İmil Emin
Mısırlı yazar
TT

Avrupa neden en hızlı ısınan kıta?

Geleneksel olarak soğuk havası, sürekli yağmuru ve yoğun kar yağışı ile bilinen Avrupa kıtasında neler oluyor? Son günlerde yaşanan sıcaklık artışları ile iklimi nasıl bu kadar dramatik bir şekilde değişti?

Avrupa'nın hava durumu konusu son on yıllarda giderek daha ilginç hale geldi. Olağanüstü sıcaklıklar, 2003 yılında Avrupa'yı vuran ve binlerce kişinin ölümüne neden olan sıcak hava dalgasından bu yana tekrar eden bir tema oldu. Bu durum, 2019, 2022 ve 2023 yıllarındaki yoğun sıcak hava dalgaları ile birkaç kez tekrarlandı.

Günümüzde birçok iklim bilimcisi, Avrupa'daki mevcut sıcak hava dalgasının, dünyanın en hızlı ısınan kıtası olduğunu açıkça hatırlattığı konusunda hemfikir ve bu da şu soruyu gündeme getiriyor: Neden?

Orada yaşananlar kesinlikle gezegenin genel durumuyla ilgili; gezegenimizde 1850-1900 yılları arasındaki sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 1,4 derece daha sıcak bir iklim yaşanıyor.

Burada ilginç olan nokta, Avrupa Birliği'nin Kopernik İklim Değişikliği Programı'na göre, Avrupa'da sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 2,4 derece daha sıcak bir iklim yaşanıyor olması.

İlk bakışta, Avrupa'da yaşananların ana nedeninin küresel ısınma olduğu söylenebilir. Ancak gerçeklik, iklim değişikliği anlatısının temelsiz olduğunu ve yaşananların sadece Dünya ikliminde birkaç bin yılda bir meydana gelen doğal döngüler olduğunu savunanları destekleyen diğer faktörlere de işaret ediyor.

Kopernik Programı'na göre atmosferik dolaşımdaki değişimler, Avrupa’da yaz mevsiminde daha sık ve yoğun sıcak hava dalgaları yaşanmasına neden oldu.

Bu noktada, Copernicus Programı Direktörü Carlo Buontempo, istikrarlı hava ve daha yüksek sıcaklıklar getiren yüksek basınç sistemlerinin Avrupa'da daha yaygın hale geldiğini düşünüyor.

Bu açıklama, özellikle son yirmi veya otuz yılı göz önünde bulundurduğumuzda oldukça doğru görünüyor; zira özellikle yaz aylarında, kasırgaları önleyen ve sıcak hava dalgalarını daha olası hale getiren antisiklon koşullarının yaygın olduğunu görüyoruz.

Peki, uzun zamandır tatilciler ve Uzak ve Yakın Doğu'daki anavatanlarının sıcağından kaçanlar için bir destinasyon olan kıtada yaşananlarda coğrafyanın bir rolü var mı?

Özellikle Avrupa'nın, benzeri görülmemiş çevresel değişiklikler geçiren Kuzey Kutbu bölgesiyle bağlantılı olması nedeniyle, coğrafi bir bağlantı olması oldukça muhtemel.

1990'lardan beri Kuzey Kutbu, küresel ortalamanın çok üzerinde bir sıcaklık artışı yaşıyor. “Arktik amplifikasyonu” olarak bilinen bu olgu, birbirine bağlı çeşitli süreçler ve iç içe geçmiş geri besleme döngülerinden kaynaklanıyor.

İlk faktöre “albedo geri beslemesi” denir. Dünya'nın sıcaklığı yükseldikçe ve buzullar eridikçe, okyanuslar veya çorak topraklar gibi daha koyu yüzeyler ortaya çıkar. Bu yüzeyler yaz aylarında daha fazla ısı emer ve kış aylarında bu ısıyı atmosfere geri gönderir, bu da ısınma hızını artırır ve daha fazla erimeye yol açar.

Bir diğer faktör ise “termal değişim hızı” olarak bilinir. Kuzey Kutbu gibi soğuk bölgelerde, yeryüzüne yakın hava, üst atmosferdeki havadan çok daha hızlı ısınır. Bu durum, yüzeye yakın yerde ısıyı hapseder ve ısınmayı hızlandırır.

Üçüncü bir faktör ise “su buharı taşınımı” olarak bilinir. Atmosferik dolaşım modelleri, tropik bölgelerden kutuplara doğru sıcak ve nemli hava taşır. Daha sıcak atmosferler daha fazla nem tutabildiğinden, hava koşulları değiştikçe kutuplara taşınan su buharı miktarının artması ve Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın daha da yoğunlaşması bekleniyor.

Daha kafa karıştırıcı gibi görünen bir soru daha var: Bazı Avrupa politikaları, istemeden de olsa, Avrupa'nın büyük bir bölümünde, hatta belki de tamamında bir sıcak hava dalgasına neden mi oldu?

Görünüşe göre cevap evet. Daha sıkı hava kalitesi düzenlemeleri, 1980'lerden beri aerosol emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.

Ancak, hava ile taşınan bu ince parçacıkların güneş ışığını yansıtarak ve bulutları daha yansıtıcı hale getirerek soğutucu bir etkiye sahip olması nedeniyle, kirleticilerle mücadelenin, küresel ısınma olgusuna katkıda bulunma gibi bir yan etkisi de oldu.

Avrupa'daki ağaçların halkalarından ve buzul tortularından elde edilen kanıtlar, kıtanın yüzyıllar önce daha sıcak dönemler yaşadığını gösteriyor; bu da günümüzdeki sıcaklığın iklim değişikliğinin bir sonucu olmaktan ziyade doğal bir süreç olduğunu gösteriyor.