Osman Mirgani
Şarku'l Avsat'ın eski editörü
TT

Geçiş döneminde Sudan nasıl yönetilmeli?

Şu anda Sudanlıları endişelendiren bir şey varsa o da yönetimin sivil bir hükümete devredilmesi ile geçiş döneminde görev yapacak otoritelerin yapılarının ve kilometre taşlarının tamamlanmasının yavaş ilerlemesidir. Çünkü bunlar olmadan ülkedeki durum istikrara kavuşmayacaktır. Bu bekleyiş uzadıkça daha fazla engel ortaya çıkacak ve birçok tarafın körüklemeye çalıştığı şüpheler artacaktır.
Bu tarafların başında ise çökertilmesi için şu ana kadar ciddi bir adım atılmayan ve Askeri Konsey’in aldığı kararların, derinine inmeyip sadece dışını etkilediği derin  devlet gelmektedir. Bundan daha da tehlikelisi Askeri Konsey ile göstericiler, Özgürlük ve Değişim Güçleri arasındaki uçurumun derinleşmesidir. Çünkü bu, ülkeyi hiçbir akıllı kişinin istemeyeceği bir çatışmaya sürükleyebilir.
Sudan devrimi çok şanslı. Çünkü hayalkırıklığı, başarısızlık ya da savaş ile sonuçlanmaması için diğer Arap Baharı devrimlerinin deneyimlerini okuyup onlardan yararlanabilir. Bu nedenle; başkentin içerisinden ve diğer şehirlerden amacı, Sudan’ın köklü mirasından doğan barışçıl ruha bağlı kalarak talepleri yerine getirilene kadar oturma eylemlerinin ve devrimlerinin sona ermediğine hatta artarak devam edeceğine yönelik açık ve güçlü bir mesaj vermek olan kalabalıklar, oturma eyleminin düzenlendiği alana akın etmeyi sürdürüyor.
Bugün oturma eyleminin düzenlendiği alanda bulunan göstericilerin sayısı hiç olmadığı kadar hatta ordu komutanlığının Hartum ve diğer şehirlerde sokakların kükreyen sesine kulak verip rejimin başı Ömer El-Beşir'i devirmeye karar verdiği günden bile fazladır. Bu tablo, süreci yavaşlatmanın eylemcilerin iradesini zayıflatacağını ve kendilerine devrimi çökertme hedeflerini gerçekleştirme imkanı vereceğini düşünenler tarafından doğru bir şekilde okunmalıdır.
Askeri Konsey’in attığı bazı adımlar; sokakların öfkesini uyandırarak yönetimi geniş yetkilere sahip sivil bir yetenekler hükümetine devretme, geçiş döneminin başarılı olması ve devrimin taleplerinin yerine getirilmesi için gerekli diğer icraatların önünü açacak yumuşak bir geçiş süreci için ortamı hazırlama niyetlerine yönelik şüpheleri arttırdı. Sokakları en çok öfkelendirenin de konsey liderlerinin, 100’den fazla partinin kendilerine100’den fazla görüş ve öneriler sunduklarına, bütün bu önerileri ortak bir noktada buluşturacak bir görüşe ulaşmak için hepsinin üzerinde çalıştıklarına yönelik açıklamaları olduğunu söyleyebiliriz.
Bu durum sokaklar tarafından Askeri Konsey’in erteleme ve süreci yavaşlatma eğiliminde olduğunun bir göstergesi olarak yorumlandı. Çünkü Sudanıların bollukları ve faydasızlıklarından dolayı “bozuk para partileri” adını verdikleri bu partilerin büyük bir çoğunluğu seçmen kitlesi olmayıp bir isimden ibaret olan ve sahiplerinin rejimle ticaret yapmak ve birtakım kazanımlar elde etmek için kurdukları partilerdir. Bu partiler arasında ayrıca dünün müttefikleri ve rejimin gücünü pekiştirmesinin ardından yaşanan baskı ve acıların sorumlularından biri olarak görülen, İslami Hareket içerisindeki bölünmeler nedeniyle rejimin rahminden doğan partiler de bulunmaktadır. Askeri Konsey’in bununla da yetinmeyip yürüttüğü istişare toplantıları kapsamında tamamı rejimi destekleyen imam ve din alimleri ile birlikte görüşmesi de büyük bir şaşkınlık yarattı.
Daha da kötüsü; kendisine sunulan faklı öneriler arasında bu grupların da önerilerini ele alacağını söyleyerek Askeri Konsey’in, bu grupları devrim tarafından desteklenen Özgürlük ve Değişim Güçleri ile aynı kefeye koymasıdır. Geniş bir eleştiri dalgası ile karşılanan bu tutum; Özgürlük ve Değişim Güçleri’nin Askeri Konsey ile görüşmelerini askıya almasına, bir erteleme ve ağırdan alma durumunun var olduğunu düşündüren endişe verici gerekçeler olarak nitelediği bir dizi faktörü sıraladığı bir açıklama yayınlamasına da yol açtı.
