İmil Emin
Mısırlı yazar
TT

Türkiye, Lübnan ve Vatikan'ın ahlaki coğrafyası

Papa 14.Leo, 27 Kasım- 2 Aralık 2025 tarihleri ​​arasında hem Türkiye hem de Lübnan'ı kapsayan tarihi bir yolculuğa çıktı.

Neden özellikle Türkiye, ardından Lübnan?

Papaların ilk ziyaretlerinin büyük dünya başkentleriyle sınırlı olması alışılmış bir durum. Ancak 14. Leo'nun uzun geçmişe sahip Müslüman bir ülke olan Türkiye'yi ve büyük kültürel değere sahip küçük bir ülke olan Lübnan'ı seçmesi, papalığın çağlar boyunca ahlaki ve entelektüel bir ikna gücü olduğu Vatikan'ın manevi ve ahlaki ilgisini yansıtıyor.

En büyük papa (Pontifex Maximus), Türkiye’yi altı kıtada Hristiyanlar için önemli bir olayı anmak üzere ziyaret ediyor; İmparator Konstantin tarafından MS 325'te toplanan ilk ekümenik konsil.

Ziyaretin merkezinde, İslam dünyasıyla diyaloğu güçlendirme ve bölünmeyi değil, yakınlaşmayı hedefleyen diplomatik yolları öne çıkarma konusu da vardı.

Papa seçildikten sonraki ilk konuşmasında 14. Leo, günümüzün jeopolitik krizlerine rağmen diyalog ve dostluğa, karşılıklı saygıya ve dünya çapında barışa giden yolları açmaya olan bağlılığını vurguladı.

Mevcut Papa, 1967'de 6. Paul, 1979'da 2. Jean Paul ve 2006'da 16. Benedict'in ardından Türkiye'yi ziyaret eden beşinci papa oldu.

Türkiye, kendine özgü bir dini yapıya sahip, çoğunluğu Müslüman olan ve çeşitli manevi yönelimleri temsil eden bir ülke. Bunlar arasında siyasal İslam, geleneksel dinî İslam, tasavvuf, Alevi hareketi ve küçük bir Hristiyan azınlık bulunuyor.

Roma Piskoposu Ankara, İstanbul ve antik adı Nikea olan İznik’i ziyaret edecek. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer üst düzey siyasi ve dini liderlerle de görüşecek. Ziyaret, 60. yıl dönümü dünya çapında kutlanan “Zamanımızda” belgesinin ruhunu yansıtıyor. Bu belge, özellikle İslam dünyasıyla anlayış ve diyalog yollarını açan yeni bir başlangıcı simgeliyor.

Ancak bu ziyaretten önce de Vatikan'ın son yıllarda Türkiye sahnesinden uzak kalmadığı söylenebilir. Bilhassa ülkeyi vuran yıkıcı depremin ardından, Vatikan’a bağlı insani yardım kuruluşları, depremzedelere yardım etti. Bu yardım çalışmaları, Papa Francis'in, gerçek diyaloğun refah ve huzur zamanlarında değil, zorluk ve sıkıntı zamanlarında ortaya çıktığı görüşüne dayanan vizyonunu somutlaştırmıştı.

Papa 14. Leo, elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan'a minnettarlığını ifade etmeyi bir görev bildi ve Türkiye hükümetinin, on yılı aşkın bir süre kaosun pençesinde kalan Suriye’nin acılı döneminde, bu Arap ülkesinden gelen mültecilere ev sahipliği yapma rolünü, güvenliğe ihtiyaç duyan herkese karşı şefkatli duruşunu övdü ve takdir etti. Dahası, Papa'nın İstanbul'daki Mavi Camii olarak da bilinen ünlü Sultanahmet Camii'ne yaptığı ziyaret, köprüler kurma ve duvarları yıkma yönünde sembolik ve insani bir mesaj taşıyordu.

Papa Türkiye'den sedirler diyarı, elli yıllık savaş ve çatışmalara rağmen ölmeyi reddeden, bu çatışmalar boyunca toprakları vekalet savaşları için bir arenaya dönüşen ve dönüşmeye devam eden bir Fenike efsanesi olan Lübnan'a geçiş yapacak.

14. Leo, Lübnan'ı ziyaret eden üçüncü Papa olacak. Kendisinden önce, 1997'de “Lübnan İçin Yeni Bir Umut” başlıklı mektubunu okuyan 2. Jean Paul ziyaret etmişti. Papa mektubunda, Lübnan'ın sadece bir ülke olmadığını, “Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında diyalog ve birlikte yaşama, Doğu ile Batı arasında bir buluşma yeri” olduğunu vurgulamıştı.

14. Leo, ülkeyi tüketen savaşlar ve hiçbir şekilde ilgisinin olmadığı çatışmalar gibi sayısız endişe ve kaygının ortasında Lübnan'ı ziyaret ediyor. Vatikan, Türkiye'den sonra Lübnan'ı seçerek, Doğu Hristiyanlığına küresel Hristiyanlığın bir yorumu olarak değil, sağlam kökü olarak derin bir ilgi gösterdiğini ortaya koydu. Zira Hristiyanlık Doğu'da doğdu ve 14 asır boyunca Doğu'nun Müslüman halklarıyla bir arada yaşadı ve etkileşim içinde oldu.

İslam dünyası, Papa Francis'in papalık dönemindeki pozisyonlarına, özellikle de samimi iyi niyet ifadelerine ve tüm halklar arasındaki ilişkileri derinleştirme çabalarına büyük saygı duydu. Halefi olan mevcut Papa da Gazze'deki savaşı kesin bir dille reddetti, İsrail saldırılarını kınadı ve soykırımın sona ermesi, barışın sağlanması için sürekli çağrıda bulundu; bu duruş, Arap ve İslam dünyasında önemli bir takdir topladı.

Görünen o ki Lübnan'da, Balıkçı Petrus'un halefinin mesajı, dini toplulukların çeşitliliğine rağmen, özellikle hayatın zorlukları ve modern dünyanın gelişmeleri karşısında tek bir halk olarak birleşebileceğimiz yönündedir.

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Papa Leo'ya ABD'yi ziyaret etmesi için davette bulunduğunda, herkes davet mesajını nasıl masaya koyarak “Bir ara...” dediğini gördü. Amerikan Kreol Papa, vahiylerin beşiği ve semavi dinlerin diyarı olan Doğu'yu hâlâ öncelikli görüyor.