On yıllar boyunca bu manzara iki taraf için de tahayyül edilemezdi: ‘Hindistan Başbakanı’nın İsrail’de ya da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hindistan’da ağırlanması.’ Ancak dün bu sahne gerçeğe dönüştü. Hindistan lideri Narendra Modi, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan’ın huzurunda Knesset’te konuştu; muhalefet milletvekilleri ise oturuma katılmadı.
Bu gelişme Arap basınında yalnızca birkaç satırla yer buldu. Belki bu, alışılagelmiş bir ilgisizlikten; belki de kulakları sağır eden savaş davullarının düşünmeyi felç eden gürültüsünden kaynaklanıyordu. Ancak her hâlükârda bu, tarihin dönüm noktalarından biri ve Hindistan’ın uzun süre Üçüncü Dünya davalarının, özellikle de Filistin meselesinin yanında konumlandığı bir dönemin kapanışı niteliğinde. ABD ve İsrail, Delhi’nin tutumunu değiştirmek için yıllarca çaba harcadı. Washington, bağımsızlığını yeni kazanmış Hindistan’a Jacqueline Kennedy gibi sembolik ve etkili isimleri elçi olarak gönderdi. Ne var ki Yeni Delhi, Batı bloklarının ve eski sömürge düzeninin dışında kalmayı, Bağlantısızlar Hareketi ve Asya-Afrika dayanışması içinde yer almayı tercih etti.
Son yıllarda birçok şey değişti; en başta da Hindistan’ın kendisi. Indira Gandhi, “Dilencilerden oluşan bir ulus isek özgürlük ve bağımsızlığın ne anlamı var?” sözünü sıkça yinelerdi. Bugün ise Hindistan, teknoloji üreten bir ülke olarak anılıyor. Bir dönem Sovyetler Birliği ile ‘dostluk anlaşması’ yapan ülke, artık küresel sermaye sisteminin önemli aktörlerinden biri. Indira Gandhi’nin “Sosyalizm adalet ve hakkaniyettir” yaklaşımı ise günümüz dünyasında neredeyse telaffuz edilmez hâle geldi.
Bir keresinde kendisine sağda mı solda mı olduğu sorulduğunda, “Nerede olduğum umurumda değil; tek önemsediğim, hiçbir vatandaşımın aç uyumamasıdır” yanıtını vermişti.
Artık dünyayı tanımlayan şey ideolojik kamplaşmalar değil. Bugünün Hindistan lideri, elde ettiği başarıyı öne çıkarıyor ve bunu Hindu kimliğinin bir başarısı olarak görüyor. Oysa bu tür bir kimlik vurgusu, Indira Gandhi için de babası Jawaharlal Nehru için de akıl hocası Mahatma Gandhi için de kabul edilemezdi. Fakat dünya özünden değişiyor ve Hindistan’ın bugünkü lideri, Netanyahu’nun davetlisi olarak Knesset kürsüsünde konuşuyor.