Doğrusu Askeri Konsey’in tek yapması gereken; etkin siyasi güçlerin büyük bir çoğunluğunun üzerinde anlaşmış olduğu ve eylemcilerin de desteklediği sivil ve teknokratlardan oluşan bir hükümet kurmaktır. Dolayısıyla bütün bu görüşmeleri düzenlemeye ihtiyacı da yoktur. Hatta bazı etkin partiler resmi olarak geçici hükümete katılmayacaklarını deklare ederek Konsey’in işini kolaylaştırdı. Ki bu talep; diğer partiler katılmasalar bile devrimci güçlerin iradesini yansıtmaktadır.
Top şu anda hemen bir hükümet kurması, bunu Askeri Konsey’e sunması ve oturma eyleminin devam ettiği alanda kurduğu hükümeti deklare etmesi gereken Özgürlük ve Değişim Güçleri’ndedir. Çünkü Askeri Konsey hükümet üyelerini seçmekle yükümlü değildir. Onun adına yönetime geldiği, onun safında yer aldığı devrim, kendisine hükümetin şeklini belirleme ya da aday gösterilen isimleri onaylama ya da reddetme yetkisi vermemiştir. Özgürlük ve Değişim Güçleri; Askeri Konsey ile yaptığı görüşmelere hükümette görev alacak isimlerin yer aldığı üzerinde uzlaşılmış bir liste yerine, geçiş döneminin şekli ile ilgili önerilerle katıldığında, Askeri Konsey’e müdahale etmesi için bir kapı açmıştır.
Bana göre Askeri Konsey, büyük olasılıkla hükümete itiraz etmeyecektir. Çünkü bu, kendisini patlamaya hazır sokak ile karşı karşıya getirecektir. Eğer bir sorun yaşanacaksa muhtemelen Özgürlük ve Değişim Güçleri’nin ana taleplerinden biri olan ve iki tarafın da büyük bir sağduyu ile ele alması gereken deklare edilecek sivil başkanlık konseyinde askeri temsilcilerinde bulunması meselesinde yaşanacaktır. Bu da kurulacak sivil başkanlık konseyine iki ya da üç askeri temsilcinin, istişare amacıyla kurulacak olan sivil akil insanlar konseyine de yine iki askerin katılması ile çözülebilir.
Her halükarda; geçici hükümetin kuruluşu daha fazla geciktirilmemelidir. Yine bu hükümetin sahip olduğu bütün enerjisini Sudan’ı düştüğü uçurumdan çıkarmaya harcaması ve temel görevlerini yerine getirebilmesi için aşağıda zikredilen misyonlara sahip uzman konsey ve komitelerle desteklenebilir:
Misyonu; Sudan ekonomisini içinde bulunduğu zor durumdan kurtarıp düzlüğe çıkarmak için acil planlar ve yol haritaları belirlemek olan uzmanlardan oluşan bir ekonomi konseyi
Devletin yağmalanan varlıklarını takip etme ve devlet hazinesine iade etme görevini üstlenecek bankacı ve hukukçulardan oluşan bir komite.
Cinayet suçları ve güvenlik ihlallerini soruşturmak ve bu suçları işleyenleri en kısa sürede yargı karşısına çıkarmaktan sorumlu bir soruşturma komitesi.
Yargıda reform için hukuki yetkinliğe sahip kimselerden oluşan bir komite.
İslami Hareket rejimi döneminde kanlı bir baskı aracına dönüşen güvenlik ve istihbarat birimlerinin temel misyonuna dönmesi için reforme edecek uzmanların görev yapacağı bir komite.
Medyayı reforme edecek, 30 yıl süren eski rejim döneminde maruz kaldığı yozlaşmayı temizleyecek, üçüncü demokrasi dönemine eşlik eden ihlallerden uzak bilgi özgürlüğünü güvence altına alan bir ortamda faaliyet göstermesi için yol haritası belirleyecek uzmanlardan oluşan bir komite.
Misyonu; derin devleti çökertme sürecini takip etmek ve diğer taraflar ile komiteler arasındaki koordinasyonu sağlamak olan bir komite.
Eski rejime bağlı birlikler ile İslami Hareket’e bağlı milis güçlerini dağıtma, silahlarına ve mülklerine el koyma; suçluları, suç ve güvenlik ihlallerini araştırma komitesine sunma görevini yerine getirecek uzman ve askerlerden oluşan bir komite.Sudan, her halükarda yaşanan gecikmeyi daha fazla kaldıramayacak bir haldedir. Çünkü boşluk ve belirsizlik; bu devrimin hedeflerini gerçekleştirmemesini istemeyenler dışında hiç kimsenin temenni etmeyeceği farklı zorluklar yaratabilir. İlk adımı atması gereken taraf Özgürlük ve Değişim Güçleri’dir. Oturma eylemine katılan milyonların ruh halini ve sokağı iyi okuması gereken diğer taraflar ise sağduyulu olmalıdır.