Abdurrahman Raşid
Suudi Arabistan’lı gazeteci. Şarku’l Avsat’ın eski genel yayın yönetmeni
TT

Trump Müslüman Kardeşler'i yasaklayabilir mi?

Arap dünyasında ulus-devlet kuruluşundan bu yana, var olma konusunda onunla rekabet eden, bağlılık konusunda onunla yarışan enternasyonalist ideolojik akımlarla boğuştu. Müslüman Kardeşler, enternasyonalist ideolojisi ve hedefleri, kendisine meclis ve hükümette birkaç sandalye verenler de dahil olmak üzere bölgedeki çoğu ülkenin ideolojileri ve hedefleriyle çelişen bir harekettir.

Müslüman Kardeşler, Baasçılık, Komünizm, sosyalizm ve Nasırcılık gibi uzantıları olan Arap milliyetçiliği gibi örgütsel yapıları bulunan diğer ideolojik hareketlere benziyor ve bunların hepsi mevcut rejimlerle çelişen siyasi kavramlara sahip. Bu üç akımdan hiçbirinin başarılı olmaması ve başarılı olanların da iktidarda uzun süre kalmaması şaşırtıcı değil.

ABD Başkanı Donald Trump, Dışişleri Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı'na, Müslüman Kardeşler ile ilişkilerin ve bölgedeki bazı kollarının faaliyetlerinin yasaklanmasını talep eden bir rapor hazırlamaları direktifini vererek herkesi şaşırttı. İlk hedef alınan kolların, hareketin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki yapılanmaları olması muhtemel. İki bakanlığın önünde 45 gün var ve bundan sonra hareket terör örgütü olarak tasnif edilecek, liderleri ile aktivistleri yasaklılar listesine alınacak. Bu önemli bir gelişme çünkü Müslüman Kardeşler en büyük ve en aktif Arap siyasi partisi.

Teksas valisi, Trump'tan birkaç gün önce Müslüman Kardeşleri terör örgütü olarak ilan ettiğini duyurdu. Hareketin eyaletteki büyüklüğü ve faaliyetleri hakkında fazla bilgim yok, ancak bu karar bir başlangıç ​​ve ABD içinde kendisine yönelik kovuşturma için sınav niteliğinde. Bu nadir görülen bir durum, zira Amerikan Anayasası, düşünce ve inanç özgürlüğünün yanı sıra örgütlenme özgürlüğüne de izin veriyor. Komünist Parti yüz yıldır varlığını sürdürüyor ve aktif, keza Nazizm, Avrupa'nın aksine yasal olarak aktif bir hareket. Ancak bu iki hareket farklı. Komünizm ve Nazizm küçük ve marjinal iken, Müslüman Kardeşler bir hareket olarak ABD'de yaygınlaşmış ve hızla büyüyen Müslüman topluluğu içinde aktif bir varlık haline gelmiştir. Yetmişli ve seksenli yıllardan beri üniversitelerde var olduğunu hatırlıyorum ve son on yılda hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar olmak üzere iki büyük partiyle çalışmaya başlayarak büyüdü.

Kendini komünizm gibi bir karşı hareket olarak da saymıyor, Yahudi örgütleri ve güçlü kolları AIPAC gibi Amerikan Müslümanlarının bir uzantısı olarak görüyor. Elbette, Müslüman Kardeşler'in ideolojisinin Batı karşıtı olduğu gerçeği ortada, ancak bu onun Batılı kurumlarla iş birliği yapmasını ve onlardan maddi ve siyasi destek almasını engellemiyor. Hareket, programlarında kendisini Batı'nın demokratik ilkelerine ve iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesine inanan bir hareket olarak sunuyor. Bu elbette ne ideolojik ne de tarihsel olarak doğru değil. Örgüt, solcular, milliyetçiler ve Humeyni destekçileriyle çalışma esnekliğiyle öne çıktı. Irak'taki kolu, Amerikan işgaliyle iş birliği yaparak faaliyetlerine yeniden başlamış ve o dönemde hükümet içinde görev almıştı.

11 Eylül 2001 saldırılarından sonra, Müslüman Kardeşler'in yasaklanması yönündeki çağrılar yoğunlaştı; çünkü Müslüman Kardeşler, terör örgütlerinin fikir okulu olarak görülüyordu. Ancak bu çağrılar şimdiye kadar Kongre veya Beyaz Saray'da karşılık bulmadı. Peki, neden şimdi karşılık buldu? Neden, büyük olasılıkla küresel Müslüman Kardeşler örgütünün 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik saldırılara ilişkin tutumu ve Hamas'ın da Müslüman Kardeşlerle bağlantılı olmasıdır. Bu da Müslüman Kardeşler’i kovuşturmaya maruz bıraktı. Dahası, genel Amerikan ve Batı kamuoyu siyasal İslam'a karşı ve yasa koyucular, Müslüman Kardeşler’in yasaklanması konusunda pek bir muhalefetle karşılaşmayacaklardır. Bu eğilim, “cihatçı” geçmişe sahip olan Suriye Devlet Başkanı'na gösterilen Amerikan hoşnutluğuyla çelişmiyor; çünkü bu örgütlerden “ayrılmış” biri olarak görülüyor.

İronik bir şekilde, İsrail Müslüman Kardeşler'in kolu olan Hamas'la savaşırken, İsrail’de Kardeşler'in bir kolunun siyasi parti kurmasına, bu partiye mensup İsrail vatandaşı Filistinlilerin Knesset'te görev almalarına izin veriyor, dahası bunlar geçmişte İsrail hükümetlerine de katıldılar.

Müslüman Kardeşler, ulus-devlet kavramına karşı çıkan enternasyonalist bir hareket. Faaliyetlerinin çoğu Arap bölgesinde ve hükümetler inkar etse de bir takipçi kitlesine sahip. Kendisini bir muhalefet olarak, mevcut rejimlere alternatif olarak sunuyor ve iktidara geldiği birkaç seferde, ister yalnızca bir yıl iktidarda kaldığı Mısır'da ister otuz yıl hüküm sürdüğü Sudan'da olsun hem siyasi hem de yaşam koşulları açısından performansı kötüydü.

Genel olarak, insanları veya ulusları tek bir sistem içinde birleştirmeyi amaçlayan “enternasyonalizm” kavramı küresel olarak başarısızlığa uğramış ve en büyük tezahürleri olan küresel komünizm ve sosyalizm ortadan kalkmıştır.

Trump tarafından açıklanan yasağın, Amerikan milliyetçisi bayraklar altında kurulan gruplar da dahil olmak üzere “Amerikan Müslüman Kardeşler”i hedef alıp almadığı belirsiz. Uluslararası alanda, bağış toplama ve dağıtım operasyonlarının yanı sıra yaygın medya kuruluşları da hedef alınacak. ABD, dünya çapında İran bağlantılı örgütleri takip etme, fonlarını ve para transferlerini kesme, çok sayıda radyo ve televizyon kanalının yanı sıra dijital ve sosyal medya platformlarını kapatma konusunda deneyimli.

Yasak, hareketin siyasi faaliyetlerde bulunmasına izin verenler de dahil olmak üzere Arap hükümetlerinin örtülü onayıyla karşılanacaktır. Hareket, kendisini yerel bir alternatif olarak sunması ve dış destek ağlarına sahip olması nedeniyle ulusal hükümetler için tehdit oluşturmaktadır.