Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Boris Johnson’a karşı ‘parti içi darbe’ ihtimali

Boris Johnson’a karşı ‘parti içi darbe’ ihtimali

Perşembe, 27 Ocak, 2022 - 09:30
Osman Mirgani
Şarku'l Avsat'ın eski editörü

Eski İngiltere Başbakanı David Cameron, kendisiyle geçen ayın sonlarında yapılan bir röportajda, Başbakan Boris Johnson hakkında “Sıradan insanların kurtulamayacağı olaylardan müthiş sıyrılma yeteneğine sahip’’ demişti. Tabi bu, Johnson’ın yeteneklerine bir övgü değil müstehzi bir yaklaşımdı. Boris Johnson yüksek manevra kabiliyeti ve şakacılığıyla popülist bir lider olarak öne çıkıyor. Londra belediye başkanı olduğu dönemde, basında çıkan haberlerde sıklıkla ‘palyaço’ olarak nitelendiriliyordu.  

Başbakan Boris Johnson bu aralar, İngiltere’deki sokağa çıkma yasağı döneminde bir dizi partiye katıldığı ve kendi açıkladığı koronavirüs kısıtlamalarını ihlal ettiği gerekçesiyle tepkileri üzerine çekmiş durumda. Geçtiğimiz haftalarda İngiltere basını Johnson’un sokağa çıkma yasağı döneminde, Başbakanlık Konutunda ve muhtelif yerlerde düzenlenen çok sayıda etkinliğe katıldığını haberleştirdi. Johnson ilk başlarda inkara girişti, ancak fotoğrafların yayınlanmasının ardından, katıldığı aktivitenin ‘iş toplantısı olduğu’ gibi ikna edici olmayan gerekçeler öne sürdü.

Basının ısrarı ve artan kamuoyu tepkisi üzerine Johnson 16 Nisan 2021’de, Edinburgh Dükü Prens Philip'in cenaze töreninden önce başbakanlık konutunda düzenlenen alkollü partiye katıldığını itiraf etti. Ayrıca 20 Mayıs 2020’de Downing Street 10 Numara'nın bahçesindeki partiye iştirak ettiğini de kabul etti. Başbakanlık merkezi Downing Street’ten yapılan açıklamada, Başbakan Johnson adına Kraliçe Elizabeth'ten özür dilendi.

İngiliz kamuoyu, kamu hizmetinde önemli bir konuma sahip olan ve daha önce 2017'de bir bakanı istifaya zorlayan bir soruşturmaya öncülük eden Kabine Ofisi kıdemli müsteşarı Sue Gray'in soruşturmasının sonucuna odaklanmış durumda.  ITV televizyonu, Başbakan'ın eşi Carrie Johnson’ın, 19 Haziran 2020'de, yaklaşık 30 kişinin katılımıyla eşine sürpriz doğum günü partisi düzenlediğini açığa çıkardı. O dönemde koronavirüs kısıtlamaları çerçevesinde kapalı alanlarda en fazla iki kişi bir araya gelebiliyordu. Başbakanlık Ofisi, Başbakan'ın sadece az sayıda aile üyesini dışarıda ağırladığını savunarak, iddiayı reddetti. Başkent Londra'daki Metropoliten Polis Teşkilatı, pandemi süresinde Başbakanlık Konutu'nda düzenlenen partiler hakkında dün soruşturma başlattı. Böylece istifa baskısına maruz kalan başbakanın durumu daha da zorlaşmış oldu. Soruşturma raporları henüz yayınlanmadan, Johnson’ın siyasi geleceğinin tehlikeye girdiği yorumları yapıldı. Nitekim kendi partisinden bazı isimler de istifasını talep ediyor. Lordlar Kamarası’nda soruları yanıtlayan Johnson kaçamak cevaplar verdi ve muhtemelen zaman kazanmak adına, Sue Gray'in soruşturmasının sonuçlarının beklenmesi gerektiğini söyledi. İstifa edip etmeyeceğine yönelik bir soruyu ise ‘hayır’ diye yanıtladı.  

Bu arada Sue Gray’in soruşturma raporunu tamamladığı ve yakın bir zamanda açıklayacağı öğrenildi. Johnson’ın partisindeki bazı milletvekilleri, başbakanın geleceğine ilişkin tutumlarını soruşturma sonuçlarına göre belirleyeceklerini söylemişti. Muhafazakar parti içinde Johnson aleyhine güvenoyu yoklamasının yapılabilmesi için 54 parlamenterin talepte bulunması gerekiyor. Birleşik Krallık medyasında yer alan iddialara göre, 40 Muhafazakar Parti milletvekili, güvenoyu yoklaması için ilgili mercilere mektup gönderdi.   

