Muhammed Rumeyhi
Araştırmacı yazar, Kuveyt Üniversitesi'nde Sosyoloji profesörü...
TT

Suriye'ye benzeyen bir kabine

Diasporadaki Suriyeli bir arkadaşım beni arayarak Suriye'de yeni kabinenin kurulmasıyla ilgili şunları söyledi: “Bu bize benzeyen bir kabine. Tebaadan vatandaşa dönüştük.” Acısını dünyanın dört bir yanına taşıyan milyonlarca insandan biri olan arkadaşımın ses tonu samimiydi ve umut doluydu.

Suriye'deki geçiş süreci hiçbir anlamda kolay değil, zira eski rejim geride bir devlet kalıntısı bıraktı. Bu kalıntıları tekrar bir araya getirmek belki de bir mucize gerektiriyor ve yeni yönetim de bunu yapmaya çalışıyor, ancak zorluklar ve sıkıntılar çok fazla.

Yeni kabinedeki her bakanın yemin etmeden önce gerçekleştirmek istediği hedefleri kısa bir brifingle anlatması yeni bir özellik. Kabine bakan sayısı ile dinamik ve bürokrasiyi azaltmak, uygulamada hızlı olmak amacıyla başkanlığını Cumhurbaşkanı yürütüyor. Ayrıca Suriye toplumunun tüm kesimlerini kapsayan geniş bir temsiliyete sahip.

Bakanların brifingleri, Suriye'yi çağdaş, medeni, milli bir devlete dönüştürmek isteyen bir kabine olduğunu gösteriyor. Bakanların sözlerinde bu açıkça görülüyordu. Bakanların bir kısmı yabancı ülkelerde ve Körfez ülkelerinde görev yapmış, dolayısıyla çağdaş kalkınmanın unsurlarına doğrudan temas etmiş kişiler. Yine bakanların çoğu kendi alanlarında uzman ve eğitim seviyeleri yüksek kişilerden oluşuyor.

Bu, Suriye tarihinde görev yapmış diğer bakanların uzman olmadığı anlamına gelmiyor. Geçmişte de bakanlar uzman ve yüksek eğitimliydi. Ancak hareket alanları iki faktör tarafından sınırlanmıştı, birincisi, yetki alanının dar olması, öyle ki geçmişte başbakanın bile yetkisi yoktu. İkinci etken ise güvenlik ve askeri birimlerin, saraydaki kadın ve erkeklerin bakanların çalışmalarına müdahalesidir. Bu da yolsuzluk ve kayırmacılığın yaygınlaşmasına, bir süre sonra da atamalarda liyakatten çok sadakatin esas alınmasına yol açtı.

Bakanların kısa brifinglerinde anlatılanlardan liyakatin tekrar ön plana çıktığı, yetkinin artık sınırlı olmadığı, herkesin sorumluluk üstlendiği anlaşılıyor. Bazı bakanlar, eğitim gibi kendi görev alanlarında siyasi baskılardan bağımsız olmanın öneminden de söz ettiler.

Bu Suriye hükümeti tarihi bir hükümettir ve bunu başaracağı ümidiyle kendisine “Başarı Hükümeti” denilmiştir. Ancak Suriye arenasını okurken insaflı olan herkes, işin ne kadar zor olduğunu, bir dağa tırmanmaya benzediğini biliyor

Hem içeride hem dışarıda pek çok zorluk bulunuyor; zorlu ekonomik durum, güvenlik durumu, ölümcül dış izolasyonun ortadan kaldırılması. Önceki siyasi rejim de iktidar ile toplum arasında çarpık bir ilişki miras bıraktı ve güveni yeniden tesis etmek, açık fikirlilik, kamuoyu ile iletişim konusunda hızlı planlamalar ve sahada başarılar gerektiren bir süreç.

Belki de yeni kabinenin öncelikle temel önceliklerini belirlemesi, özellikle istikrarı sağlamak ve uzun süredir süregelen şiddet kültürünü ikna kültürüyle değiştirmek için çalışması, dışarıda ılımlı Arap eksenine yönelmesi gerekiyor. Keza vahşi bir diktatörlük sebebiyle acılar çeken bir ülkede güvenlik ve özgürlükleri koruma arasındaki denklemi de sağlamalı. Bu, akıl ile bazı şahsiyetleri abartmaya veya haklarında gösterişli tablolar çizmeye kaçmadan, gerçekleri olduğu gibi kamuoyuna duyurmayı gerektiren bir süreçtir.

Ancak asıl ikilem, toplumun bileşenleri arasındaki doğal rekabeti askeri ve şiddet alanından siyasal alana taşımaktır. Bu, kalıcı anayasanın temel özelliklerini yazmak üzere çok sayıda uzmandan oluşan uzman bir hükümet komitesinin kurulmasını gerektirebilir. Anayasa yazımı zaman alabilir, ancak komitenin kuruluşunun yakın zamanda duyurulması hem iç hem de dış kamuoyuna, bugünün sorunlarının bizi geleceğe bakmaktan tamamen alıkoymadığı şeklinde güven verici bir mesaj gönderecektir.

Küçük zorluklar ise eski rejimin kalıntıları, karanlık DEAŞ örgütü, sınırdaki silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ve işsizlik sorunudur. Ekonomik başarısızlık eski rejimin yıkılmasının önemli nedenlerden biri olduğundan işsizlik sorunu, eski güçlerin yararlanabileceği bir rezervuardır.

Temel zorluklara gelince, “özyönetim” veya “devlet dışı silahlı grupların varlığını sürdürmesi” söylemleri ile mezhepsel boyuta sahip bazı siyasi güçlerin mağduriyetlerini abartmaları, en büyük zorluklardır ve bunların çözümü veya çözümün bir parçası da kendisini ele almak, tartışmak ve tehlikelerine işaret etmektir.

Bazı dini grupların benimsediği bu yaklaşım, korkuları büyütmeye ve siyasi durumdan faydalanmaya dayanan, tehlikeli bir yol olmanın yanı sıra bir arada yaşamayı zorlaştırmaktadır. Devletin temellerinin tamamlanmasını beklemek ve siyaseti devlet için mücadeleden, demokratik gelecek çerçevesi içinde, herkesin yararına bir mücadeleye dönüştürmek en doğrusudur. Modern tarihimizde iç savaşa giren hiçbir toplum, sonunda her şeyi kaybetmekten kurtulamamıştır.

Vurgulanmayan unsurlardan biri de Suriye'nin sanatsal ve kültürel üretim de dahil olmak üzere yumuşak gücünün aktifleştirilmesidir ki, Suriye bu açıdan zengin ve seçkin unsurlara sahiptir. Bu yumuşak gücün, dalkavuklukta abartıya kaçmadan, çıtayı çok yükseğe çıkarmadan, yapıcı ve olumlu eleştiri temelinde aktifleştirilmesi gerekiyor.

Bakanların brifinglerinin büyük çoğunluğunun, yerli insan kaynağının cezbedilmesi ve yerli insan kaynağının çıktılarının artırılması konularına odaklanmış olması, yeni projeye olumlu bir katkıdır.

Son söz; yeni Suriye hükümetinin yapısı güç merkezlerinden uzaktır ve bu, genel seçim zamanı gelip Suriyeliler ne istediklerine karar verene kadar, bu aşamada kaçınılmazdır.