Yasir Abdulaziz
TT

Musk'ın sorusunun cevabı: Evet

Elon Musk geçtiğimiz hafta Twitter'daki takipçilerine CEO'luk görevini bırakmasını mı yoksa sürdürmesini mi tercih ettiklerini sormuştu.
Birçok uluslararası medya kuruluşu bu ankete yönelik analizler yayınladı. Ünlü milyarderin attığı adım için ‘şaşırtıcı’ tabirini kullanma konusunda bir nevi fikir birliği vardı. Bu gerçekten şaşırtıcı. Çünkü artık hemen hemen herkes biliyor ki Musk’ın yaptığı genel olarak sürpriz patlatmaktan başka bir şey değil.
Musk para kazanıyor, büyük şirketler yönetiyor, bilimsel atılımlar yapıyor, yeniliklere imza atıyor ve beklenmedik davranışlarıyla halkı şaşırtıyor. Bu beş şey, onun artık hiç kimseyi şaşırtmayan huyu, hayat tarzı ve şahsi tavrıdır.
Musk'ın soruyu yanıtlamaları için insanlara verdiği süre sona erince, katılımcıların yüzde 57'sinin Twitter’ın CEO’luk görevinden istifa etmesini tercih ettiği, buna karşılık yalnızca yüzde 43'ünün görevine devam etmesini istediği ortaya çıktı. Özellikle devam etmesini isteyenlerin bu tutumlarını neye göre aldıklarını veya önemli, etkili ve tesirli Twitter’ın liderlik pozisyonunda kalması yönünde karar verirken kafalarından ne geçtiğini bilemiyorum.
Musk, Twitter'ı satın alma niyetini açıkladığından beri pek çok sürpriz patlak verdi, şiddetli bir gürültü koptu ve birbiriyle çelişen iddialar gündeme geldi. Satın almaktan vazgeçtiğini açıkladığında birçok yalanın yanı sıra sorular ve çatışmalar patlak verdi. Yine vazgeçip ilk kararını uygulamaya ve satın alma işlemini gerçekleştirmeye kalktıktan hemen sonra söylentiler yayıldı ve beklentiler çatıştı. Zaman zaman yönetimle ilgili aldığı ani, şok edici ve pervasız kararlar ile birlikte insanlar olup biteni hayretle ve kafası karışmış bir şekilde izlerken şimdi de aynı şeyi; yani şoku, belirsizliği ve devamlı ilgi ve alaka duyulmasını sürdürmek için ses getiren anketini sunuyor.
Bununla birlikte, Musk'ın ses getiren anketinde Twitter'ın CEO'su olarak kalıp kalmamasına ilişkin seçtiği sual, bu platformların dünyası, küresel medya durumu ve bilgi, hakikat ve uluslararası barış ve güvenliğin geleceği için büyük önem taşıyan objektif bir soru olmaya devam ediyor.
Özellikle bu soru, değişen derecelerde önem ve etkiye sahip küçük büyük ‘sosyal medya’ platformlarında liderlik sürecinin temellerini atma ve organize etmenin kurallarını ve belirleyicilerini kapsayacak şekilde yeniden formüle edildiğinde herhangi bir abartı görmeyiz. Soruya ilişkin ‘sosyal medya’ mülkiyeti ile yönetimini birleştirme olasılığı ile ilgili olduğunda, kesinlikle iki durumu ayrı tutmanın gerekliliği yönünde oy kullanacağım. Bu ağların denetimiyle ilgilendiklerinde ve taciz edici ve zararlı eğilimlerini dizginlemeye çalıştıklarında pek çok kişi de aynı şeyi yapacaktır.
Eski bilgi çağında büyük önem kazanan ‘geleneksel’ medya araçları, yönetim kuralları oluşturmak, performansı düzenlemek ve ihlalleri sınırlamak için büyük mücadeleler verdi. Bu kuralların başında, mülkiyet ve yönetim arasındaki ayrımı çizme veya en azından herhangi bir aracın doğrudan sahibinin arzularına veya keskin güdülerine tabi olmasını engelleyen standartlar, kurallar ve politikalar ve prosedürler çerçevesi mirası oluşturma çabaları geliyor.
Söz konusu mücadeleler bariz bir başarıya yol açmasa ve birçok durumda bunu baltalama ve alt etme girişimlerinden kaçılamasa da yine de ihlal yapanları suçlamak için halen geçerli olan ve uyulup saygı duyulması gereken bir ilkenin temellerini atan değerler, standartlar ve çalışma yöntemleri sağladılar.
‘Geleneksel’ medyayı büyük bir açgözlülük ve tutkuyla miras alan bu etkili ağların, şeffaf ve hesap verebilir bir özdenetim sisteminin geliştirilmesinin gelecekteki çalışma programının bir parçası olması koşuluyla, denetime tabi tutulması hayati bir zorunluluktur. Sosyal ağlar dünyası için gerekli olan denetim unsurlarından biri, en savunmasız grupları korumaya yönelik politikaların duyurulması ve araçlarının, psikolojik ve fiziksel güvenliklerini sağlayacak şekilde çocuklar ve ergenler tarafından kullanımının belirlenmesidir.
Bu şirketlerin güven, emniyet ve kötüye kullanımları tespit etmek için idari heyetler kurma taahhütlerini beyan etmeleri ve kârı maksimize etmek için popülerliği ve etkileşimi artırmak amacıyla sert uygulamalara müsamaha göstermediklerini kanıtlamaya çalışmaları da önemlidir. Söz konusu şirketlerin yapması gerekenlerin başında bu konuda tekelleşme politikalarına son vermeleri geliyor. Özellikle bununla ilgili olarak, hükümetlerin ve uluslararası kuruluşların, yalnızca beş şirketin gerçek, haber veya mahremiyet ve gizlilik alanını tekelleştirmesine engel olmak için gerekeni yapması lazım. Ancak bu elzem talepler, bu platformların mülkiyeti ve yönetimi birbirinden ayrılmadan uygulanamaz. Dolayısıyla Musk'ın sorusuna verilecek cevap, bu ister Musk ister mevkidaşı ve rakiplerinden herhangi biri olsun, sosyal ağ platformunun sahibinin yönetimden istifa etmesi gerektiği şeklinde olmalıdır.