Muhafazakar Parti, seçimlere yönelik hesaplamalarında acımasızlığıyla tanınıyor. Daha önce de Margaret Thatcher ve Theresa May'i Downing Street 10'dan istifa etmeye zorlamıştılar. Seçimlerde bir yük oluşturacağı gün geçtikçe belirginleşen Johnson’a da aynı acıyı tattıracakları düşünülüyor.  

Johnson’ın Theresa May’in halefi olarak seçilmesindeki en önemli iki etken, rakiplerine nazaran Brexit’i uygulamak ve seçimleri kazanmak yönünde daha uygun görülmesiydi. Tam olarak öyle oldu, Başbakan Johnson İngiltere’yi Avrupa Birliği’nden çıkardı ve 1987’den beri en yüksek oy oranı ile 2019’da başbakan olarak seçildi. 

Seçilmesinin üzerinden 900 gün geçen Johnson yolunu kaybetmiş ve ‘seçimlere yönelik cazibesini’ yitirmiş görünüyor. Muhafazakar Parti, hayal kırıklığı yaratan kamuoyu yoklamalarına odaklanmış durumda. YouGov anket şirketinin yaptığı çalışma sonuçlarına göre, İngilizlerin yüzde 62’si başbakanın istifa etmesi gerektiğini düşünüyor. Bu 11 Ocak'ta yapılan benzer bir ankete göre yüzde 6'lık bir artış anlamına geliyor. Başbakanın popülaritesi endişe verici bir şekilde düşüşte, Britanya nüfusunun yüzde 78’i başbakanının performansını ‘kötü’ olarak değerlendiriyor. British Channel 4 televizyonunun yaptığı ankette İşçi Partisi'nin, İngiltere'nin kuzey ve orta bölgelerinde Muhafazakar Parti’nin 11 puan önünde olduğu görüldü. Bu ise, şu an seçim yapılması durumunda Londra'da çok sayıda Muhafazakar milletvekilinin koltuğunu kaybedeceği anlamına geliyor.

Ancak Johnson'ın geleceği, seçmenler tarafından belirlenmeyecek gibi görünüyor, çünkü Muhafazakar Parti’nin çoğunlukta olduğu bir parlamentodan genel seçim kararı çıkması uzak bir ihtimaldir. Johnson’ın geleceği kendi partisinden milletvekillerinin alacağı kararla belirlenecektir. Bir başka deyişle, parti tarafından yapılan bir ‘iç darbeyle’ Boris Johnson yerine, başbakanlık görevine bir başkasının getirilmesi kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Margaret Thatcher ve Theresa May bu şekilde alaşağı edilmişti.

İç darbe olasılığı nedir?

Birkaç olası senaryo var. Mevcut soruşturmalar Johnson aleyhine sonuçlanırsa, Muhafazakar Parti başbakan aleyhinde harekete geçmek zorunda kalabilir. Çünkü medya yangını daha da körükleyecektir ve kamuoyunun öfkesi daha da artacaktır. Ancak Muhafazakarlar, bu değişikliğin gelecekteki seçimler açısından kendilerine fayda sağlayacağından emin olmak isteyecektir. 2019’daki seçim zaferini yineleyebilmeleri için Johnson’ın yerine gelecek kişinin popülist bir cazibeye sahip olması beklenir.

Şu anda, potansiyel adayların hiçbiri bu ‘popülist cazibeye’ sahip değil. Boris Johnson’a alternatif adaylar arasında, onun sahip olmadığı becerilerin çoğuna sahip olan Maliye Bakanı Rishi Sunak öne çıkıyor. Ancak Sunak’ın bir eksiği var o da ‘popülist cazibesinin’ düşük olması. Adaylar arasında, Dışişleri Bakanı Liz Truss ve 2019'da Theresa May'in halefliğini Johnson'a kaptıran Jeremy Hunt da var. Her halükârda önde gelen adaylardan hiçbiri, Johnson'ın savaşı kaybedeceğinden emin olmadıkça adaylığını ilan etmek için acele etmeyecektir.

Ayrıca bu aşamada hükümetin liderliğini üstlenmek kolay bir görev olmayacaktır. Britanya hala koronavrüs pandemisiyle mücadele ediyor, yüksek yaşam maliyetleri ve enflasyon hayaleti halkın moral düzeyini olumsuz etkiliyor.  

Johnson her zaman şansına ve sorunlardan kaçma yeteneğine güvenmiştir. Acaba yine bir yolunu bulup başbakan koltuğunda daha fazla süre geçirebilecek mi?

Tüm göstergeler, bu sefer kaçamayacağına işaret ediyor. Bir süre daha ‘parti darbesine’ direnmeyi başarsa bile, sadece biraz zaman kazanmış olacaktır. Kınlarından sıyrılan kılıçlar bilenmiş durumdadır ve yanlış yapmaya alışkın olan Boris Johnson’ın bir yeni yanlışı beklenmektedir. Bilindiği üzere kendisi partilere direnememesiyle ünlüdür.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya