Bugün İran’a ilişkin meseleleri sakin ve tarafsız bir şekilde tartışamamanın sebeplerinden biri, bu tartışmanın analitik olmasa da makul bir şekilde düşünmeye izin vermeyecek kadar ideolojik bir karaktere bürünmüş olmasıdır. Yakın zamanda BAE’nin Füceyre limanında dört gemiye yönelik ‘sabotaj’ eylemini tartışmak üzere katıldığım bir televizyon programında, bu eylemin ardında yer alan tarafın kim olduğuna dair bir delil bulunmadığına işaret ettim. Aynı zamanda Tahran’da önde gelen bir günlük gazetenin, Füceyre saldırısından bir gün önce bu eylemi gerçekleştirmeye teşvik ettiğini de belirttim. Haliyle tüm taraflarca saldırıya uğradım. Kimilerince ben, saldırıda parmağı olan tarafı ortaya çıkaran bir delil olmadığını söylemekle Mollaları korumaya çalışıyordum. Kimilerince de “Yüce Rehber” Ali Hamaney’in görüşlerini ifade eden günlük Keyhan gazetesinin böyle bir eyleme teşvik ettiğini belirtmem, benim ‘Amerikalı savaş çığırtkanlarını’ memnun etmek için İslam Cumhuriyeti’ni suçlama isteğimin bir ifadesi idi.
Peş peşe yapılan bir dizi medya programında çeşitli isimler boy gösterdi. Bunların arasında İngiltere’nin eski iki İran Büyükelçisi, Mollaların savunucusu olarak konum alırken eski İngiltere Savunma Bakanı ile Dışişleri Bakanı da Tahran’ın olaya karıştığına dair kesin bir delilleri varmış gibi konuştu.
Bir yanda ufak bile olsa İslam ile ilişkili olan her şeyde zorunlu bir sebep olmasa da şüphe eden sızıntılar var; diğer yanda Humeyni’nin savunucularını melek olarak gören ya dabir iddiadan öteye geçmese de anti-Amerikancı olduğunu iddia edenler…
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, basit bir tüccar ağzına benzeyen üslubuyla bunu dile getirerek biri İslam Cumhuriyeti’nin varlığına dikkat çektiğinde bunun, liderlerinin Amerika karşıtı olması ya da öyle görünmesinden ötürü olduğunu söyledi. Bir diğer deyişle Amerikan karşıtlığı, değil gelişmekte olan modern bir toplumu, bir kebap restoranını bile yönetemeyeceği aşikâr olan düşmenin eşiğinde başarısız bir rejimin dayanağı. Zarif, Amerikan karşıtlığı olmaksızın olsa olsa ‘Pakistan benzeri’ bir ülke olacaklarını söylemiş ve “Pakistan kimin umurunda?” diye sormuştu.
İngiltere İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn’in İran Devrim Muhafızları ile çalışmayı sadece para için değil İran’ın Amerikan karşıtı tutumundan dolayı da onayladığına inanmaya eğilimliyim. Venezuela rejiminin propagandasını da aynı sebeple yapıyor. Siyasi yelpazenin diğer tarafında İslami olan her şeyden nefret etmesine rağmen Amerikan karşıtı ve Yahudi düşmanı oldukları için Mollaları destekleyen Fransız siyasetçi Marine Le Pen’i görüyoruz.
Durum ABD’de daha da karışık. İslam Cumhuriyeti orada Demokrat Parti için bir tartışma konusu, Cumhuriyetçi Parti için de nefretlik bir mesele haline geldi. Yakın zamanda Londra’daki özel bir akşam yemeğinde Demokrat Parti’nin önde gelen üyelerinden birinin, Mollaların kendi garip tavırlarını aklamak için her gün dillendirdiği sözleri tekrarladığını duyduk. Bu önde gelen lideri ilgilendiren şey, Mollaların ortak düşmanları Donald Trump’a meydan okumaları idi.
