Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Kanaat tükenmez bir hazinedir

13. yüzyılın sonlarında İtalyan gezgin Marco Polo, Pekin’de bulunan ve aynı zamanda Çin imparatorunun ikamet yeri olan Yasak Şehir’i anlatmak için ülkesine döndü. Onun anlattıklarını dinleyip okuyan birçok kimse duyduklarına inanamadı. Bu şehir; kırmızı ve mor renkli duvarlara sahipti, içerisinde büyük bir su kanalı ve “Altın Irmak” adı verilen bir ırmak , beyaz mermerden inşa edilmiş 5 adet köprü vardı. Her yer mermer kaplıydı ve 960 metreden 750 metreye oluşan bir alan üzerinde sarı çatıların ve kırmızı sütunların içiçe geçiyordu. Bu alan “Tatar şehri” adı verilen topluluk ile çevrili İmparatorluk şehri tarafından her taraftan kuşattılmıştı.Sağında ise“Çin şehri” yer alıyordu. Dünyanın hiçbir yerinden bir eşi benzeri daha olmayan bu Yasak Şehir’in uzunluğu 3500 kilometreydi. Rusya’nın simgesi matruşka bebeği gibi bir şehrin içinde bulunan bir başka şehir gibiydi.
Eski Çinliler imparatorlarının büyüklüğünün ve azametinin sınırı olmadığına inanıyorlardı. Bu yüzden imparatorları yeryüzündeki en büyük konut kompleksi içinde yaşamalıydılar. Bu kompleksin de 9999 odası var. Bu sayıda durmalarının nedeni ise 10 bin odalı bir yapının sadece gökyüzünde olabileceğine dair inanışlarıdır. Arap atasözünün dediği gibi kanaat tükenmeyen bir hazinedir. Biz Araplar da ihtiyacımız olduğunda bu “dokuzları” Arap liderlerin seçimlerinde kullandık. Bu sayede Arap liderler seçimleri ve halk oylamalarını 99.999’luk bir oran ile kazanmaya başladılar. Ancak Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’e bu rakamda düşük ve bayağı, kendisi gibi bir lidere yakışmıyor gibi görünmüş olacak ki %100’ün altında oy oranını kabul etmezdi. Bunda hiçbir yanlış taraf yok zira aradaki fark dile getirilmeye bile değmez. Eğer bu rakam doğru olsaydı gerçek olsaydı şüphesiz insanlar hayatlarının en büyük şaşkınlığını yaşarlardı.
Seksenlerin başında İtalyan yönetmen Bernardo Bertolucci, bu kırmızı komplekste yaşayan son imparator olan Puyi’nin hayatını anlatan “Som İmparator” adından bir film çekmişti. Sovyet Komünistleri, son imparator Puyi’yi tutuklayarak 1950 yılında Mao Zedong’a teslim etmişlerdi. Mao yönetimi kendisini kısa bir süre cezaevinde tutup bir komünist olarak dönüştürülmesini ve rehabilite edilmesini sağladıktan sonra kendisini serbest bırakmış hatta kendisine bahçıvan olarak bir iş de bulmuştu. Film, izleyicilerin sinema salonundan gözlerinde yaşlarla çıkmalarını sağlayacak kadar hüzünlüydü. Bertolucci dramı arttırmak için tarihi metni az da olsa değiştirerek filmine zaten acı olan gerçek hikayede yer almayan birçok sahnede eklemiş. İlginçtir ki film, Çin hükümetinin izniyle Yasak Şehir içerisinde çekilmiş olan ilk filmdir. Çin hükümeti film çekilriken bazı sahnelerin değiştirilmesi için baskı yapmaya çalışsa da sonunda kazanan sanatın sansüre boyun eğmemesi gerektiğini söyleyen İtalyan sanatçı olmuştu.