Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

İran: Sahne değişiyor ve biz aktif olacağız

İran: Sahne değişiyor ve biz aktif olacağız

Salı, 2 Ağustos, 2022 - 12:45
Abdurrahman Raşid
Suudi Arabistan’lı gazeteci. Şarku’l Avsat’ın eski genel yayın yönetmeni

İran merkezli "ILNA" haber ajansı, İran Dini Lideri Hamaney’in Yüksek Askeri Danışmanı General Rahim Safevi'den ülkesinin güçlerinin "kombine" bir savaşa hazır olduğunu nakletti. Safevi "Batı Asya bölgesindeki ülkelerin siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlik sahnesi değişiyor ve gelişiyor. İran bu değişikliklerde aktif olmalı" diyor. Batı Asya, Maşrık’taki (Levant) Arap ülkelerinden Kızıldeniz kıyılarına kadar olan bölgeyi içeriyor.

Tahran'ın saldırgan düşünceleri zamanla artıyor ve nükleer silah üretme kapasitesini tahkim etmeye yaklaştıkça gerilemeyip ilerliyor. Tahran geçtiğimiz haftalarda nükleer bomba yapma niyetinde olmadığı ve onu üretmeye hazır olmakla yetineceği açıklamasını tekrarladı. Burada hazır olmakla, İran’ın nükleer bir güç olmaya yakın olduğu, nükleer mutfağında ihtiyacı olduğu herhangi bir anda kullanabileceği yeterli zenginleştirilmiş uranyum, imalat ekipmanı, bilgi ve balistik ulaşım araçlarına sahip olduğu kastediliyor. Bombayı üretmeyip hazır olmakla yetinmesi, kendisine uygulanan uluslararası yaptırımlarla başının derde girmesini, çok korktuğu olası bir İsrail saldırısının gerekçelerini azaltmak istediği anlamına geliyor. Daha önce yazdığım bir makalede İran rejiminin durmak niyetinde olmayıp, yayılma ve ülkelerimize savaşlar açma niyetini sürdürdüğünü söylemiştim. İranlı yetkililerin yeni açıklamaları bu saldırgan düşünceye daha fazla ışık tutuyor.

Devrim Muhafızları tarafından Kum kentinde düzenlenen bir konferansta askeri liderlerden oluşan bir kalabalığının önünde Hamaney'in Askeri Danışmanı General Safevi, rejimin yönelimlerini açıklayarak “İran, Rusya, Çin ve Hindistan arasında (Şanghay İşbirliği Örgütü) çerçevesinde bir Asya veya Avrasya gücü oluşturmak, çok kutuplu bir dünya oluşumuna dair yeni bir perspektif yaratmak için kapsamlı ilişkiler geliştirmek mümkün” dedi.

Amaçları ve çıkarları düşünüldüğünde Hindistan, Rusya ve Çin'i aynı sepete koymak zor olduğundan elbette rejimin ABD ve müttefikleri karşısında bu büyük bloğu yaratması pek olası değil. Ancak Batı Asya'ya karşı saldırgan bir zihniyete dayanan açık sözlü açıklamaları da temelsiz değil. İran caydırıcı bir silaha, yani nükleer güce sahip olmanın eşiğinde olan bir rejim ve nükleer silahın onu herhangi bir büyük karşı saldırıdan koruyacağı düşünüldüğünde, bu ona sahada ilerleme konusunda daha fazla güven veriyor. İran, nükleer yeterliliğe ulaşmadan önce, geçmişteki çatışmalarda, Lübnan'daki Hizbullah, Irak'taki milisleri ve Gazze'deki İslami Cihat gibi iş birlikçilerini kullanarak, onunla doğrudan bir savaş riskine girmeden saldırgan projelerini uzaktan uygulamakla yetindi.

Rejimin Batı Asya sisteminde öncelikli olarak hedef aldığı ülke Irak, ardından da Körfez. Ama bu, Ürdün gibi geri kalan ülkelere yönelik tehdidi azaltmıyor. Nitekim Ürdün Kralı 2. Abdullah geçen hafta İran'ın Irak'ta artan etkisinin İran'ı doğrudan kendi ülkesinin sınırlarına yerleştirdiğini söyleyerek İran tehlikesi konusunda uyardı. İsrail'e gelince, İran rejimini yok edebilecek bir nükleer devlet olduğundan Tahran rejiminin Lübnan, Suriye ve Gazze'deki uzun yıllara dayanan faaliyetleri boyunca hedefi aslında hiç ona saldırmak olmadı. Tahran, bölge savaşlarında kendisine karşı bölgesel bir oyuncu olmaması için İsrail'in gücünü felç etmeyi hedefliyor.  İran, Irak ve Körfez veya Suriye'de çatışmalar patlak verdiğinde İsrail’in etkisiz ve tarafsız olmasını istiyor.

General Safevi, kombine bir savaşla, savaşın askeri güce ek olarak “ekonomi, kültür ve yeni teknolojileri” de içerdiğini kastediyor ve bunların hepsi yerel kalkınmaya değil, savaş gücünü pekiştirmeye dönük faaliyetlerdir.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya