aralarından bazılarının ihanet ve yabancılara boyun eğmekle suçlandığı peş peşe gelen zayıf ve başarısız hükümetler yüzünden farklı uyruklarda yabancı güçler, paralı askerler ve sınır ötesi terör grupları tarafından işgal edilmiş durumda.

Muhtar işgalci İtalyan güçlerine karşı şeref savaşları verdi. Bi’r el-Gabi Savaşı’nda Muhtar ve adamlarının sayısı 50'yi geçmemesine, Mısır'dan dönüyor ve Ramazan ayında oruç tutuyor olmalarına rağmen İtalyanlar ağır kayıplar verdi. Yedi İtalyan zırhlı aracı üzerlerine saldırdı. Ancak Muhtar'ın adamlarının cesareti yedi zırhlı aracı yakabilmek için taktik yapmayı başardı. Rahibe Savaşı’nda İtalyanlar bir kez daha hezimete uğratıldı. İtalyan kuvvetleri mücahitlerin toplanma yerlerine saldırdı. Ancak işgalci güçlerin payına yenilgi düştü. Muhtar ve adamlarının ekipmanlarını ona katlayacak modernlikte ve büyüklükte olan ekipmanları ile İtalyan güçlerinin hezimete uğraması Roma’yı kızdırdı.

11 Eylül 1931'de İtalyan kuvvetleri, Ömer el-Muhtar’ı Cebelülahdar’daki Sulunta bölgesindeyken yakalamayı başardı. Yaralı bir şekilde Bingazi'ye götürüldü. Faşist partinin Bingazi'deki yönetim merkezinde aleyhinde göstermelik bir mahkeme kuruldu. Suluk kasabasında 16 Eylül 1931 sabahı şehitlerin şeyhi, direnişçilerin moralini yıkmak için idamına katılmaya zorlanan Suluk hapishanesindeki binlerce tutuklu sakinin huzurunda idam edildi.

Muhtar İtalyan kan dökücü Rodolfo Graziani tarafından adaletsiz göstermelik bir mahkemeyle yargılandı. Ancak Muhtar bu mahkeme önünde kendinden emin bir şekilde “Evet, İtalyan hükümetine karşı savaştım. Asla pes etmedim. Yaklaşık 10 yıl boyunca mücahitlerin şefi olarak görev yaptığım sırada sınırdan kaçma fikri aklımdan hiç geçmedi” şeklinde konuştu. Rodolfo Graziani daha önce Muhtar’ı ölü ya da diri getirene 200 bin frank ödül vereceğini duyurmuştu. Muhtar, İtalya'da faşizm ortaya çıkmadan önce Osmanlı İmparatorluğu'nun Libya'yı İtalya sömürgeciliğine bırakmasından sonra İtalyan sömürgeciliğine karşı savaşmıştı.

Muhtar sömürgecilere ve işbirlikçilerine şu sözleri söylerken çok haklıydı:

“Top sesimi susturabilir... Ancak hakkımı hükümsüz kılamaz. Çok iyi biliyorum ki, benim hayatım cellatlarımın hayatından daha uzun olacak. Ardımdan sizinle savaşacak nesiller gelecek.”


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya