Dinimiz bize iyiliği emretmiyor mu?

Dinimiz bize iyiliği emretmiyor mu?

Pazar, 26 Ocak, 2020 - 12:30

İsviçre'de okuyan bir öğrenci, 67 yaşında bir kadın ile beraber bir odada yaşıyor. Bu kadın emekli bir öğretmen ve şimdi doyurucu bir emeklilik maaşı alıyor. Ancak haftada iki kez işe gidiyor.

İşi 87 yaşında bir adama bakmak. Öğrenci ona para kazanmak için mi çalışıyorsun diye sordu. Kadın para için değil, zaman kazanmak için çalıştığını söyledi. Kadın bu şekilde para kazanıp kazandığı parayı yaşı daha da ilerleyince veya bir kaza geçirmesi halinde birine ihtiyaç duyduğunda kullanmak üzere bankaya yatırıyor.

Yaşlı kadın: “Kişi yardıma ihtiyaç duyduğunda, ona hizmet etmesi için banka, bünyesindeki bir kişiyi görevlendiriyor. Banka bunun karşılığını kişinin zaman hesabındaki puanlardan tahsil ediyor. İsviçre hükümeti bu bankayı insanlar için bir sosyal güvence olarak kurdu.” diyor.

Bir gün bu kadın düştü ve ayağı kırıldı. Öğrenci ona yardım etmek için okuldan izin isteyeceğini söyledi. Ne var ki kadın bu talebi reddetti ve bankadaki puanlarından karşılanmak üzere kendisi ile ilgilenmesi için bankadan bir görevli talep etti. Gerçekten de bankadan bir görevli gelip onu hastaneye götürdü. Daha sonra hastanede kadının ayağını alçıya aldılar ve evdeki ihtiyaçlarının karşılanması için bir hemşireyle beraber onu evine yolladılar.

Kısacası, bu banka para alışverişi yerine sosyal hizmetlerin sağlanması için kuruldu.

Böyle bir fikri ortaya atmak aklıma gelmişti. Ancak, “Mezmurlarını kime okuyorsun ey Davud!” şeklinde bir tepkiyle karşılaşıp hayal kırıklığına uğramaktan ve alay konusu olmaktan korktum. Nadir olarak vuku bulan cesur bir anımda susmamaya karar verdim. Allah emanetini benden alıncaya kadar konuşacağım.

Neden uzağa gidiyoruz. İsviçre ve diğerlerinden önce dinimiz bizi iyilik yapmaya davet etmiyor mu?

Size bir kıssadan hisse:

Bir adam peygamberimize gelip İslâm'ın hangi özelliği daha hayırlıdır, diye sorduğunda Hz. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: “Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selâm vermendir.

Sahabeden Ebu’d-Dahdâh Hz. Peygamber'e (sav): “Ya Resûlallah! Ben, içinde 600 hurma ağacı bulunan bağımı Allah’a borç (karz-ı hasen) olarak veriyorum!” dedi ve hanımı çocuklarına seslenerek: Bahçeyi boşaltın! Çünkü ben bu bağı Allah’a borç (karz-ı hasen) olarak verdim.” dedi.

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: Her kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse Allah da onun (bu iyiliği) karşılığında onun kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık gösterir. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır.

Allah-u Teala A'râf Suresi 199. ayette şöyle buyuruyor:

“Kolaylığı seç, iyi olanı emret, cahillere aldırma!”

Müfessirler bu ayetin güzel ahlak konusunda inen en değerli ayetlerden biri olduğunu söylüyor.

Bu bankadan daha büyük bir banka bu puanlardan daha değerli puanlar mı var?!


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya