Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Elon Musk'a göre beyin çürümesi

Bir Mısır atasözü der ki, “Cini çağıran onu geri gönderecek kişidir!”

Peki, sosyal medya devleri ve geleceğinin mimarlarının da düşüncesi böyle mi?

Yeni dünyamızın mimarlarından biri Elon Musk ve sosyal medyanın etkisi veya etkilerinden biri söz konusu olduğunda, söylediklerine dikkat etmek gerekiyor. Zira bu, bilimsel mabedinde insan davranışlarını gözlemleyen, önemsiz kişiler ve değersiz içerik üreticileri tarafından alaya alınan saygın bir bilim insanının görüşü değil. Aksine, yeni dijital tapınağın baş rahiplerinden birinin görüşü.

YouTube'da yayınlanan ve Katie Miller’e konuk olduğu bir podcast'te, “İnsanlığı daha kötü hale getiren icat nedir?” sorusuna Musk; TikTok, Instagram, YouTube ve Snapchat'teki kısa formatlı videolara işaret ederek, “Bence kısa formatlı videolar” yanıtını verdi. 

Elon Musk, bu görüşünü açıklarken, kısa videoların insanların akıllarını bozduğunu ve düşüncelerini “çürüttüğünü” söyledi.

Elon Musk'ın bu görüşüne paralel olarak, büyük bir Batılı ve “demokratik” ülke olan Avustralya, yankısı uzun sürecek önemli bir karar aldı.

Avustralya, 16 yaşın altındakilerin her türlü sosyal medya platformunu kullanmasını resmen yasakladı!

Dahası Musk'ın şirketi X, 16 yaşın altındakilerin sosyal medyayı kullanmasını engelleyen Avustralya yasağına uyacağını açıkladı. Dünya çapında öncü bu kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte yayınladığı açıklamasında, “bu bir tercih değil, Avustralya yasalarının gerektirdiği bir şeydir” denildi. X, karardan etkilenen on sosyal medya platformundan Avustralya’nın yasağını nasıl uygulayacağını açıklayan sonuncu platform oldu.

Peki, tüm bu seferberlik ve hareketlilik neden?!

 Al-Arabiya.net'in bir haberine göre yakın zamanda yapılan bir araştırma, çocukların sosyal medya kullanımındaki artışın konsantrasyon seviyelerini olumsuz etkilediğini ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) vakalarında artışa katkıda bulunabileceğini ortaya koydu.

Bana göre, her ne kadar bu oldukça önemli olsa da zarar sadece çocukların zihinsel ve duygusal sağlığıyla sınırlı değil, aynı zamanda insan zihninin geneline uzanıyor. Zira yüzeysellik, acelecilik, havailik, can sıkıntısı, aşırı tüketim, insanların mahremiyetinin ihlali ve daha fazla takipçi, beğeni ve abone kazanmak için dikkat çekme çabasının artması gibi yıkıcı özellikler yerleşmiş durumda. Bu yıkıcı özellikler, sabır, derinlik, saygı, mahremiyeti koruma, faydacı olmayan değerlerin teşvik edilmesi ve gösterişli davranışların baskılanması gibi zıt özelliklerin pahasına öne çıkıyor.

Hangi kıyıda olmak istiyoruz? Ya da çocuklarımız büyüdüğünde onların hangi kıyıda olmasını istiyoruz?

Arap dünyasında bizler, ne yazık ki, dünyanın birçok toplumu gibi, Batı'dan gelenleri körü körüne, sufi bir kabulle, düşünmeden alıyoruz. Dolayısıyla belki Batılı “tarikat şeyhi” değişirse, bizi de değiştirir!