Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Bağımsız Filistin kararı

Yaser Arafat, ‘bağımsız Filistin kararı’ çağrısı yapardı; oysa bunun imkânsızlığını en iyi bilenlerin başında yine kendisi gelirdi. Dava, başlangıcından bu yana bir grup Arap ülkesinin geçim kapısı oldu; kıyısında köşesinde ise ‘Filistinli fraksiyonlar’ adı verilen marjinal yapılar yaşadı. Ebu Ammar (Arafat), arkasında duran devletleri memnun etmek adına bu fraksiyonları istemeye istemeye kabullendi. Filistin toprağının bir parçasına dönebildiğinde ise ilan edilmiş kâbusu Gazze fraksiyonu ve elinde toplanan yetkinin, resmî otoritenin dışında tek başına kullanılacağı korkusuydu.

Filistin Yönetimi ile Gazze Şeridi arasındaki ilişki aşındı; kopuşa, ardından çatışmaya dönüştü. Sonunda Filistin Yönetimi’nin rolü silikleşip tecrit edilirken, Hamas yetkilerini ve nüfuzunu büyüttü; kendisini devlet gibi görüp öyle davranmaya başladı. Nitekim varılan nokta da bu oldu: Binyamin Netanyahu’nun küle çevirdiği, Donald Trump’ın ise Fransız Rivierası usulü bir barış konseyi kurduğu bir devlet…

‘Fraksiyonlar’ döneminde ve paylaşılan kotalarda olduğu gibi, bugün de Filistin kararı çekişen güçler arasında taksim edilmiş durumda. Trump başkanlığındaki Barış Konseyi, Venezuela’da siyaseti ve kaynakları yönetme tarzını andırıyor. Dikkatinizi çekmiştir: Dünya artık Filistin’den değil Gazze Şeridi’nden söz ediyor; Gazze Şeridi, psikolojik ve fiilî olarak Batı Şeria’dan, yönetimden ve davanın bütününden giderek kopuyor. Peki, bugün bağımsız karar nerede? Onu kim hatırlıyor? Daha da ötesi, bölgeyi saran, dünyayı tehdit eden, ekonomisini ve istikrarını savuran bu kaos içinde onu fiilen gören var mı?

Her Arap devleti fraksiyonlar üzerinden davaya kendi vasisini tayin etti: Suriye, Irak, Libya… Bugün ise Filistin Suriye’de, Irak’ta, Libya’da nerede? Bağımsız Filistin kararı hangi diyarda demirli? Unutmamak gerekir ki bu karar yüzünden Arafat ihanetle suçlandı; Libya ve Irak’ın tercihi ise ‘Ebu Nidal’ ve onun mücadele yollarına, uluslarla çatışmanın biçimlerine dair vizyonuydu.

Bir zamanlar Filistin’e ‘Arap davası’ denirdi. Şimdi adının ne olduğunu bilmiyoruz. Bu adlardan biri kesinlikle Barış Konseyi ve Arapların izzetidir.