Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Omikron varyantı hakkında cevaplamamız gereken üç soru

Omikron varyantı hakkında cevaplamamız gereken üç soru

Pazartesi, 29 Kasım, 2021 - 09:30
Ashish Kumar Jha
ABD, Brown Üniversitesi Kamu Sağlığı Fakültesi Dekanı

Dünya birkaç ayda bir yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yeni bir varyantı ile karşılaşıyor. Her ne kadar söz konusu varyantların çoğu önemsiz olsa da Delta gibi bazı türleri son derece ciddi. Kovid-19’un Omikron olarak bilinen son varyantı B.1.1.529, Delta'dan daha hızlı ve muhtemelen aşılanmış kişiler arasında bile yayılabileceği endişelerinden dolayı yakından takip ediliyor. Dünya liderleri bütün verilere ulaşmadan önce dahi söz konusu varyanta hızlı ve güçlü bir karşılık vermeliler.

Bilgiler önümüzdeki günlerde arttıkça, korkuya ya da kayıtsızlığa teslim olmak cezbedici gelecek. Ancak bu iki duyguya da boyun eğemeyiz. Bilakis uluslararası toplum her bir varyantı ciddiye almalı. Erken davranmanın, tüm gerçekler ortaya çıkana kadar beklemekten çok daha iyi bir seçenek olduğu su götürmez bir gerçek. Zamanla varyantın daha bulaşıcı olmadığı veya elimizdeki aşıların mükemmel bir şekilde işe yarayacağı da anlaşılabilir. Bu senaryo çerçevesinde, şu anki tepki aşırı olarak görülebilir. Buna karşılık bu varyantın birçok uzmanın endişelendiği gibi bulaşıcı ve bağışıklık sistemini aldatabildiği ortaya çıkarsa, tüm gerçekler ortaya çıkana kadar beklemek bizim geç kalmamıza sebep olacak. Umutlarımız ellerimizin arasından kayıp gidecek.

Peki, Omikron ne kadar endişe verici? Bilim adamlarının herhangi bir varyantın ne derece önemli olduğunu anlamalarına yardımcı olan üç temel soru var.

İlk soru, varyantın Delta’dan daha bulaşıcı olup olmadığı. İkincisi, daha şiddetli bir hastalığa neden olup olmayacağı. Üçüncüsü de aşılar ve önceki enfeksiyonlar ile oluşan bağışıklık savunmamızı daha az etkili hale (bağışıklık kaçışı-immune escape) getirip getirmeyeceği ile ilgili.

Veriler, henüz kesin bir şey söylemek için erken olmasına rağmen varyantın bulaşıcılığının endişe verici olduğuna işaret ediyor. Bu yeni varyant, Güney Afrika'da çok hızlı bir şekilde yayılıyor. Ulusal veriler, varyantın halihazırda ülkedeki vakaların çoğunun sebebi olduğunu gösteriyor.

Epidemiyologlar varyantın gerçekte olduğundan daha bulaşıcı görünmesine yol açan bir durum olup olmadığı gibi, bulaşıcılık dışındaki faktörleri daha yakından inceledikçe söz konusu erken veriler değişebilir. Böyle bir şey mümkün olsa da daha muhtemel olan senaryoya göre Omikron, Delta'dan daha kolay yayılıyor.

Çok yeni olduğu için bilim adamlarının ellerinde, yeni varyantın öncekilere nazaran daha tehlikeli bir hastalığa sebep olup olmadığını değerlendirmek için henüz yeterli veri yok. Hiç şüphesiz bu soruyu yanıtlamak için hem Güney Afrika'da hem de başka yerlerde geniş kapsamlı viral sekanslama girişimlerinin yanı sıra hastanelerdeki vakaların yakından takip edilmesi gerekecek. Bu analizin önemli bir parçası, ilgili ülkelerin kapsamlı bir insan örneklemi üzerinde yeterli test yapmasını sağlamaktır. Bunu yapmak büyük ihtimalle haftalar alacak.

Son olarak; Omikron ile ilgili en büyük endişeyi bağışıklık kaçışı oluşturuyor. Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım. Omikron'un Kovid-19 aşılarını tamamen geçersiz kılması pek mümkün değil. Şu an aşıların bu varyanta karşı ne kadar etkili olabileceğine dair elimizde pek fazla veri bulunmuyor. Ancak endişe etmemiz için sebepler de yok değil.

Omikron, spike proteini -virüsün insan hücrelerine bağlanmak ve girmek için kullandığı protein kısmı- de dahil olmak üzere çok sayıda mutasyona sahip. Proteinin bu kısımları, aşının (ve enfeksiyonun) ürettiği antikorların virüse karşı korunması için kritik bir öneme sahip. Aşı etkinliğine karşı küçük darbeler bile bizi enfeksiyona ve hastalığa karşı daha savunmasız bırakacak. Bu, virüsü kontrol altına almayı daha da zorlaştırabilir.

Bu bağlamda Biden yönetimi kısa bir süre önce sekiz Afrika ülkesi için ABD’ye seyahat kısıtlaması getirdiklerini duyurdu. Bu, en iyi durumda virüsün ABD’ye yayılmasını az da olsa yavaşlatacaktır. Diğer yandan bu, ilk olarak varyantı tanımlamada olağanüstü bir çaba gösteren ve ardından vakit kaybetmeden elindeki bilgileri uluslararası toplumla paylaşan Güney Afrika'ya olumsuz bir işaret gönderiyor. Aslında seyahat yasağına değip değmeyeceği de belli değil.

Bu çerçevede ABD, araştırmacıların varyantın ne kadar bulaşıcı olduğu, daha şiddetli hastalığa neden olup olmayacağı ve bağışıklıktan kaçıp kaçamayacağı konusundaki temel soruları yanıtlamasına yardımcı olacak, halihazırda devam eden çalışmaları desteklemeli. Tabii ki bu çalışmalar, sağlık otoritelerine mümkün olan en kısa sürede daha net bir tablo oluşturmasını sağlayacaktır.

ABD, özellikle Omikron’un dünya çapında yayılma ihtimali göz önüne alındığında, bu varyantı tespit etmek ve izlemek için viral genleri ve zaman içinde nasıl geliştiklerini izleyerek genomik sürveyansı hızlandırmalı. Aslında ABD, genom dizileme konusunda şaşırtıcı derecede bir gecikme yaşadı. Bu yüzden şu an daha iyi bir performans sergilemesi lazım.

ABD’li liderler aynı zamanda Omikron'a karşı özel aşılar üretilmesi gerekebileceği hususunda aşı üreticileriyle görüşmelere başlamalı. Böyle bir şeye gerek olmayabilir. Ancak varyantın aşı etkinliği üzerinde büyük bir etki varsa yeni aşı dozları gerekli olacaktır.

Son olarak ABD, Afrika'da daha fazla insanın aşılanması doğrultusunda küresel çapta bir çaba sarf edilmesi için baskı yapmalı. Küresel aşıları dağıtma faaliyetleri hızla artarken Afrika Kıtası’nın büyük bir kısmı geride kaldı. Zira Güney Afrika'da, nüfusun dörtte birinden azı aşı olmuş durumda.

Şu ana kadar uzun bir pandemi dönemi oldu. Ancak geçen yılın mart ayındaki duruma yeniden dönemeyeceğimizi daima hatırlamalıyız. Dünya artık bu varyantla başa çıkabilecek araçlara sahip. Gelin bunlardan yararlanalım.


- The New York Times


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya