Tevfik Seyf
Suudi yazar ve düşünür
TT

Vatan fikri

Bu hafta Suudi Arabistanlılar, bize ulusal birlik ve istikrar ile onların altında elde edilen ekonomik büyüme ve refahın büyük değerini yıldan yıla hatırlatan “ulusal günü” kutladılar. Kutlama ve sevinç, dünyanın çeşitli ülkelerinde ulusal günün genel bir özelliği haline geldi ve belki de bunlar sembolize ettiği değerleri öne çıkarmak için gerekli bir araç sayıldı.

Bu geleneğin nerede doğduğunu, dünyada bu ulusal günü kutlayan ilk ülkenin neresi olduğunu bilmiyorum ama bu konuyla ilgili zaman dilimini hayal edebiliyorum. Bana göre büyük olasılıkla, 1648'de Almanya'nın batısındaki Vestfalya şehrinde imzalanan Vestfalya Barışı’ndan sonra modern anlamıyla “vatan” fikrinin kristalleşmesiyle bağlantılı. Vestfalya Barışı, Avrupa ülkeleri arasında, aralarındaki mevcut sınırların tanınması ve bu sınırlar içinde yaşayan herkesin, dini mezhep ve milliyetine bakılmaksızın devletin vatandaşı olması konusunda bir anlaşmaya varılmasıyla sonuçlandı. Bu anlaşmayla yaklaşık 30 yıl süren din savaşları sona erdi. Yine bahsi geçen anlaşmadan hareketle “vatan” kavramı, devletin belirli bir alan üzerinde sahip olduğu ve komşu ülkeler ve uluslararası toplum tarafından tanınan hukuki egemenlik ile bağlantılı hale geldi.

Peki ulusal günü kutlamanın bu fikirle ne alakası var?

Vatan kavramı, bir ülkenin vatandaşlığına sahip tüm bireyleri birleştiren bağa odaklanır. Bu bireyler tek bir soya, dine, mezhebe bağlı olmayabilirler, hatta aynı dili konuşamayabilirler, ortak bir tarihe sahip olmayabilirler ama yine de tek bir devletin vatandaşıdırlar ve halk kelimesinin siyasi içeriği de tam olarak budur. Bu kelimeyi siyaset sözlüğünde kullandığımızda, aralarında hukuki bir ilişki bulunan ve bir devlete ait olan insan grubunu kastediyoruz.

Bu hukuki ilişki, bu vatandaşlar arasında hemfikir oldukları, birbirlerine bağlı oldukları, kardeş veya yoldaş oldukları ve aynı grubun üyeleri oldukları yönünde ortak bir duygu yaratan duygusal bir bağla karıştırılmadığı sürece soğuk kalacaktır. Bu tanım, 1983 yılında aynı adı taşıyan kitabında “hayali cemaatler” kavramını geliştiren Amerikalı düşünür Benedict Anderson'a aittir. Anderson'un fikrini açıklayan bir örnek vereceğim; diyelim ki Paris'e gittiniz ve etrafta dolaşırken gözleriniz belki bir sokakta, belki bir kafede, belki başka bir yerde Suudi Arabistan milli kıyafeti giyen bir kişiye takıldı. Merakınız sizi onu takip etmeye, belki de onu selamlamaya ve onu tanımaya sevk eder mi? Çoğumuzun bunu yapacağını düşünüyorum. Peki sokakta yanından geçtiğimiz yüzlerce insan arasında dikkatimizi ona çeken şey neydi?

Dikkatimizi çeken, bu yabancıyla aramızda “vatan ortaklığı” adında bir bağ olduğuna dair derin içsel duygumuzdur. Bu, yabancının adını bilmememize ve kendisiyle hiç tanışmamış olmamıza rağmen, bizim dinimize mensup olup olmadığını, bizim dilimizi konuşup konuşmadığını bilmediğimiz halde bizi bir araya getiren duygusal bir bağdır. Bildiğimiz tek şey giydiği kıyafetin grup üyelerini birbirine bağlayan derin bağı yani tek bir vatana ait olmayı gösterdiğidir.

Bu duygusal bağ maddi değildir, şarta bağlı değildir ve bunu doğrulamak için mutlaka özel prosedürler veya düzenlemeler gerektirmez. Bu sadece insan ruhunun derinliklerinde yer alan içsel bir duygudur ve şunu içerir; Asir'de, Tebük'te, Cidde'de, Cizan'da, Büreyde'de ve Hafci'de yaşayanlar ile bağlantılıyım. Bu şehirleri hayatımda hiç görmemiş ya da insanlarını tanımamış olsam bile, onları tanımayı ve koşullarını keşfetmeyi önemsememi sağlayan sıkı bir iple onlara bağlıyım.

Vatan hayali bir topluluktur; ama gerçek dışı anlamında değil, içindeki her bireyin, kendisini vatanının geri kalan üyelerine bağlayan bir tür bağın bulunduğu, bir şekilde tek bir grup oluşturdukları konusunda derin bir duyguya sahip olması anlamında hayalidir. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi iki kişi yurtdışında karşılaştıklarında ortaya çıkan yakınlık da bunun delilidir.  

Tüm Suudi Arabistanlıların Ulusal Gününü kutluyoruz. Allah ülkemizi korusun, halkını muhafaza etsin, onun ve etrafındakilerin  geçimlerini ve rızıklarını bereketli kılsın.