Kelimelerin anlam farklılığı kültürden kültüre değişebilen bilinen bir olgudur. Aynı dil içinde bile bu durum ortaya çıkar. Mesela Arapçada, Mısır lehçesinde kullanılan bir kelime, Irak, Necid, Hicaz, Yemen, Umman veya Mağrib lehçelerinde farklı bir anlam taşır.
Toplumsal tabakalara ve kesimlere göre de lehçeler farklılık gösterir. Aristokrat kesimin dili başka, askerlerin dili başka, denizcilerin, sporcuların dili daha başkadır. Bu husus, Ali Abdulvahid Vâfî’nin İlmu’l Luga adlı kitabında da yer alır.
Bazen ‘lehçe meydan okuması’ başlığı altında eğlenceli videolarda bu farklılıklar sergilenir. Aynı kelime bir ülkede başka, diğerinde bambaşka bir anlam ifade eder. Mesela ‘el-afiye’ kelimesi; Mağrib ülkelerinde ‘ateş’, Doğu Arap dünyasında ise ‘sağlık’ anlamına gelir. Bunun köklere dayalı derin bir dilbilimsel açıklaması vardır. Kelimenin hangi anlamı nasıl doğurduğunu, yolculuğunda hangi kesişim ve ayrışma noktalarına uğradığını incelemek gerekir.
Bu durum sadece Arapçaya özgü değildir; İngilizce gibi büyük dillerde de benzer vakalar görülür.
Bu kısa giriş, birkaç gün önce Lübnan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki basın toplantısında, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve aynı zamanda ülkesinin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın yaptığı açıklamaları gerekçelendirmek için yazılmadı.
Barrack, gazetecilerin kendisine aynı anda soru yöneltmeleri üzerine sinirlendi ve durumu tanımlamak için ‘hayvani’ kelimesini kullandı. Bu söz, Lübnan basın çevresinde büyük tepki doğurdu. Cumhurbaşkanlığı ve Enformasyon Bakanlığı, doğrudan ismini anmadan gazetecilerle dayanışma açıklaması yaptı. Ardından Barrack sessizliğini bozdu ve kullandığı ‘animalistic’ kelimesinin ‘hakaret amacı taşımadığını’ ifade ederek, sadece muhabirlerden sessizlik ve sükûnet istediğini söyledi.
Barrack şöyle dedi: “Sadece şunu sordum: Sakin olabilir miyiz? Biraz hoşgörülü, nazik ve medeni davranabilir miyiz?”
Barrack Lübnan’ı överek, “Lübnan parlayan bir yıldız... Burada çok dinli ve çok disiplinli dünyanın tek tarihî mekânı var; fakat barış bir hayal gibi görünüyor” dedi.
Barrack, gazetecilerin seslerinin birbirine karıştığı anda, “Durum kaotik ve hayvani bir hâle geldiğinde buradan ayrılırız. Medeni, nazik ve hoşgörülü davranın. Çünkü bölgede yaşananların temel sorunu işte budur” ifadelerini kullandı.
Barrack, kökeni Lübnan’ın Zahle şehrine dayanan bir aileden geliyor. Ailesi 1900’lerin başlarında Amerika’ya göç etmişti. Kendisi zamanla büyük bir emlak yatırımcısı oldu ve Başkan Donald Trump’ın yakın dostları arasında yer aldı.
Halihazırda Colony NorthStar şirketinin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan Barrack, özründe ve açıklamasında Lübnan’ı ‘Doğu’nun parlayan yıldızı’ olarak tanımladı.
Asıl önemli olan, kelimelerin yorumundan çok, verilen mesajların anlamıdır. Hele siyaset sahasında, her şeyden önce açıklığın ve netliğin sağlanması gerekir. Zira büyük Amerikan siyasetinin bölgeye dair vizyonunda mecazlara ve belâgat sanatlarına değil, açık ve anlaşılır bir söyleme ihtiyaç vardır!