İran tarafından beslenen ve onun egemenliğine boyun eğen ABD’li baskı grupları,Trump’ı Beyaz Saray’dan çıkarmaya yardımcı olacak seferberlik araçları olarak yeniden düzenlense bu, şaşırtıcı olmaz. Amerikalılar için Mollaları tercih etmeyi kabullenmenin zor olduğu bir zamanda oyun, Mollaları barışsever Amerikalıları ise savaş heveslisi olarak tasvir ediyor. Bunun için Trump, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve İran Dosyası Sorumlusu Brian Hook için çizilen imaj, mahşerin dört atlısı iken Hamaney ve destekçileri, barış ve iyi niyet elçileri oluveriyor.
AB Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini Hanım, bunun anlamı ne olursa olsun Mollaların saldırgan davranışlarının Amerika’nın diş göstermesinin bir sonucu olduğunu iddia etmekten veya böyle görünmekten usanmıyor.
Füceyre saldırısına geri dönecek olursak bu baltalama eylemini kimin gerçekleştirdiğini henüz kesin bir şekilde bilmiyorum. Ama size Keyhan gazetesinin saldırıdan önce ne öğütlediğini ileteyim: “Çözümümüz açık. Bize uygulanan yaptırımların ekonomik maliyetine karşılık olarak diğer tarafı bir bedel ödemek zorunda bırakalım ki savaş tek taraflı kalmasın. Düşmanın yüzüne ekonomik darbeler indirme gücüne sahibiz. Suudi Arabistan Krallığı ve BAE başta olmak üzere bölgedeki Amerika müttefikleri, büyük oranda şu iki şeye dayanıyor: Petrol ve Basra Körfezi ile Kızıldeniz etrafına diktikleri camdan kuleler. Bu iki ülkenin can damarına yani petrol ihracatına bir yumruk indirmeliyiz. Hint Okyanusu ile Kızıldeniz’de bunu yapabiliriz. Hiç şüphe yok ki böyle bir şey hem Suudi Arabistan’ı hem de BAE’yi İran ile barış gerçekleştirme peşinde koşmaya mecbur edecek”.
İran Devrim Muhafızlarına bağlı Tasnim haber ajansının müdürü Emin Erbşahi, olayın ardından Füceyre saldırısını nasıl kutlamış, ona bakalım: “Suudi Arabistan ve BAE’nin petrol ihracatının hayati öneme sahip biricik yolu Fuceyre limanı tutuşuyor. Direnişin evlatları, Hürmüz Boğazı’nın birkaç adım ötesinden ateş açtı. Korku tacirleri bilsin ki savaş, senelerdir sürüyor ve biz bir sonraki aşamaya doğru ilerliyoruz”.
Corbyn, Mogherini, John Kerry ve daha başka Molla savunucularının meseleyi bir kez daha gözden geçirmesinde fayda var. Otomatik olarak melekler kampında yer almanız için Amerikan karşıtı, hatta Trump düşmanı olmanız yetmez. ABD ve Trump karşıtı olup da insanlara karşı nefret dolu ve zalim kalmanız ve savaş çığırtkanı olmanız mümkün. Tahran’daki iktidar rejimini savunanlar, böyle yaparak ona hizmet etmiş olmuyorlar. Aksine onun tahripkâr davranışlarını aklamakla İslam Cumhuriyeti’ni, çıkamazlarsa daha da kötüsüne yol açabilecek yıkıcı bir krize sürükleyen politikalarını sürdürmeye teşvik ediyorlar. İslam Cumhuriyeti’nin gerçek dostlarının, Mollalara fildişi kulelerinden inmelerini ve Saddam Hüseyin’in yaptıklarına benzer şeyleri yapıp cezasız kalmayacaklarının farkına varmalarını öğütlemesi gerekir.
TT
Tahran savunucuları, söylemlerini değiştirse iyi olur
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة